Okuma algılarınızı yerle bir edecek o kitap!
9/10
·144 syf.··
2025 78. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 18:32
Arthur Schopenhauer, Nasıl bilirsiniz? Bir önceki yazımda, (#258619423) karşı çıkmışım kendisine karanlık, karamsar, hayat karartan filozof denmesine… Wikipedia’da dahi kendisine bir başlık açılmış, "kötümserliği" (pesimizm) diye: “İstencin, her şeyden önce her şeyi istemenin esası ihtiyaçtır, eksikliktir, yetersizliktir. Sonuç itibarıyla acıdır. Öyleyse yaşam, can sıkıntısı ile acının arasında sallanarak gidip gelendir.” Her insan kendi penceresinden bakar değil mi hayata? Kiminin baktığı pencerede demir parmaklıklar vardır, kiminin penceresinden görünmez uçsuz bucaksız gökyüzü… “Gökyüzü inadına mavi, yaşamak inadına güzel,” diyen Ümit Yaşar Oğuzcan 24 kez intihar girişiminde bulunmadı mı? En azından üçünü ölmeden kendi kabul etti. Okumaksızın geçen boş zaman bir tür ölüm, insanın canlı canlı görülmesidir. Seneca Ama nasıl okumak! “İnsanlar bu topraklarda boş zamanlarını okumakla dolduruyorlardı, dolu zamanlarında ne iş yapıyor ve ne yapmaya davet ediliyorlardı?” Bir boş zaman uğraşı mıydı okumak? Ya da yalnızca okumak yetiyor muydu? Nice okurlar var art arda okuyan, okuduğu üzerine yazmayan, tartışmayan, yorumlamayan; bir kitabı bitirip öylece diğerine geçen… İşte bunlara şiddetle karşı çıkıyor yazar. “Okumak kişinin kendi kafası yerine başka birisinin kafasıyla düşünmesidir.” Zira üzerine düşünüp tartışmıyor, sorgulamıyor ve yer yer karşı çıkmıyorsak yalnızca yazarın aklıyla düşünüyoruzdur. “Daha da önemlisi bir insan salt okumak uğruna gerçek dünya ile bağını koparmamalıdır.” Öyle gömülüyoruz ki farkına dahi varmıyoruz bazen akıp giden hayatın… Binlerce hayat yaşayalım derken bir tane olan hayatımızı da kaçırma aşamasına geliyoruz. Okurken yaşamalı… Çok okuyan mı çok gezen mi bilir demek yerine okumalı, gezmeli… Kitaplar da hayatı anlatıyor bize, okuyarak kendi hayatından kaçamıyorsun. Ve kitaplar… Öyle güzeller lakin seçmek öyle önemli ki… “Dünyada kitaplardan daha tuhaf satış metalarına rastlamak galiba imkansızdır: Anlamayan kimseler tarafından basılır, anlamayan kimseler tarafından satılır, anlamayan kimseler tarafından okunur, hatta tetkik ve tenkit edilirler; ve şimdilerde artık onları anlamayan kimseler tarafından kaleme alınmaktadır.” Ne kadar yanlış diyebiliriz şu cümleye? Uygulamada dahi okurdan çok yazar yok mu? Kimileri nitelikliyken kimileri sırf okunmak uğruna kitaplarını servis eden, okumayınca lekeleyen, hakaret eden, küsen, giden… Her kitabı okumak bir şey katar mı insana? Bir şey katmayan uğraş insanın kendi hayatından çalması değil midir? Hangi kitapta büyük günah değildir hırsızlık, hele ki insanın kendi hayatını çalmasıysa… Bir adım ötesi intihar değil mi? “Çünkü bir insan ne kadar kendi kendisine yeterse, başka insanlara o denli daha az gereksinim duyacaktır -haddizatında başka insanlar da ona- o kadar az tahammül edebilecektir.” Yalnızca okumak ve yazmak değil yaşamak da önemli bir yer tutuyor eserde. Mutluluk kendi kendine yetenlerindir,, diyordu bir kitabında. Yetebiliyor musunuz kendisine? Şimdilerde moda oldu bir şeyleri kendi başına yapabilen insan olmanın ayrıcalığı. Çok önceden değiniyor buna Schopenhauer, kendine yettiğinde yalnız kalmıyorsun, yalnız kalmaktan korkmayınca kimseye ihtiyaç duyduğunu hissettirmiyorsun. Kimse seni üzemiyor, yoramıyor; tek başına yaptığın eylemlerden de büyük keyif alıyorsun. “En mutlu insan da içindeki zenginliği kendisine yeterli olan ve varlığını idame ettirmek için dışarıdan ya çok az veya hiçbir şeye ihtiyaç duymayan insandır.” “Dünyanın anlaşılmaz, akılsız prensipler üzerine kurulu nedenselliklerinin olduğunu söyleyerek dikkat çekmiştir” Immanuel Kant’ın öğrencisi, Friedrich Nietzsche’nin akıl hocası… (İkisi de ayrı manyak dediğinizi duyar gibiyim, demeyin. Öyle tanımlamalara girmeyelim.) Felsefe deyince akla gelen önemli isimlerden… Öyle cümleleri var ki insanı saatlerce sorgulamaya itiyor. Onlarca kişisel gelişim kitabı okunsa onun verdiği ruhsal sorgulamayı sağlayamaz. Bulduğu bütün anlamları sorgulamaya giriyor insan… Doğru bildiğiniz yanlışları sorgulamaya, Huzurla okuyorum derken huzurunuzun kaçmasına, Ruhunuzda geceler sürecek çalkantılara, varsanız okuyun derim. Aksi anlamsızlıklar içine düştüğünüzü hissettirir size. Çok az Batılı filozof yakalayabiliyor Doğunun ruhunu… Metafizik içinde boğmuyor sizi. Boğulacaksa da bir okur Schopenhauer ile boğulmalı, Kant ile Nietzsche ile… Okumakta aradığınız suyun bir de böylesine dalmalısınız…
Felsefe ve Düşünce
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20134,836 okunma
··
5,7bin Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Bazı kitaplara kefil olunur. Öyle bir kitap.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Uzun zaman sonra bir kitap, bir inceleme bu kadar çok yüreğe hitap etsin istiyorum. Paylaşımlar akışa düşmüyor. Paylaşarak, yorumlayarak vesile olabilirsiniz.
Mutlu Olma Sanatı'nda, "Mutluluk kolay değil: İçimizde bulmak çok zor, başka yerde bulmaksa imkânsız." cümlesiyle mutluluğun formülleri ve olası ihtimaller doğrultusunda gerçekleri yüzümüze bir tokat gibi indiriyordu yazar. İki ay önce okudum Mutlu Olma Sanatı'nı ve beğenmiştim. Kısa bir kitabın ne denli derin olduğunu hissettirmişti gerçekten. İncelemelerinizle de bizi bir araya getirdiğiniz ve fikirlerimiz doğrultusunda başka kitaplara yelken açmamıza öncülük ettiğiniz için teşekkür ederiz hocam☺️
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Katkınız için teşekkür ediyorum. Onu ben de okuyacağım. 😊
En sevdiğim kitaplardan emeğinize sağlık güzel bir inceleme olmuş
Bu yaz hedefimde “İsteme ve Tasavvur olarak dünya” var ama bakalım ne zaman başlayacağım 🙂🙃🙂🙃