Gönderi

Es Muss Sein! (+18)
3/10
·336 syf.··
2022 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2022 12:07
Arkadaşlar öncelikle kitabı inceleme yapmaya kesinlikle yaş sınırı muhabbeti ile başlamak istiyorum.(+18) veya (+21) yaş sınırı arasında gittim geldim.Yani (+18) olduğu kitabın garanti ama (+21) de olabilir.İncelememi de bu yaş altındaki arkadaşlar okumasın.Biliyorum bu tarz uyarılar o yaşlarda daha bir çekici geliyor ama bunu söylemem lazım.Çünkü yanlış zamanlarda yanlış kitaplar size hiçbir şey katmayacaktır.Hatta belki bazı şeyleri de sizden alıp götürecektir.Bu uyarımı lütfen ciddiye alın ve bu kitabı da, bu incelemeyi de okumayın! Şimdi incelememe rahat bir biçimde geçebilirim sanırım.Öncelikle Milan KunderaMilan Kundera ile başlayacağım.Fransız bi yazar demek sanırım daha doğru onun için.Çek Cumhuriyeti vatandaşı olarak doğmuş ama uzun süreler hem topraklarına uzak, hemde elinden alınan vatandaşlığı sayesinde vatandaşlığına uzak bir hayat sürmüştür.Aklınıza Nazım Hikmet RanNazım Hikmet Ran geldi biliyorum.Nazım dan tek farkı onun hayatta iken, Nazım ise öldükten sonra vatandaşlığına tekrar kavuşması.Milan, ilk başlarda sadece Çekce yazdığı kitaplarını günümüzde sadece Fransızca dilini kullanarak devam etmektedir.2022 yılı itibari ile hala hayattadır.1929 doğumlu olduğunu düşünürsek, 93 yaşındadır günümüzde.Çek Komunist partisi üyesidir.Aynı zamanda 20 den fazla uluslararası ödül sahibidir kendileri.Nobel ödülünde ise adı defaatle geçmiş olmasına rağmen alamamıştır.Eserleri 40 dan fazla dile çevrilmiş bir kalemdir kendileri. Babası müzik eğitmeni olduğu için ona pianoyu çok küçük bir yaşta öğretmiştir.Buradan da Beethoven hikayesini nereden bildiği ve Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiVarolmanın Dayanılmaz Hafifliği kitabının ana sloganın nereden geldiğini daha iyi anlıyoruz.Milan sonrasında, Edebiyat eğitimi alır ve sağlam bir komunist olarak hayatına erken dönemlerde devam eder.22 senenin 14 senesi ağır olmak üzere hapis cezası alır.Nedeni ise devletle ilgili paylaşılmaması gereken belgelerin paylaşılımıdır.İkinci bir konu daha böylece gözümüze geldi.O da Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiVarolmanın Dayanılmaz Hafifliği kitabının baş kahramanının gazetede yazdığı yazıdan dolayı devleti karşısına alması ve imzaya zorlatılması hadisesi.O da ne yazık ki Milan için kötü bir tecrübesinin neticesi ortaya çıkmıştır.Aldığı cezaya itiraz edenlerin bir tanesi tanıdıktır.Evet o kişi Nobel ödüllü yazarımız Orhan PamukOrhan Pamuk un ta kendisidir.Diğer önemli isimler ise J. M. CoetzeeJ. M. Coetzee , Gabriel Garcia MarquezGabriel Garcia Marquez , Nadine GordimerNadine Gordimer dir.Prag Baharı hadisesinin içinde aktif bir rol almıştır Milan.Sovyet işgali nedeni ile komunist düşünce Çekoslovakya da bitmiş ve kitaplarının satışı yasaklanmıştır.İşsiz kalmamak için farklı isimle gençler için hikayeler yazmış ve eski yeteneği müziğe geri dönmüştür.Bu dönemde eşi ile birlikte bir İtalyanın sayesiyle universitede iş bulur ve Julio CortazarJulio Cortazar ile birlikte Fransız vatandaşı olurlar.