Gönderi

5/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2025 21:47
Merhaba arkadaşlar. Ölüm Odası benim de çevirisi için zorlandığım eserlerden biri oldu. Perry Mason’un sayesinde yine evrensel bir konuyu öğrenmiş olduk: Yelpaze Dansı. Bir Kore geleneği olduğu dışında hiçbir bilgim hala da yok. Hikaye ise birkaç yelpazenin ilan verilmesi ama bunun yerine atı kaybolan kişilerin bu ilan için başvurması ile başlıyor, bir cinayet ile devam ediyor ve tabii ki Perry Mason’un savunduğu müvekkilinin yine haklarını koruduğu bir durum ile son buluyor. Güzel bir kitap mı derseniz, daha iyilerini okuduğumu söyleyebilirim. Ancak öyküde güzel noktalar var. O dönem araçlarını düşünelim öncelikle çünkü bir trafik kazası var. 80 hız ile gitmenin o dönem için çok büyük olduğunu düşünebiliriz. Lastiklerin eriyeceği düşünülüyor. Ardından bir kaza oluyor İspanyolca konuşan Meksikalı bir kadın (Maria Gonzales) çıkıyor ortaya. Kitaptaki Jose Colima karakterinin de halası olur kendisi. Ayrıca Meksika halkına nasıl bir gözle bakıldığını da satır aralarında görebilirsiniz. Kadının arabasında bizim hikayeye konu olan parçalar ve bir tane de beyaz renkte dans ayakkabısı çıkıyor. Adı her neyse. Araba kazasında eşyasını kaybeden var mı gibisinden bir ilan veriliyor gazeteye ve 2 kişi başvuruyor. Bunlar aslında parçaları anlamayan insanlar ve at için gelip başvuruyorlar. İşin ilginç yanı, at ne alaka diyebilirsiniz. Bu sorunuzu unutmayın kitabın ilerleyen bölümünde cevap alıyorsunuz. Diğer yandan ilana 2 erkek başvuru yapıyor. Birisi Lois Fenton karakterinin erkek arkadaşı, diğeri ise John Callendar yani Lois Fenton’un kocası. Lois Fenton ise bu kitabın üzerine yazıldığı karakter. Birkaç karakteri verdim ama fazla karakter var. İyi tarafından bakarsak çiftliklere ve tabii ki hikayeye konu olan atlara dair çok güzel anlatımlar var. Ancak bakmak istemediğimiz -kötü- taraftan baktığımızda ayrıntıların birbirine uymadığını, hikayenin çok parça olduğunu ve bu parçaların birleşmediğini, hatta size bir de sürpriz vereyim mi? Bunu açıklamalıyım: -En baştaki kaza sahnesine dönersek burada karşılıklı gelen 2 araçla bir de kaza yapan araç var. İşte bu kazaya sebep olan araç hiçbir zaman açıklanmıyor kitapta. Ben, her detayı mutlaka kullanmaya çalışan yazarın açıkçası bunu unuttuğunu düşünüyorum. Bu kısmı atlamış çünkü kazaya sebep olan kişiye hiç odaklanmadık bile. Diğer yandan mükemmel bir detay var kitapta. Gardner’in 2 kadın arasındaki farkı dahi anlamayacak kadar kadınları gözü görmeyenleri o dönem yerden yere vurduğunu, cinsiyetçilik yapmaktan vazgeçmeyenleri, Amerikan sosyal hayatını da yerin dibine geçirerek incelediğini görüyoruz. Ancak bizler buna şaşırmıyoruz. İlk defa duyanlar hariç hepimiz biliriz ki özgürlükler ülkesi kadınlara ikinci sınıf insan gözüyle bakmadığı gibi siyahileri insan yerine bile koymuyordu. Hoş, günümüzde de hala bunu yaptıkları için ne söylesek boş. Ama yazarın böyle bir bakış açısının zirve dönemine bu şekilde bir eleştiri sığdırması çok önemli. Ve ayrıca yolda görsek tanımayacağımız insanların kitapları bilmem kaçıncı baskıyı yaparken Gardner’in kitaplarının birkaç cilt halinde dahi birleştirilip yeniden yayımlanmaması edebiyat dünyamızın en büyük ayıplarından biridir benim gözümde. İncelemeler: #54080005 #81013469 #81346276 #84407532 #85307635 #87829552 #88739286 #89546521 #90897283 #134189056 #262745858 #262953941 #264244614 #265224602 #265373021 #265480708 #265729097 #265794717 #265892133 #266122620 #267390300 #267919812 #268713686 Okumalar: Amber Denen Kedi Apandisit Arsenik Bir Çift Güzel Bacak Gördüm Cesur Dul Çığlık Çıplak Hayalet Çıplak Kız Gorile Dikkat Gör Duy Sus Hayalet Koca Her Kombinezon İçini Göstermez Kabus Kan Kızıl Saçlı Kımıldandı Kördüğüm Kurnaz Kadın (Kaçak Hemşire) Kürkü Güve Yemişti Öleceksin Ölen Kim Ölüm Odası Siyah Otomobil Şantaj Tuzak İçinde Tuzak Hepimize iyi okumalar dilerim..
Ölüm OdasıErle Stanley Gardner · Akba Yayınları · 19698 okunma
··
307 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.