Gönderi

Bir Kitap, Bir Adam, Bir İnceleme
8/10
·128 syf.··
2022 76. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2022 18:31
YouTube kitap kanalımda Japon edebiyatı ve Cuniçiro Tanizaki hakkında daha detaylı bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/QbT0zmxxnoM Bir kedi, bir adam ve iki kadının ortasında kalsaydı ve bunun üzerine bir kitap yazılsaydı o kitabın adı ne olurdu? Cuniçiro Tanizaki bu soruyu bizim için Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın diye cevaplıyor. İncelemeye başlamadan size bir soru sormak istiyorum: Aramızda hiç hayvan sahiplenen bir arkadaşımız var mı? Kedi, köpek, kuş, balık hiç fark etmiyor. Bugüne kadar hayvanlara karşı olan düşüncelerimizi hiç konuşmadık. İsterseniz bu incelemenin yorumlar kısmına onlarla ilgili düşüncelerinizi veya bir hayvanınız varsa/olmuşsa ona karşı hissettiklerinizi yazabilirsiniz. Japon edebiyatı yolculuğumdaki duraklardan bir diğeri kendi adıma Tanizaki oldu. Eğer hem Japon kültürüne ait tipik ögeleri okumak hem de insanın hayvanlarla olan etkileşimini düşünmek isterseniz bu kitap sizin için başlangıç açısından doğru bir tercih olabilir. Hem hayatımda okuduğum en iyi önsöze de sahip kitap oldu kendisi. Bugüne kadar hayvanlarla ilgili kitaplar hep dikkatimi çekmiştir. George Orwell'ın Hayvan Çiftliği, Franz Kafka'nın Bir Köpeğin Araştırmaları ve Edgar Allan Poe'nun Kuzgun kitabı bu konuda okuyup sevdiğim kitaplar arasındayken, Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın kitabı da hem içeriğiyle hem de Japon edebiyatının en iyi yazarlarından biri tarafından yazılmış olmasıyla uzun süredir radarıma girmiş olan bir kitaptı. Eskiden yaşadığım bir mahalle vardı. O mahallede de bu kitaptaki Lili gibi pek çok kedi yaşardı, hâlâ da yaşıyor zaten. Kimseye zararı dokunmayan bu kedilerin üstüne atılan taşları, tekmeleri ve komşularımızın hayvanlara olan bakış açılarını gördükten sonra bu konuda daha fazla düşünmem gerektiğini fark ettim. İnsan, sadece dünya denen ufacık gezegende bile milyonlarca canlı çeşidi arasında yaşıyor. Ama bütün bu canlılar arasındaki en sabıkalı tür de yine kendisinden başkası değil. Sırf doğadaki diğer türlere tarih boyunca üstünlük kurabildiği için kendisini her şeyi yapabilecek güçte zannediyor. İnsanın kendisi de pek çok yönden hâlâ bir hayvan aslında. İnsanlar ne zaman kendilerini dünyanın merkezine koydu, işte o zaman işin içine çıkar çatışmaları, arkadan konuşmalar, ikiyüzlülükler ve türlü sahtekarlıklar da girdi. Oysaki bunların hiçbiri hayvanların arasında yok. Biz kendimizi doğadaki en üstün canlı olarak görürken aslında dünyada bizimle beraber yaşayan türlerin hepsini unutuyoruz. İşte bu kitapta da unutulan o canlının adı Lili. İnsanın benmerkezci yapısı karşımıza bu kitapta da çıkıyor. Şinako, Şozo ve Fukuko üçlüsü arasında mekik dokuyup duruyor kedi Lili. Onların geçimsizliklerini dinliyor. Bazen de çıkar çatışmalarını. Anlam veremiyor kedi haliyle bütün bu olup biten saçmalıklara. Çünkü kedilerin ve hayvanların da duygusal bir dünyası olabileceği kimin aklına gelir, değil mi? Ne olursa olsun, insan bir şeyin değerini ondan ayrıldıktan sonra anlıyor. Elimizdekilerin değerini onları yitirmeden önce fark edemiyoruz. Pişmanlıklarımızdan bir katalog tasarlıyoruz kendimize. Bile isteye o katalogun sayfalarını çevirip duruyoruz. Düşüncesizliklerimiz o sayfaları dolduran kalemlerimiz oluveriyor birden. İçimizin boşlukları doldu sanırken onların her seferinde daha da genişlemesi ne acı. Kitabın edebi yönünden pek fazla haz beklememe noktasında da küçük bir uyarıda bulunmak istiyorum. Evet, kitabın anlatmaya çalıştıkları insan ilişkileri ve insan-hayvan etkileşimi konusunda ne kadar başarılı olsa da edebi yönden de bir o kadar zayıf bir kitap bence. Bakalım insanoğlunun bencilliği onu nereye doğru götürecek? Çünkü bu dünya sadece bize ait değil, kediler de bu dünyanın sahibi!