İşte kitabımız Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiVarolmanın Dayanılmaz Hafifliği böyle bir dönemde yazılmıştır.1985 den beri konuşmaz.Açıklamalarını ise sadece yazılı olarak yapar sadece Milan. Peki kitaba gelelim o halde. Friedrich NietzscheFriedrich Nietzsche malumunuz Varoluşçuluk savunucularından en önemlilerinden biridir ve bize şunu der:"Bir kere geldin dünyaya,hayatın tektir, değiştirilmezdir, geriye döndürülmezdir ve bu nedenle tekrarlanmaz ve düzeltimez.Mutlak sorumluluk ile onu hafif yaşayıp risk ve hata ihtimalini minimalize edersin."der.Kitapta "das schwerste Gewicht" diye geçer bu konu. Tomas,eşinden yeni ayrılmış ve bir erkek çocuğu olan, çapkın bir cerrahtır.Sabina diye ressam bi sevgilisi vardır.Teresa diye bir barda çalışan kızla tanışır.Onunla daha sonradan aynı evde yaşamaya başlar ve onu kıskanmaya başladığı için evlenirler.Ama çapkınları da devam eder.Bir gazetede yazdığı yazıdan dolayı başı belaya girer. Kitap, 1982 de yazılmaya başlamış ve 1984 de ise basılmıştır.Çekcedir.Tomas, tutkulu ve çapkın aşık, Teresa ve Franz saf aşık, Sabina ise hafifi arayan aşıktır.Kitapta hafif olumlu, ağır ise olumsuz çizilmiştir.Tomas,sürekli birileri ile birlikte olsa da bu onun en sonunda Teresa ya tekrar geri gelmesini sağlar.Doyumsuz bir kişidir.Kitaptaki hiçbir karakter sevimli değildir.Hepsinin olumsuz tarafı ağır değil, çok ağır basmaktadır.Teresa, Tomas ı aldatır, Tomas hergün farklı bir kadınla Teresa yı, Franz kendi eşini aldatır, Sabina da herkesi aldatır.Kısaca al birini vur ötekine bir durum.Erotik betimlemeler hat safhadadır.Bazen argo ve çirkin sözcüklerde kitapta yerini alır.Kitaptaki hiçbir karakter doğru bi adım atamaz.Hepsi yanlıştır.Mesela Tomas ın yıllardır görmediği oğlu gelir ama oğlunu da aldatır.Yaa arkadaş! Kitabın adı neden Aldatmanın Dayanılmaz Ağırlığı yapmadın demeden kendimi alamadım. Şimdi diyeceksiniz ki adam bu kadar sevimsiz karakterleri bir kitaba doldurabildiyse bu da bir başarı değil mi diye.Kesinlikle haklısınız.Ama ben kitaptan bir şey almam lazım.Tek aldığım şu idi:"Devleti kendine düşman edersen, işin bir gün biter."mesajı olabilir.Bu da saçma bi mesaj olur. Aklınca kaderin ağırsa, hayatın hafif gidişatının,verdiğin hafif yanıtların bir anlamı yoktur mesajı vermek istemiş.Ama arkadaş bu böyle mi verilir? Hay Allah ım. Kitsch in bi bok muhabbeti var.Aşırı rahatsiz etti.Kötü olan şey reddedilmeli kafası.Ama burada da Tanrı kelimesi sürekli cümlenin içinde geçiyor.Sinirim bozuldu. Müzik kavramı a bakışı hoşuma gitti.Herkes kendinden bir şey bulur, dinlenen aynı ama netice farklı diyor.Yaş büyüdükçe bu zevk değişir, çünkü beklentiler,istenilenler de değişmiştir diyor. Kitabın sloganına da gelecek olursak : Muss es sein? Es muss sein! (Bu kavramı Beethoven dan duymuş olan yazar olmalı mı?olmalı şeklinde zor bir karar verecekken öyle olmalı şeklinde kullanıyor.) Kitapta, Anna Karenina ve Kral oidipus kitap isimleri sık sık karşımıza çıkıyor.Köpeklerinin ismi Karenin mesela. Kitapta aşk yok,sevgi yok,duygularda netlik yok,sevimli bi karakter yok,tam tersi üzüldüğün biri de yok,Franz a üzüleyim bari dedim,sonra karısını aldatana ben niye üzülüyom yaa dedim,hakettiğini buldu dedim,bi mesaj yok.Cinsellik harici elle tutulacak hiçbir şey yok.Kadın gene edebiyatın büyük sorunu metalaşmış,saygı,sevgi yok.Erkek aldatıyor,ama aldatılan kadın erkek öğrenmesin diye aldatırken 50 takla atıyor.Bir kitapta cinsellik sadece dozunda ve kitapla alakalı olmalı.Ama burada o da yok.Adam çapkın tamam anladık.Daha neden uzatıyorsunuz ki yani?Birde şöyle çapkın.Bir de böyle çapkın.Ha bi de böyle çapkın.Şunu söylemiş miydim şu şekilde çapkın.Tamam anladık yaa yeter.Tomas çapkın! 3 Oscar lı oyuncu Daniel Day-Lewis ve Juliette Binoche,Lena Olin in olduğu 1988 yapımı filmi de mevcuttur.Filmi sansürlü izledim yine de sevmedim.Oyunculuklar iyi ama senaryo kötü olunca yapacak bir şey yok. İlk kez bi kitaba 5 altı veriyorum.Kitaba puanım 3.
