9/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2022 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2022 18:29
İvan Gonçarov, Tolstoy, Dostoyevski, Puşkin, Gogol kadar tanınmıyor ancak, bu yazarların hiçbirinin eserlerinde kurguladığı karakter Gonçarov'un Oblomov'u kadar ünlenmemiş. Bu hacimdeki bir roman, normalde okuma ritmi ve sürekliliği açısından okuru zorlayabilir ancak Oblomov, çoğunlukla ilginç, keyifli, romantik; hatırı sayılır derecede felsefi ve düşündürücü, bazen de hüzünlü bir akış içerisinde okurun bir sayfadan diğerine ilgi ve merakla yolculuk etmesini sağlamış. Yazar, hikayenin akışını zamanda ileri geri sıçramalar yapmak suretiyle kurgulamış. Özellikle ilk bölümleri okurken, Rus klasiklerinin ortak bir karakteristiği olarak bir karakter ve isim bombardımanına maruz kalıyorsunuz. Tavsiyem, kitabın uygun bir yerine, veya bir not kağıdına, ya da okuduğunuz eserler için not, yorum, alıntı paylaşmanızı mümkün kılan bir uygulamaya bu isimleri metindeki geçiş sırasına göre yazmak. Kitabın ilerleyen bölümlerinde, hikayenin içine girdikten sonra bu sorun önemli ölçüde ortadan kalkıyor. Daha sonra Türk filmi kıvamında romantik bir aşk hikayesi karşılıyor okuyucuyu. Hangisi bilemem ama tahmin ediyorum ki kah tesâdüfi olarak, kah esinlenme neticesinde, benzer bir aşk hikayesi mutlaka çıkar izleyicinin karşısına. Ulusların kültürel geçiş dönemini bir roman ya da sinema filmi olarak pazarlamanın belki de en yaygın enstrümanıdır aşk hikayeleri. Zengin-fakir, doğu-batı, eski-yeni arasındaki aşk kişiler üzerinden resmedilir. Eserin ilerleyen bölümlerinden itibaren ikisi erkek ikisi kadın olmak üzere dört kişinin yer aldığı üç ayrı aşk hikaye ediliyor. Kendisini sürekli yaşama sevinci ve coşkusu ile mutlu kılacak bir aşk peşinde bir kadın, alışık olduğu yaşam tarzı ile kendisini değişime zorlayan bir aşk arasında kalan bir erkek, dünya pratiği ve maneviyat arasında dengeyi yaşam felsefesi haline getiren bir diğer erkek, hayatını anaç bir ruhla başkalarını mutlu etmeye adayan bir diğer kadın bu üç aşkın dört kahramanı. Bu üç aşk hikayesinden birincisinde romantizm, sonuç alınamayan bir kendi zincirini kırma çabası; ikincisinde denge, sağduyu ve feraset; diğerinde ise kök saldığı toprakları ve yaşam biçimini terketmeyi balığın akvaryumdan çıkması gibi gören iki insanın bir araya gelmesi söz konusudur. Baş karakter İlya İliç Oblomov'dan sonra romanda yer alan başlıca karakterler şunlar: - Oblomov'un en yakın arkadaşı olup, Alman bir baba ve Rus bir anneden dünyaya gelen denge insanı Andrey İvanoviç Ştolts, - Andrey İvanoviç Ştolts'un ilgi duyduğu genç. güzel Olga İlyinskaya; - Vefat eden bir katibin dul kalan eşi olan ve aynı zamanda evini Oblomov'a evini kiralayan bayan Pşenitsina (Agafya Matveyevna), - Efendisi Oblomov'a derin bir sadakatla bağlı olan ancak aynı zamanda kaypaklığı, dedikoduculuğu, yalancılığı, küçük hırsızlıkları, sakarlıkları, efendisiyle uzun yıllar süren birlikteliğinden cesaret alarak yaptığı patavatsızlıkları ile hizmetçi Zahar Trofimiç, - Oblomov'un, bulunduğu toplumun ortlamasının üzerinde nezaketi ve öngörülemez profili nedeniyle çevresi tarafından dikkate alınmayan, saygı görmeyen arkadaşı Alekseyev, - Oblomovun asalak, düzenbaz, rüşvetçi komşusu memur Mihey Andreyeviç Tarantyev, - Eğitimli bir kadın, Olga'nın teyzesi Marya Mihaylovna, - Marya Mihaylovna'nın centilmen ve hoşsohbet arkadaşı Baron - Zahar'ın sonradan evlendiği ve kendisini ciddi biçimde çekip toparlayarak kusurlarını kamufle ve telafi eden Anisya, - Bayan Pşenitsina yani Agafya Matveyevna'nın düzenbaz erkek kardeşi İvan Matveyeviç, - Yazma tutkusunun yazarlıktaki başarısına yansımaması nedeniyle bal yapmayan arı gibi çırpınan yazar Penkin. Katip Bartleby'a benzer şekilde, iç hezeyanlarıyla boğuşan Katip Bartleby, Tutunamayanlar'daki Turgut Özben ve Selim Işık gibi karakterleri de anımsatıyor Oblomov. Eserde yer alan kadın karakterler (Olga, Anisya, Olga'nın teyzesi Marya Mihaylovna, Agafya Matveyevna) daha çok güçlü kişilikleri, becerileri ve fedakarlıkları ile öne çıkıyor. Yaygın kanının aksine, 30'lu yaşlardaki Oblomov'un genel hali sıradan bir tembellikten ibaret değil. Satır aralarında Oblomov'un aslında hayatının kontrolünü kendi eline alma konusundaki cesaretsizliğini (ilgilenenler için bkz. İnsan Olmak), insanların erdemden uzak yaşamasına, gayesizliğine ve samimiyetsizliğine gösterdiği pasif tepkiyi, çok karmaşık ve zor bulduğu hayat akışı içinde debelenmek yerine tepkisiz ve kayıtsız kalmayı tercih etmesini görmek mümkün. Ölü insanların mektupları arasında uzun süre kalıp da bütün bir hayatı gözünde değersizleştiren Katip Bartleby'ın "yapmamayı tercih etmesi"ne benzer şekilde, Oblomov'un da direnmeyi, ümit etmeyi, mücadele etmeyi tercih etmemesi gibi. Eser, hacmi itibariyle, okuma hızına bağlı olarak 3-10 gün arasında bir süreye yayılarak okunabir. Üç günden daha kısa sürede okumak hem zor hem de böylesine hızlı bir okuma, eserin ruhunu yakalayamamak ile neticelenebilir. On günü geçen okumalarda ise isim karmaşası, olay akışından kopma, zaman-mekan algısını yitirme yaşanabilir. Kendi adıma, 5-7 günlük bir okuma periyodunun bu kitap için ideal bir okuma süresi olduğunu söyleyebilirim. Keyifli ve güzel okumalar dilerim... Önemli alıntılar aşağıda sıralanmıştır: #181735058, #181735607, #181735824, #181737306, #181737572, #181737859, #181738242, #181738627, #181739362, #181739733, #181740029, #181740150, #181742352, #181742544, #181742982.
Kitap Yorumu
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
·
282 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.