Sadece tek bir şey söylemek istiyorum, Google a girin the catcher in the rye için yazılmış şarkılar diye aratın. Kitabın ününü göreceksiniz. Bizim halk bu muhteşem kitabı anlayamıyor diye kitap kötü falan olmuyor neyse ki... Gidin masumiyet müzesi falan okuyun bu kitap fersar fersah üstünde bu kitabı anlamayanlarin... Kitap bir türlü baslamamismis :) Allah'ım aklımı deliricem başlaması gereken bir şey yok zaten, yaşadığı sahte dünyaya daha fazla tahammül edememiş bir ergen gencin hastaneye yatırıldığında doktorun ondan rica ettiği gibi başından geçen son olayları kaleme alıyor. Yani o yaşlardaki farkındalığı yüksek bir çocuk hangi kelimeleri kurarsa kitapta o kelimelerden oluşuyor. Herhangi bir edebi metin değil zaten bu kitap. Kitabın puanına bak 6,4 :) böyle sağda solda ortamlarda sırf üç beş kitap okuyorsunuz diye edebiyattan anlıyor pozları kesmeyin sakın bu kitap zayıf not verebileceğiniz bir kitap değildir çünkü. Bu kitabın Türkiye betlik amiri hiç şüphesiz Teoman'dır. Sol kolunun içine kocaman the citcher in the rye yazdırdı daha sonra yine kitaba olan hayranlığından onun üzerini karalatti kitap popüler olmasın diye... Bir çok konserinde açar okur kitabi ve kitabı seyirciye fırlatır. Bir çok şarkısında kitaptan bölümler vardır, doktor şarkısı mesela, soyunmana gerek yok bana bir kaç tatlı söz lazım uyuyana kadar kal yeter bitmiş uyku haplarım cümlesi bu kitaba selamdir, Gönülçelen adında şarkısı vardır ki kitap Türkçe'ye ilk Gönülçelen adıyla çevrildi 1950 li yillarin sonunda... Teoman kitabın her dilden baskısını toplayan bir koleksiyonerdir aynı zamanda... Neden Teoman dan örnek veriyorum çünkü bu sanat sepet sayfasının içinde en çok okuyan adamdır kendisi hayatı kitaplarla geçmiş binlerce kitaplık bir kütüphanesi olan bir şahsiyettir. Bu yüzdendir ki Türkiye'de en güçlü söz yazarlarından biridir... Hayır hayır siz kitabı zerre anlamadınız ve bu yüzden iyi ki hiç sevmediniz... Siz Kürk mantolu Madonna dan ya da masumiyet müzesinden devam biz ise Holden Caulfield olmaya devam...