Ayşe Sarısayın

Ayşe Sarısayın

YazarDerleyenÇevirmenEditör
8.0/10
382 Kişi
·
2.104
Okunma
·
12
Beğeni
·
1651
Gösterim
Adı:
Ayşe Sarısayın
Unvan:
Türk Yazar, Çevirmen
Doğum:
İstanbul, 1957
Ayşe Sarısayın, 1957 yılında İstanbul'da doğdu. Ortaöğrenimini İstanbul Alman Lisesi'nde tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nden (1981) ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne bağlı İşletme İktisadı Enstitüsü'nden mezun oldu (1986). Uzun yıllar ilaç sektöründe yönetici olarak çalıştı. Evli ve bir oğlu var, İstanbul'da yaşıyor. Babası Behçet Necatigil'in çeviri şiirlerini (Yalnızlık Bir Yağmura Benzer, Adam Yayınları, 1984) ve aile mektuplarını (Serin Mavi, YKY, 1999, Selma Esemen ile birlikte) yayına hazırladı. Behçet Necatigil'e ilişkin anılarının yer aldığı Çok Şey Yarım Hâlâ adlı kitabı, 2001 yılında yayımlandı (YKY). Denizler Dört Duvar (Can Yayınları, 2003) adlı ilk öykü kitabı 2004 Yunus Nadi Öykü Ödülü'ne, Yorgun Anılar Zamanı (Can Yayınları, 2004) 2005 Sait Faik Hikaye Armağanı'na,Karakalem Resimler (Can Yayınları, 2008) adlı öykü kitabı ise Dünya Kitap dergisinin 2008 Yılın Telif Kitabı Ödülü'ne değer görüldü. Erdal Öz, Unutulmaz Bir Atlı adlı biyografi çalışması ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nca desteklenen İstanbulum projesi kapsamındaki Beşiktaş, Yollar ya da Anılar Boyunca adlı kitabı 2009 yılında yayımlanan Ayşe Sarısayın'ın son kitabı Kedimin Adı Çamur (2010). Fırsat buldukça Almancadan çeviriler de yapıyor. Siegfried Lenz'den çevirdiği Almanca Dersi (Deutschstunde) romanına (Everest Yayınları, 2012) Dünya Kitap Dergisi 2012 "Yılın Çeviri Kitabı" ödülü verildi.
Ben ne memur ne de asker çocuğuyum; ama ben de çok sık yer değiştirdim. Çocukluğumun gel-gitleriyle açıklamaya çalıştığım en belirgin tarafım ise şu: Hiçbir dilde kendimi evinde hissedememek.
168 syf.
Bu kitabı okuduktan sonra her zaman olduğundan daha fazla kedi almak istemeye başladım. Ama ailem kedi almamı istemiyor. Kitabı bir çırpıda bitirdim. Hayvan sevgisi bence herkesin tatması gereken bir değer. Sizde kedileri çok seviyorsanız, bu kitap tam da size göre...
320 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
"Savaşa adım adım ...

#SPOILER

Bir yazar ,film yapımcısı ve muhabir yazması elinizdeki bomba .. başka bir dil başka bir anlatım "1939 Yazı "

"Hiç kimse bir ada değildir " kelimesiyle başlar kitap hepimizin ana karanın parçası olduğunu söyler. .istesek de istemesek de toplumsal değişimlerde "bireysellikten çıkartılıp "milletsel da ya da ırksal _laş_tırılırız" .. savaş zamanları gibi ..

Kitap hem savaş tarihini anlatırken ..hemde Varşova da piyanist Szpilman 'ın piyanosunun nasıl durdurulduğunu ..

Şair Joseph Roth 'un Hitlerin seçimleri kazandıktan sonra ülkesini terkettiği 'ni Zweig ile paylaştığı duygularını mektuplara döktüğünü. .

Thomas Mann ve Katia Mann in savaş karşıtı kulislerini ..

Freud'un son sözlerini "Savaş Paniği "
Wirginia Woolf un ziyaretlerini ..

roman diliyle ama günce tarzıyla önümüze koyar ..

Bir yandan Jorje Semprun'un annesinin Antonio Mauranın kızı olduğunu öğretirken .

Bir yandan normal halkın da kitlesel değişimini gösterir ..

Ingiltere ,Rusya Paris,Prag,Almanya Varşova, Milano, Washington ,Madrit ..
Tüm sehirler savaşa adım adım giden bir dünyanın "radyo " dinleyicisidir ..

Camus "Absürd " üzerine bir kitap yazmak ister Cezayir de dir ..Avrupada ki Hitler
Tıpası cıkartılmış lavobo misali girdap yaratırken absürd hikaye "Sisifos Söyleni " olarak ortaya çıkacaktır ..

Brecht şöyle söylüyor .

"Savaş bir ticaret yalnızca ..
"Peynir yerine kurşun ..