Edebiyat
Bir Kedi, Bir Adam, İki KadınCuniçiro Tanizaki · İthaki Yayınları · 20224,997 okunma
·
2 +1'leme
·
19,7bin Gösterim
10 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
mesela benim uzun süre geveze adında bir muhabbet kuşum vardı. manyak abim kocaelisporlu olduğu için kuşa körfez kelimesini öğretmişti, kuş kafeste sürekli körfez körfez diyip duruyodu
Kendimi bildim bileli evimizde bir kedimiz vardı.. şuan iki taneler , ikisini de sokaktan ölmek üzere iken sahiplendim.. mutluyuz.. ama aklım hala diğerlerinde.. hiç bitmeyecek ne benim onlara olan sevgim ne de onların var olma mücadelesi..
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
satın almaktansa sahiplenmişsiniz en azından ve elinizden geleni yapmışsınız. aslında hiçbirinin yeri sokaklar değil ama işte
Küçüklüğümden beri hayvanlardan korkmama rağmen kuşum ve balıklarım olmuştu. Abidin adında bir muhabbet kuşum vardı, evdeki sarmaşıkta kendisi de yeşil olduğu için kaybolup bizi strese sokardı. Sonra ablama hediye olarak japon balığı gelmişti, rengi turuncu olduğu için Porti koymuştuk. Yalnız kalmasın diye 2 japon balığı daha alıp adlarını Morti ve Forti koymuştuk. Komşumuzun kızı devamlı kendini bana karşı övdüğü için çok üzülürdüm (yaşımız 8 idi o zaman). O'nun da japon balığı vardı. Bir gün eve okuldan geldim yine övünmenin altında ezilmiş (!) hissederek, geldiğimde Morti yan yüzüyordu. Ve sevinçle (utanarak söylüyorum) annemle babama dedim ki "Bakın benim balığım çok yetenekli, yan yüzüyor!" Annemle babamın ciddiyetle o durumun öyle olmadığını anlattığını hatırlıyorum 🤭 Uzun zaman boyunca evcil hayvan sahibi olmayı düşünmemiştim. Ancak lise 2. sınıftayken memleketteki evimizin bahçesine 15 günlük bir yavru kedi geldi. O güne kadar kediye dokunamayan ben bir anda kediyi sahiplenelim diye aileme yalvarmaya başladım. En nihayetinde 10 yıldır bizimle olan Korsan adında bir kedimiz oldu. Aslında Korsan bizim kedimiz değil, biz onun insanıyız :) Korsan sayesinde hayatımda çok şey değişti, bugünkü "Ben" olmamda Korsan'ın hayatımda olmasının çok büyük bir etkisi var. Hayallerimin içine sokak hayvanlarının girmesi, ödevlerimde sokak hayvanları için fonksiyonlar koyup, konseptler belirlemem onun sayesinde oldu. Yaşının ilerlemiş olması beni malesef çok üzüyor, veteriner hekimler bile bunu söylüyor. Onsuz bir hayat düşünmek istemiyorum sanırım 😅 İncelediğiniz kitabı hemen kitaplığıma ekleyeceğim. İncelemeniz için çok teşekkür ederim! 🌼
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
porti, morti ve forti'leri çok sevdim. birbirleriyle çok uyumlu olmuş adları. ayrıca satın almayıp sahiplendiğiniz için buradan size bir tebrik bırakıyoruz. korsan'a da uzun ve sağlıklı ömür diliyorum. değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim 🥳
Bizim mahallede kediler de köpekler de az, herkes buldugunu ahipleniyir çünkü onlar sahiplenmese başka biri zarar verebilir korkusu yaşıyorlar
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
normalde hiç olmaması lazım aslında, türlü tehlikeye ve açlığa, susuzluğa karşı yaşıyolar dışarıda
Benim bir kedim var, kediler uzayli a olsa kesinlikle kedi sahiplenmeyi tavsiye ederim 😏
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
bence de
Reklam
Anahtar ve naomi kitaplarını çok sevmiştim bu yazarın . Okumadıysanız eğer kesinlikle denemelisiniz .
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
teşekkür ederim mutlaka bakacağım
Bizim de tavşan baktığımız bir dönem oldu. Biz market, bakkal marul diye diye gezinirken paşamız yerinden kalkmaz oldu =) Tabi her evin bir reisi vardır, annem fermanını yayınladı. Parka götürdük, orda hayvanlara bakılıyordu. Sonrasını bilmiyorum. Biz onu terk ettik diyecek kadar hayatında yer ettik mi bilmiyorum ama sanırım hayvanlardan öğrenecek çok şeyimiz var..
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
tavşan bakan birisi olmamıştı etrafımda, bunu da duyup bu eksiğimi kapatmış oldum :d son cümleniz konusunda epey haklısınız. biz insan olarak onların doğallığından çok uzaklaştık maalesef