Gönderi

Bir kitap okudum, tufan koptu yüreğimde!
9/10
·120 syf.··
2024 97. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2024 07:22
"Yavaşça dokun yaralarıma. Yavaşça." Oysa yavaş falan olmadı, bodoslama girdi hayatıma. Böylesine ince üslubu olan bir yazarın yüreğimi derinden incitebileceğini bilmiyordum. "Dünya hassas kalpler için cehennemdir," diyordu bir yazar. Dünya, duyarlılığı olan herkes için bir cehennem. Yeter ki Gazze'de bir çocuğun acısını kendi acın bil, Doğu Türkistan'daki bir çocuk için yansın yüreğin. Manavın yanında çöpün kenarına bırakılan meyve sebzeleri kimseyle göz göze gelmemeye çalışarak alan kadınla göz göze geldiğini hisset. Cehennemi başka tarife ne hacet? "Biz her şeye, esirgeyen ve bağışlayan, çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan, hep esirgeyen ve hep bağışlayan Rabbin adıyla başlayan adamlarız," diye başlıyor eser. Ve ismini Yasin Suresi'nden bir ayetten alıyor: "Şehrin en uzak ucundan bir adam koşarak geldi ve 'Ey kavmim!' dedi, 'Bu elçilere uyun!'" Aklına geleni ilk geldiği haliyle yazmış yazar. Samimiyeti biraz buradan biraz da "şehrin ötekilerini" yazmasından geliyor. Ve kitabın kendi tabiriyle: Her şey hızla akarken; yavaş gidenleri, yorulanları, rekabete güç yetiremeyenleri anlatıyor. Herkesin gözü önünde olanları herkes anlatır, maharet arka sıradakileri görebilmekte! "Kalk Kudüs'e gidelim sevgilim!" Gidelim mi? "Gidelim buradan. Senin masumiyetini, bilgelik zamanlardan kalma sırları, dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim. Hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim." Peki ya gittiğimiz yerler başka mı olacak? Varlığımızla geride bıraktığımız yeri oraya da taşımayacak mıyız? Hem dünyanın bir yerinde acı çekiliyorsa her yeri o acıyı hissetmeli değil mi? "Artık dünyanın neresinde bir çocuk ölürse orası Gazze'dir." Ama dünya kör, Dünya sağır, Dünya dilsiz. En çok da masum insanların kanları dökülüyorken. "Bir küçük kız çocuğunun ölümünü nasıl anlatmalı sana?" Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ını hepiniz bilirsiniz. Bu kitap da bir nevii tutunamayanların öyküsü. Şehrin ilk ışıkları ile sokakları süpürenlerin, dükkanları açmaya gidenlerin, kısacası hayatını yaşayan insanların hayatını kolaylaştırmak için basamak görevi görenlerin öyküsü. Bir söz okumuştum bir yerde: "Bazı aileler vardı hani, çok önemsenmezdi. Ama her bayram kapınızı çalar, az oturup giderdi. Biz işte o aileydik." Dünyada varlığı hiç hatırlanmayacak olanların... Hayat herkese eşit davranmıyor, kimileri için bir romantizm unsuru olabilirken kar, kimilerinin sobası ıslak odunlardan tutuşmuyor. - Senin annen ne iş yapıyor? +Benim annem, kadın!. Kendi evine vermediği önemi başkalarının evini temizlemeye veren, kendi hatıraları olmayan bir kadın. Kendisi için hiçbir zaman yaşamayan, varlığı hayattan yok olup gidene kadar hissedilmeyen "kadın". Öyle iki sayfa okudum ki dizildi boğazıma. "Anlıyorsun ki bir kadının acılara tahammül çizgisini hayal bile etmek pek mümkün değil." Uzağa gitmeyin, kaldırıp kafanızı annelerinize bakın. Çoğu ne acılardan geçmiş değil mi? "Bir kadının kalbini kazanmak, siyasette, borsada kazanmaya oranla hiçbir anlam ifade etmiyor bu ülkede." Birçok coğrafyada ve tarihin hiçbir döneminde de etmemiş. "Herkesin yalnızlığı kendi çaresizliğinde büyüyor." Kısacık bir kitaptı ama yerle yeksan etti beni. Hayatında hiç çiçek almamış, günaydın denmemiş, yaptığı her fedakarlık görevi gibi görülmüş, sırf var olduğu coğrafya nedeniyle acılar çekmiş, çocuk olmadan büyümüş, ağız dolusu gülmeden ölmüş, bir gülü koklamadan aynı yollardan her gün geçip gitmiş, bir kez olsun papatyaya seviyor sevmiyor yapamamış, yaşamaya çalışmaktan yaşayamamış insanlar geçti gözlerimin önünden. "Öteki" kelimesi hiç bu kadar acı bir anlam ifade etmemişti. Şimdi okuyup unutacağız ve ötekiler öteki olarak kalmaya, öyle yaşamaya devam edecek değil mi? "Yalnızca bir tane Neşet türküsü dinlesek Unuttuğumuz her şeyi yeniden hatırlayabiliriz." Ben bir tane bırakayım: youtu.be/YnKI_7WY3nE?si=... Haydi kalkın, Kudüs'e gidelim!
Edebiyat
Bir Adam Girdi Şehre KoşarakTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20199,9bin okunma
··
7bin Gösterim
12 Yorum
Bu kadar güzel anlatılamazdı…🍂
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Güzel görüşünüz için teşekkür ediyorum.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Yazarın kalemiyle tanıştınız mı?
Her kitabına koşarak gittiğim canım yazar Tarık Tufan Tarık Hocanın ilk kez mi bir kitabını okuduz bilmiyorum ama tüm kitaplarını tavsiye ederim, herkese. Sizin vesilenizle bu kitabı tekrar okumuş gibi oldum. Ve yine duvardan duvara çarpıldım. Eyer okumadıysanız şanzalize düğün salonunu mutlaka ama mutlaka okuyun. Tarık Hocanın her kitabı insanda inanılmaz etkiler bırakıyor ama Şanzelize Düğün Salonu bir başka.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Mutlaka okuyacağım...
Hocam keyifli okumalar yazarın düşerken, aşıklara yer yok kitaplarını da tavsiye ederim☺️🌸
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum. Mutlaka okuyacağım. 😊
Bir yazar daha tanıyorum incelemeniz sayesinde çok teşekkür ederim, harika anlatmışsınız gerçekten.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Tanıdığınıza memnun olacağınız cinsten bir yazar...
Reklam
Çok güzel bir inceleme olmuş, kaleminize sağlık 🙏 Tarık Tufan ‘ın Âşıklara Yer Yok kitabını da öneririm. Beğeneceğinize eminim 😇
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum, mutlaka okuyacağım. 😊
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.