Edebiyat
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma
··1 alıntı·
48,1bin Gösterim
37 Yorum
Emre BulutEmre Bulut +18 a karsi oldugum icin sunum 🙅🏻‍♀🙅🏻‍♀🙅🏻‍♀🙅🏻‍♀🙅🏻‍♀🙅🏻‍♀🙅🏻‍♀
Bu inceleme kitaba haksızlık etmiş. Kitap felsefe, politika, erotizm, karamsarlık, kaybolmuşluk ve bilinçaltı gibi birbirinden farklı değerleri kişilerin karakterleri ile harmanlamış, yazar güçlü edebi diliyle de bu harmanı kitaba yansıtmış. Ortaya oldukça başarılı, yarınlara kalacak iyi bir metin çıkmış, modern edebiyat için büyük kazanç bu kitap. Kundera’nın toplumsal ahlak yapısına aykırı yazması, kitabı değersizleştirmemeli. Erotizmin kitaptan daha çok konuşulması, kitabın önüne geçmesi üzücü olmuş. Kitap eleştirinde bile edebiyat, müzik, politika ve insan ilişkileri gibi farklı konular üzerine yazmışsın bu bile kitabın ne kadar çok yönlü olduğunu, seni çok farklı unsurlar üzerinde düşündürdüğünü gösteriyor. “Bana ne kattı” demişsin, bunun cevabı incelemenin içinde. Ve Amirim 3 puancık çok az olmamış mı? 😆
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Berin SoftaBerin Softa aklım hala yazamadıklarımda 😏
Yeni gördüm bu incelemeyi😊 Okuduğum tek kitap 😁 #195112031 Linçlenirim diye korkmuştum ama neyseki yalnız değilmişim🙏🍀
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
HipokampusHipokampus hahahaha giderek kötüye geçiş var 1000 olsa yine kurtarmaz 😂
Kitabın kapağını kapattım ve hiç bir şey anlamadığımı düşündüm. Kitabın türüne bile karar veremedim. Bazen felsefe okuyor gibi hissettim, bazen bir aşk romanı, bazen deneme okur gibiydim. Sürekli bir sorgulama hali beni de yordu. Yaş sınırına ek birde sanırım bazı konulara hakim olmak gerekiyormuş bu kitap için.  Hiç beğenmedim diyemem, param ziyan oldu diyemem çünkü en kötü kitap bile bana bunu analayabilme kapasitemin oöduğunu gösterdiği için okunmaya değerdir diye düşünüyorum. Kötüyü bilmeden iyinin kefesini bulamayız bence.
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Kesinlikle haklısınız Derya Hanım 😇👍🏽
Kitapta yaradılıştan, kutsal metinlerden, insanın iç dünyasının müthiş açılımından yani psikolojiden, felsefeden, hayvan sevgisinden tutun da savaştan, politikadan sosyolojiye kadar uzanan o geniş yelpazede sadece cinselliği ön planda algılamanız yazık olmuş.
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Cinsellik kitapta konunun tam merkezi durumunda idi ne yazık ki.. Ayrıca kadınların aşağılandığı bi kitap..Değersizleştirildiği bi kitap.. Sizden bi kadın olarak yanımda olmanızı beklerdim..😇
Reklam
Saygı duyarak belirtmeliyim ki ne kadar yanlış bir inceleme - ne kadar yanlış bir kitaptan alma durumu- halbuki ne kadar güzel okumuşsunuz anlamışsınız fakat alamamışsınız hafif kalmış. Cinselliği ve karışık ilişkileri ele alıyor diye beğenmemişsiniz o kadar okuyan birine göre olmayan bir yorum ki. O zaman Anna Karenina’yı da kaldırıp atalım. Sizden rica ediyorum lütfen kitapları dini hassasiyetlerinize ve ahlaki yargılarınıza göre yorumlamayın. Saygılarımla.
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Emre BulutEmre Bulut "Anlamışsınız fakat anlamamışsınız hafif kalır." falan dersiniz bize sunumlarımızda. Bizi aforizmanın o dipsiz çukurlarına bırakırsınız😂🤣
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.