Danimarkadan Isveç e geçmeye çalışırken ..

Kesin gerçek şu ki : "Asil suclular savaş'ı körükleyenler...
"Insanoğlunun en aşağılık yönünü yüceltenler "

1 Eylül 1939 Cuma saat 04:45 Danzing'de
Savaşın ilk kurşunu atılana kadar ..

Devam eden bir bekleyiş ..

Ve Sartre üniformasını giyer Simone ile vedalaşır. . SAVAŞ BAŞLAMIŞTIR

Çok detaylı ve başarı bir kitap ..sayesinde bu dönemde yazılmış olan
'Sisifos Söyleni ve SARTRE'nın Duvar ını okudum :) ..
En sevdiğim okuma türü kitap içinden kitap çıkartma :)
Dip Not
"Duvar" hakkında da bir şey söylemek isterim ki "sacma" bir şekilde ınsanı çarpıyor ve kalıcı hasar bırakıyor sizin hayatınızla hic alakası olmayan hikayelerden oluştuğunu zannediyorsunuz ama bir bakmış _sınız ki "içinize sızmış "
SARTRE 1
CAMUS 1 okuyun! !!!
Mann okuma listesinde .. mutlaka okunacak :)

ve Barış la kalın :)
Sevgiler :)
57 syf.
·1 günde·7/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye edeceğim YouTube kanalımda Wolfgang Borchert'in hayatını ve kitaplarını kronolojik okuma önerimle birlikte yorumladım:
https://youtu.be/yAaaSmtCYn0

Bitmek bilmeyen aynılaşmış savaşsı gecelerin kasveti arasında göğün bir deniz olduğu evrende yıldızları deniz feneri olarak görme ütopyasıyla gri renkteki büyükşehirler kıstırıcılığının distopyasını, ışığın ve gölgelerin ressamı Rembrandt'ın ışığı ve gölgeleri sadece bu kitaplık Borchert'a hediye etmesiyle anlatır.
176 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Yaman Adam 10 öyküden oluşan bir eser ve 5 tanesi aşk hikayesidir.
Eserin ilk sayfalarında da belirtildiği gibi Behçet Necatigil'in bu öyküye ve yazara önem vermesini gayet iyi anladım. Kesinlikle Unamuno'nun eserlerini okumaya devam edeceğim. Eserin özellikle aşk hikayelerini çok beğendim. Bu kitapta sadece iki öyküyü beğenemedim ama onun dışında muazzam bir tat aldım.
Şu sıralar öykü okumayı daha çok sevdim, sanırım öykülere odaklanmak daha kolay geliyor.
Yalnız tek şu yönü beni zorluyor, eserde olan her öyküyü ayrı ayrı sindirmek zaman istiyor. Bu durumda hızlı okumak bana çok da fayda vermiyor ama yine de elimden de bırakamadığımı kabul ediyorum.
76 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Her kim olursa olsun ilk okuduğu zaman bile insanı kendine bağlıyor. Müthiş bir kitap okumayanlara tavsiye ederim okuyanlarda tekrar okumasını dilerim
144 syf.
·22 günde·Beğendi·10/10
Gündelik, sıradan yaşamların hikayeleri bunlar... Herkesin yaşayabileceği ya da hali hazırda yaşadığı hayat hikayeleri. Ancak her birinin sonunda trajedi var. Özellikle birkaçı gerçekten çok çarpıcı, çok etkileyici.

Ayşe Sarısayın’ın hikayelerinde kadınların kendilerini bulabileceklerini, erkeklerin de kadınların iç dünyasını daha iyi hissedebileceklerini düşünüyorum. Genelde birinci tekil şahıs diliyle yazdığından okurken kendinizi kahramanla kolayca örtüştürüyorsunuz. Birinci tekil şahıs basit kısa cümlelerle sıradan yaşamını bize yine sıradan bir dille anlatıyor; ama Ayşe Sarısayın okuyucuyu işte bu sıradan dil ile çarpıyor, bizi bu sıradanlığın tam merkezine çekiyor. Hikayelerinde bizi, hiç sivriltmediği bir dille günlük sıradan davranışları tariflerken, geleneksel toplumsal yapıya ve toplumda cinsiyet rollerine dair düşünmeye sevkediyor.

İncelemem önceki yıllardan, bu kitabı 3 yıl önce okumuştum. Ayşe Sarısayın’ın ilk hikaye kitabı olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım, zira yılların deneyimiyle yoğrulmuş bir kalemin tadı var hikayelerde... Kendisinin Behçet Necatigil’in kızı olduğunu öğrendiğimde bu güçlü kalemin ve akıcı yazımın hem genlerden, hem de edebiyat çevrelerinden beslendiğini anladım. Kıymetinin pek bilinmediğini düşündüğüm bir yazar kendisi; bu kitabı ile Yunus Nadi ödülünü, "Yorgun Anılar Zamanı" isimli kitabıyla da Sait Faik hikaye ödülünü almıştı.

