Gönderi

Burada Gömülüsünüz Hepiniz! (Ruh sağlığı bozuk olanlar okumasın!)
10/10
·576 syf.··
2022 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2022 13:41
Ve kitap bitti, İncelemeyi yazıp mı intihar etsem yoksa yazmadan mı bilemedim. Eğer bu incelemeyi okuyorsanız ilk ihtimal kazanmış demektir! "Ölümle biten bir intihar yok. Asıl intihar Gün gün yaşamakta." (s. 288) Öyle bir eser ki sayfa sayfa ölüyorsunuz. Yalnız başınıza, sevgisiz, bıkıp usanmış... Ölümü anlatan şairler var edebiyatımızda; Cahit Sıtkı Tarancı ve Ahmet Haşim'i bunların başına getirebiliriz. Ama onlarda bile yine bir iyimserlik görünür. "Yaş otuz beş, yolun yarısı eder." der mesela Cahit Sıtkı. Yetmiş yıl ömür biçer kendisine. Ama Ahmet Erhan ölümle doğmuştur adeta: "Bugün oturdum ölümü düşündüm Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken." (s. 49) Çağına, insanlara karamsar bir bakış açısıyla yaklaşır. "Beni kimseler sevmez." der bir şiirinde mesela. Sahi, siz de sevilmemekten şikayetçi değil misiniz? Kimi görsem yalnızlıktan, sevgisizlikten dem vuruyor. Hatta en çok beğendiğiniz dizeler yalnızlığın ve ölümün en derin olduğu dizeler. Bu nedenle okurken derinden yaralıyor. Yıpratıyor. Birçok kez eseri elinizden dahi bırakmak zorunda kalıyorsunuz. Bu nedenledir "Ruh sağlığı bozuk olanlar okumasın," deyişim. "Şaire ölmek yaraşır, filiz sürerken şiirleri." Bu şairler duygusal olarak dünyaya öylesine farklı bakıyorlar ki... Hiç kolay olmasa gerek işleri. Geçenlerde Ali Lidar'ın bir söyleşi ve imza günü vardı. Arkalarda bekliyorum ama konuşmalara hakimim. Bir hanımefendi kendisine "İlk şiirleriniz çıktığında dostlarınızdan nasıl tepkiler aldınız," diye sordu. -Belki de buradadır kendisi- Şair hiç düşünmeden cevap verdi: "Dostum yok ki benim." Yalnızlık, yorgunluk, çağdan usanmışlık böylesi dizelerin hamurunu yoğuruyor adeta. "Kendi sularınca boğulan bir denizim ben Kendi taşlarınca zaptedilen bir kale." (s. 69) Bu kitabı aldığınızda dış dünyayı unutun. Evet, hacimli bir eser ama sayfaları nasıl çevirdiğinizin farkına dahi varmıyorsunuz. Kendi adıma ilk üç beş sayfadan sonrasını hatırlamıyorum. Çoğu kez etrafımdan "Biraz ara mı versen, sana iyi gelmedi," şeklinde uyarılar da aldım. Hatta hemen arkasından ikinci kitabı okumayı planlıyordum ama fark ettim ki zaten olumsuz olan iç dünyamı yerle bir etmiş. Kendi adıma, daha hazır hissettiğim bir zamana erteleyeceğim. Hani hepimizin bildiği bir bardağın yarısı boş mu yoksa dolu mu muhabbeti vardır. Bu soru Ahmet Erhan'a sorulsa eminim tamamının boş olduğunu söylerdi. İyilikler de var dünyada kötülükler de ama o yalnızca bir tarafından bakmayı seçti: "Cadılar bana bir parça ekmek verdi Ormanda kaybolmayayım diye ardıma serptim Hepsini de kötü kuşlar yedi. Önümü ardımı bilmiyorum o günden beri." s. 399 Hadi canım! Çok mu abartıyorum! Acaba kitapta yer alan pozitif bakış açıları mı görmekte zorlandım! Hepimiz öleceğiz bir gün değil mi? Peki hangimiz şimdiden tayin ettik öleceğimiz yeri: "Mersin' de doğduğumu nasıl biliyorsam, adım gibi biliyorum Ankara'da öleceğimi." (s. 480) Oysa İstanbul'da ölür. Ya da belki de haklıdır, ruhu Ankara'da ölmüş, bedeninin gözlerini kapaması İstanbul'a kalmıştır. Her gününü son günü gibi yaşamış ve bir gün haklı çıkmıştır. Yara olarak düşündüğü ömrü nihayete ermiştir. "Ancak ölümle kapanacak bir yara hayatım." Öyle veya böyle. Kendi adıma ölümü anlatan en iyi şair olduğunu düşünüyorum. Çok sevdiğim bir yazar ( Jean-Paul Sartre) "Cehennem başkalarıdır," der, bu dünyada kaldığı süre zarfında da kendini başkalarından uzak tutmuş, yalnızlığı tercih etmiştir. Bir şiirinde "Çünkü yalnızlık bile çoğulluk ister." (s. 540) der. Oysa o çoğulluktan dahi mahrum bırakmıştır kendini. Sizi etki altına alacak demem boş bir lakırtı değil, öyle ki gece rüyamda bile bu kitabın etkisinden kurtulamadım. Ölmüşüm, hayat sürdüğüm yerlere benim kanımdan olan biri geliyor, bir sınıfa giriyor ve tahtaya adını yazıyor. Ben Ahmet, Mikail Hocanın torunuyum. Ve tebeşiri yere atıyor. Film gibiydi. Beni takip eden okurlar bilirler, okuduğum kitapları ince eleyip sık dokuyan biriyim. Çok nadirdir bir kitaba 10 üzerinden 10 verişim. Ölüm takıntınız yoksa okumadan ölmeyin derim. Okuyan, "paylaşan" herkese minnettarlığımı sunuyorum. Kitapla kalın, esen kalın.
Şiir
Burada Gömülüdür 1. CiltAhmet Erhan · Kırmızı Kedi Yayınları · 20223,046 okunma
··2 alıntı·
41,2bin Gösterim
36 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
"Bugün oturdum ölümü düşündüm Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken."
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Madam Melankoli anlamlı...
Çok güzel bir incelemeydi. Elinize sağlık.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum. 🙏
Ah Ahmet Erhan… ben iki cildi üst üste okumuştum aman öyle bir şey yapmayın hocam. Kaleminize sağlık 🌸
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Başta planım öyleydi ama o kadar yoğun duyguyu kaldıramam.
Hocam 2.cilt incelemeden buraya geldim, incelemeyi okudum zehri verdiniz bunu panzehiri nedir yani bu eserden sonra okunacak eser 😅😅
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
@bulentpolat Panzehir değil de aynı damak tadını bulabileceğiniz bir yazar. İyi eserlerden sonra yerini tutan kolay bulunmuyor. 😊
Ahmet Erhan sevenler için buraya en sevdiklerimden bir tane bırakıyorum. youtu.be/4UhibMnIXl4
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Var olun...
Reklam
Ahmet Erhan şiirleri benim içime tuhaf bir sızı verir ama buna rağmen peşine takılır giderim. İçli ve samimi ,yolu aça aça giden bir tarzı var hem de.Ah Ahmet Erhan
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Hemfikirim...