Yazarımızın Madenci Madenci kitabını doktorant bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine alıp okumuştum.
Kitapta, nasıl ki Zülfü Livaneli Serenad ile, Elif Şafak Aşk,Saramago Körlük ile yakaladıysa bizi,beni çeken bir dil oldu.Bunun üzerine Natsume Soseki'nin ikinci bir kitabını okumak ihtiyacı hissettim.
Soseki'nin bu kitaptaki dili Ayfer Tunç yalınlığı ile Aylin Balboa 'nın içtenliği ve mizahıyla harmanlanmış olarak karşımıza çıkmakta.
Kitap kahramanımız önce ailesi tarafından sevilmemiş,farklılıkları nedeniyle varlığından utanç duyulmuş,abisiyle kıyaslanmış bir karakterdir.Ona kalpten bağlı olan,sahip çıkan, gelecekte iyi şeyler yapacağına inanan tek kişi, yaşlı bir kadın olan hizmetçileri Kiyo’dur.
Bu kitap anne babasının ölümü ve daha sonra abisinin kandırmasıyla yapayanlız kalan, kendi doğrularından taviz vermeyip (Doğrucu Davut) aynı zamanda saf olan, herşeye inanan,kibirli,geçimsiz ve bir o kadar da sevimli bir gencin hikayesidir.
Küçükbey mesleĝini eline aldıktan sonra bir okulda Matematik öğretmenliği yapmaya başlar, dünyaya herkesten daha farklı baktığı için sürekli çatışma halinde, öğretmenlerin entrikalarıyla öğrencilerin şakalarının hedefi haline gelir.Kimseyle arkadaş olamaz,kimseyi sevemez,onlara lakaplar takar, düzene karşı isyan eder.Bütün bu kaos içinde okuldaki öğretmenler yüzünden istifa eder ve çok özleyip yaşamak istediği Tokyo'ya geri dönüp demiryolu operatörü olarak iş bulur.
Ben eseri ve mizahi üslubunu sevdim. Bu Hikâye Senden Uzun Osman kitabını sevenler bunu da sevecektir diye düşünüyorum...
Doğrucu Davutların,ara renkleri olmayanların ya da yanardöner olmayanların Narsistlerden sayılmaması gerektiğini savunuyorum son olarak ... = ]]
Herkese keyifli okumalar dilerim...