Tavsiye ederim, seversiniz...
248 syf.
·4 günde·8/10
İnceleme spoiler içerebilir. :)

Kitap bir günlükten birkaç cümleyle başlıyor. Bunu cümleler bitince farkediyoruz. Ardından biri (kadın mı erkek mi olduğunu kestirmek güç) "bunlar benim yazdıklarım degil" diyor. "Sahibinden ödünç aldım sadece". Bu kişi bir gün eski bir arkadaşından telefon alır. Hemen görüşmek istediğini, ona önemli bir şey getireceğini söyler. Bu önemli şey bir Cd'dir. Cd'yi evin kuytu bir köşesinde bulur. Evin önceki sabibinin bıraktığını düşünür. Arkadaşına verir Cdyi. Daha sonra olanlar olur zaten. Tüm kitap Cdye kayıtlı birkaç belgeden ibarettir:

Bir kadın, Şahika Ener. Ressamdır kendisi. Resimle uğraşmayı çok sever. Belki üzerine gelen hayattan az da olsa kurtulma çabasıdır, kim bilir.

Fikret Ener. Şahika Hanım'ın eşi. Bir süre sonra eşini ve çocuklarını bırakıp gidecektir.

Şahika Hanım'ın üç kızı vardır. İsimleri yok kitapta. Büyük kızı (prenses), ortanca kızı ve küçük kızı (sarı papatyam der hep).

Kitapta bir ailenin başından geçenler anlatılır. Aldatılmalar, yer yer ölümler. Yalnızlık hissi. Umut. Sevgi. Inanç vs. Kurguyu beğendim. Bir cd'nin içindeki belgelerin okunmasıyla başlayıp belge sonlandığında biten bir kitap. Cdye yaşadıklarını aha doğrusu tüm bu kitabı geçirenin kim olduğunu kitabın sonuna doğru öğreniyoruz. Onu da söylemeyelim. Okuyanlar görsün :)

Biraz Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonnası'na benzettim kurgusunu. Orada da tüm olay bir mektuptu.

Kitap genel olarak güzeldi. Yazarın akıcı bir üslubu vardı. Birçok usta şairimizden alıntılar kitabı daha da güzel bir hâle getirmiş.

Kitapla ve sevgiyle kalın. :)
76 syf.
·Beğendi·9/10
Neşe ve keder insanın gözbebeğindedir. Cervantesin dünya edebiyatına armağan ettiği bu güzel eser öyle keyifli ki bazı satırlarda kahkalarınıza engel olamıyorsunuz. İyi okumalar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ayşe Sarısayın
Unvan:
Türk Yazar, Çevirmen
Doğum:
İstanbul, 1957
Ayşe Sarısayın, 1957 yılında İstanbul'da doğdu. Ortaöğrenimini İstanbul Alman Lisesi'nde tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nden (1981) ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne bağlı İşletme İktisadı Enstitüsü'nden mezun oldu (1986). Uzun yıllar ilaç sektöründe yönetici olarak çalıştı. Evli ve bir oğlu var, İstanbul'da yaşıyor. Babası Behçet Necatigil'in çeviri şiirlerini (Yalnızlık Bir Yağmura Benzer, Adam Yayınları, 1984) ve aile mektuplarını (Serin Mavi, YKY, 1999, Selma Esemen ile birlikte) yayına hazırladı. Behçet Necatigil'e ilişkin anılarının yer aldığı Çok Şey Yarım Hâlâ adlı kitabı, 2001 yılında yayımlandı (YKY). Denizler Dört Duvar (Can Yayınları, 2003) adlı ilk öykü kitabı 2004 Yunus Nadi Öykü Ödülü'ne, Yorgun Anılar Zamanı (Can Yayınları, 2004) 2005 Sait Faik Hikaye Armağanı'na,Karakalem Resimler (Can Yayınları, 2008) adlı öykü kitabı ise Dünya Kitap dergisinin 2008 Yılın Telif Kitabı Ödülü'ne değer görüldü. Erdal Öz, Unutulmaz Bir Atlı adlı biyografi çalışması ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nca desteklenen İstanbulum projesi kapsamındaki Beşiktaş, Yollar ya da Anılar Boyunca adlı kitabı 2009 yılında yayımlanan Ayşe Sarısayın'ın son kitabı Kedimin Adı Çamur (2010). Fırsat buldukça Almancadan çeviriler de yapıyor. Siegfried Lenz'den çevirdiği Almanca Dersi (Deutschstunde) romanına (Everest Yayınları, 2012) Dünya Kitap Dergisi 2012 "Yılın Çeviri Kitabı" ödülü verildi.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 2.104 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 605 okur okuyacak.
  • 18 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları