Gönderi

David’in Hayat Macerası!
8/10
·1128 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2025 22:48
Herkese merhabalar 1K ailesi; Dev bir dünya klasiğini bitirmiş olmanın gururu ve mutluluğu; ama aynı zamanda Davy’den ayrılmış olmanın da burukluğu ile yazıyorum bu incelememi… Özellikle kalın kitaplarda karakterlere öyle bir bağlanıyorum ki bitince veda etmek çok zor oluyor benim için… Birçok okur hissetmiştir bu duyguyu sanırım. Hissetmemiş olan bizden değildir. :))) Hayat… 5 harften çok daha fazlası… Kitabı bitirince hissettiğim ilk şey hayatın ve insanoğlunun ne kadar garip olduğu oldu ve beynimde çocukluğumdan kalma youtu.be/9p1jMcnQa3s?si=... bu şarkı dönmeye başladı. :)) Çünkü David’in (ve yazarın) hayatı öyle inişlerle çıkışlarla dolu ki çok güzel dersler çıkartılabilir diye düşünüyorum. Hepimizin şu yaşam serüveninde bir hikayesi var. Geçmişimize dönüp baktığımızda ne çok şey atlatmışız. Bugünlerde yine sıkıntılarımız dertlerimiz var, gelecekte bizi bekleyen belirsizlikler bunaltıyor bizleri… Ama hayat denilen şey bir şekilde devam ediyor ve bir şekilde yaşamaya devam etmek zorundayız. Bazen böyle basit düşünmek iyi geliyor insana: Dünyaya geldik, yaşıyoruz, bir gün öleceğiz ve hikayemiz bitecek. Yeryüzüne değip geçen milyarlarca insandan yalnızca biriyiz, “çok da şaapmamak lazım” diye bakınca hayat daha da çekilebilir olabiliyor. Deneyin bunaldığınızda, iyi geleceğini düşünüyorum. :)) Kitabımız yarı otobiyografik bir roman. Yazarının hayatından çok fazla iz taşıyor. Satırların arka planındaki yaşanmışlıkları bilince çok daha fazla yüreğe dokunuyor eserler. Ki Dickens’ın çocuk kahramanları yüreğime dokunma konusunda hep çok başarılıdır… Charles Dickens İngiliz Edebiyatında birçoklarına göre Victoria Döneminin en büyük romancısı olarak kabul edilir. İki Şehrin Hikâyesi hariç hemen çoğu büyük kitabında başkarakter hep çocuklardır. Oliver Twist, Büyük Umutlar ‘daki Pip David Copperfield gibi birçok unutulmaz çocuk kazandırmıştır edebiyat dünyasına. Fakat yazar David Copperfield’ı ‘En sevdiğim çocuğum’ diye tanımlar. Bunun sebebi yukarıda da belirttiğim gibi karaktere kendi hayatından birebir yaşanmışlıkları yansıtması. Dickens da maddi zorluklarla mücadele edip çocuk yaşta bir depoda çalışmak zorunda kalmıştır, David de. Dickens da bir avukatlık bürosunda çalışmıştır David de.. Dickens da yazardır David de yazar olur vs… Tabii ki kitap ve karakterler kurmaca, tamamen hepsi yazarın hayatında birebir uyuyor diyemesek de David dışındaki diğer karakterler de hep yazarın çevresindeki insanları yansıttığını söyleyebilirim. Mr. Micawber’in babasını yansıttığı düşünülür mesela, Dora’nın da ilk aşkını.. Bu da karakterleri nasıl bu kadar derin ve detaylı yazabildiği konusunu açıklığa kavuşturuyor.. Dickens’ı Dickens yapan özelliklerden birisi de kitaplarında hep çok orijinal karakterler olması. Bu kitapta da yine öyleydi. Her biri bambaşka yapıda, aşırıya kaçan, hatta karikatür gibi uç noktalardaki karakter özellikleriyle komik bulabileceğiniz ama kurgunun kendi içinde hiç garipsenmeyen karakterlerle doludur Dickens’ın dünyası. Mr. ve Miss Murdstone, Mr. Creakle, Mr. Heep gibi aşırı kötü ruhlu insanlar, Mr. Micawber gibi aşırı komik, Miss ve Mr. Peggoty gibi çok iyi yürekliler, Agnes gibi melekler ve daha niceleri… Her bir karakter iz bıraktı diyebilirim… Yine yazarımızın o kendine has mizahi dili kendini çok güzel belli ediyor. Ben okurken çok keyif alıyorum gerçekten de. Adamın karakter isimleri bile orijinal.. Mesela Murdstone diye kötü kalpli bir karakter var. Murd İngilzicede cinayet anlamına gelen ‘murder’ dan geliyor. Stone da taş demek. İkisini birleştirip taş kalpli katil gibi bir isim vermesi inanılmaz keyifliydi. Dickens’ın İngilizceye kazandırdığı onlarca kelime var zaten. Kendine has bir edebiyatı tarzı var derken boşa demedim, az bile demişim :))) Size “medeniyet” ülkesi olarak bildiğimiz İngiltere’nin Victoria döneminden bahsetmek istiyorum biraz… Az buçuk dünya klasiği okuyan herkes mutlaka bu döneme ait birkaç roman okumuştur. Bu dönem kitaplarında dikkatimi çeken ve inanamadığım ilk şey çocuklara karşı olan acımasızlık, merhametsizlik. İnsanların vicdansızlığı, kötü kalpliliği… Oliver Twist Jane Eyre Büyük Umutlar vs gibi kitapların hepsinde çocuklara yapılan kötülükleri acımasızlıkları görüyoruz. İşin ilginç yanı bunun sadece bireysel bir kötülük değil, toplumca gayet normalleşen bir kötülük olması. Victoria Dönemi; Sanayi Devrimi’nin olduğu, çocukların 5-6 yaşlarından itibaren dokuma fabrikaları, maden ocakları gibi çok ağır şartlarda çalıştırıldığı, özellikle yetim çocukların psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldıkları bir dönem. Sanayi devrimiyle beraber işçi ihtiyacını böyle medenice!! bir yol ile çözmüşler. Ve toplum bu durumu öyle bir benimsemiş ki kimse garipsememiş. İnsanlarda acıma duygusu merhamet duygusu kalmamış. Dönemle ilgili çok fazla kitap okumama rağmen hala her seferinde hayretler içerisinde kalmaktan kendimi alamıyorum. Neyse ki sonrasında insan hakları, çocuk hakları konusunda toplum biraz bilinçlenmiş de durum bir nebze olsun düzelmiş. Gerçi bu haklar sedece belli kesim coğrafyaları kapsıyor ne yazık ki, günümüzde Afrika, Ortadoğu gibi bölgelerdeki çocukların hali ortada. Burda da ikiyüzlülüğü yine görebiliyoruz.. Neyse devam edelim biz… Kitap, David’in orta yaşlarındayken kaleme aldığı, doğumundan itibaren başından geçenleri anlattığı bir eser, olayları kendi ağzından dinliyoruz yani. Bence bu birinci şahıs dili çok yerinde olmuş, anlatıyı çok güçlendirmiş çünkü anılarından bahsederken “Şimdi düşünüyorum da o günlerde şöyledi böyledi ama şu an böyle” vs. gibi kısımlar çok fazla. Buralarda çok fazla hayat dersi vardı. Dickens zaten gözlem yeteneği inanılmaz güçlü bir isim dolayısıyla hayat tecrübeleri paha biçilemez bana göre… Kitapta psikolojik tahliller, derinlikler çok güzel işlenmişti. Karakterlerin iç dünyasına indikçe, olaylara karşı tavırlarını davranışlarını gördükçe iki asır önceki dönem bile olsa, insan hep insandır ve duyguları, psikolojileri hep benzerdir diyorsunuz… Roman “Bildungsroman” dediğimiz, karakterin gelişimini, değişimini kapsamlı şekilde işleyen oluşum romanı. Yazar David’i öyle ilmek ilmek dokumuş ki bu tanımın hakkını fazlasıyla vermiş. Davy’i resmen ellerinizde büyütüyorsunuz okurken. Karakterinin üzerinde etki eden olayları, insanları çok güzel tespit edebiliyorsunuz. Yazar David üzerinden çok da güzel bir mesaj veriyor: “Tüm zorluklara rağmen yola devam et ve yarışı kazan!” S.531 David doğduğu günden beri çok zor şartlarda büyüdü, yetim doğdu, küçücükken annesini kaybetti, üvey babasının işkencelerine maruz bırakıldı, çocuk yaşta kendi ayaklarının üzerinde durmak zorunda kaldı, aşk acısı, ölüm acısı, dost kazığı vs. vs… Ama bütün bunlara rağmen hiçbir zaman doğru yoldan şaşmadı. Hep dürüstlüğüyle, güzel ahlakıyla, iyi kalpliliğiyle herkesin sevgisini kazandı ve hayatını emek emek yoluna koydu, maddi manevi çok güzel bir hayata erişti sonunda… Örnek alınası bir hikaye gerçekten de…Keşke bizler de hayat yolunda bu düzlemde gidebilsek… Bu arada derler ki Dickens bu romanı yazarken kendi hayatında isteyip de yapamadığı şeyleri, içinde ukde kalan şeyleri David’e yaptırmış, bu şekilde içini rahatlatmış. Benim çok hoşuma gitti bu durum. Benzer bir durumu Kaan Murat Yanık ‘tan duymuştum. “Çocukken zamanda yolculuk yapmayı isterdim, büyüyüp bunu yapamayacağımı anlayınca ben de zamanda yolculuk yapabileceğim romanlar yazmaya başladım” diyor Kaan Murat. Edebiyat, sanat, hayal dünyamız… Bunlar çok kıymetli hazineler. Hayat akışında yapmaya güç yettiremediğimiz şeyleri bu şekilde yapabilmek çok anlamlı diye düşünüyorum… Çok uzun soluklu fakat kesinlikle okunması gereken bir klasik… Özellikle benim gibi Dickensseverler mutlaka okumalı. :)) Kitap ile kalın dostlarım.. Herkese keyifli okumalar diliyorum…
Edebiyat
David CopperfieldCharles Dickens · İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,553 okunma
·
291 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Tebrikler kankam gözün aydın senin okuyacağın tuğla klasik kalmadı gibi birşey dhdshfshf Yorumunu okuduktan sonra kitaba başlayasım geldi vicdansız kankam benim , böyle inceleme yazıp beni arada niye bırakıyorsun 😂😂😂 Şaka bir yana eline sağlık öykü okur gibi inceleme okudum ve bunda şunu farkettim daha önceki incelemelerde bu yok Charles Dickens öyküsü okudum gibi hissettim bu kadar kalın kitaplarda çok benimseniyor herhalde eser, yazımına yansımış yazarın havasını aldım . Kendine iyi bak kankam nice güzel kitap okumalara nice incelemelere seviliyorsun🥳🥳🥳
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Yücel Ünal Biliyorum tabii ki bilmem miii Jan Valjan senii 😂😂
🥳 Yapıyorsun bu sporu Emineee 🥳 eline emeğine sağlık sayende hikaye gibi inceleme okuyoruz 🤗 Aslında senin incelemelerini hangi kitabı okusam kısmında okumak gerek 🤣
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Ali Osman Gökbulut Yaaaa ama utandırıyosunuz benii 🙈🫠 Teşekkür ederimm 🙏🌸
Teşekkürler.. okumadan ölmeyin diyeceğim bir kitap.. bu alemde ilk 5 in içinde her zaman yer bulabilecek bir eser..
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Yüksel Yüksel Her okurun mutlaka okuması gerekiyor bence de.. Ben teşekkür ederim yorumunuz için. 🙏🍀