“Yahudinin gözleri yok mu? Yahudinin elleri, organları, bedeni, duyguları, sevgileri, tutkuları yok mu? Aynı yiyeceklerle beslenmiyor mu? Silahla yaralanınca aynı acıyı duymuyor mu? … Kışın soğuğunu, yazın sıcağını bir Hıristiyan gibi duymaz mıyız?”Herkesin acıları vardı değil mi?
Filistinlilerin de yok muydu? Savaş altında geçen bir kış… Aç, susuz bir yaz… Zihnimde yankılanıyor bir çocuğun “Ölüp dinlenmek istiyorum artık,” diye bağıran çığlıkları. Unutmak ne mümkün Gazzeli Amir’in öyküsünü. Nefret tohumları saçılmış bir dünya, Uygur Türklerinin duyulmayan çığlıkları. “Yaraların hissedilmesi için tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur,” der Amin MaaloufÖlümcül Kimlikler’inde. Oysa kör, sağır, dilsiz bir Batı… Kendini medeni ilan edenlerin medeniyetsizlikte verdikleri amansız mücadeleye tanık oluyor dünya. Bir deha Shakespeare, yalnızca Yahudilerin klişelenmiş konumlarını –paragöz, faizci, tefeci- youtube.com/shorts/lbgFIYRdyUE değil Hıristiyan dünyasının ikiyüzlülüğünü de yerden yere vuruyor. İnsanları dinlerine, milletlerine göre ayıran dünyada bir tek gerici diye damgalanan Osmanlı çağın ilerisinde yürüyor: “Yahudileri yurttaşlığa kabul eden tek ülke Osmanlı İmparatorluğu idi.”
“Adalet uygulanacak olsa,
Hiçbirimiz kurtulamazdık!”
Venedik Taciri Antonio ve onun arkadaşı için borç almak zorunda kaldığı Yahudi faizci Shlock arasında geçiyor olaylar. Borç senedinde öyle bir madde var ki kan donduracak cinsten, “Vaktinde ödenmezse, kalbine yakın bir yerden yarım kilo et kesilecek.” “Borca karşı et” Mümkün mü böyle bir şey? En eski örneğini Hint Destanı Mahabharata’da görüyoruz. “Roma Hukuku’nda borcunu ödemeyen kişinin bedeni talep edilebiliyor.” Öyle Türk filmlerindeki gibi “Paran yoksa güzelliğin var,” gibi bir beden değil, düpedüz etinin parçası! “Hatta ikiye bölünebiliyordu.” Peki Antonio’nun bundan kurtulması mümkün mü? Kanunlar insanlara göre yorumlanabilir, insanları alt etmek için kullanılabilir mi? 400 yılı aşkın zaman geçmiş eser yazılalı, zaman gösteriyor ki dünya adalette bir adım ileri gitmedi.
“... işine geldiğinde
Şeytan da Kutsal Kitap'tan örnekler verebilir.”
“Çünkü kadının hafifliği kocayı ağırlaştırıp mutsuz eder.”
Çünkü dünyanın tüm derdi erkeklerin mutlu olmasıdır.
Çünkü dünya erkekler üzerine kurulmuş ve kadınlar da onlar sıkılmasın diye yanlarında dekor olarak var edilmiştir! Dört yüz yıl geriye de dört bin yıl ileriye de gitsek, Batı’nın merkezine, Doğu’nun yüreğine de gitsek kuramıyoruz kadın erkek dengesini. Hep biri ağır basmak zorunda, her iki cinsiyeti de varlığıyla ve tüm özellikleriyle kabul edemiyoruz. “Üç Mücevher Kutusu” Kadının kendi eşini kendisinin seçememesi ve erkeğin bir yarışmaya tabii tutulması… Varılması gereken nihai bir hedef midir kadın? Antik Yunan’dan itibaren, “Kadın evde kalmalı ve hükmedilmek için erkeğini beklemeliydi.” “Hiçbir kadın nesneleştirilemez,” diyor Ece Üner, kalıp yargılar geliyor aklıma, gülemiyorum bile.
“Hayatı fazlasıyla ciddiye alıyorsunuz,
Bu da hayatı size zehir eder.”
Her kitabında ele aldığı konular, verdiği örneklerin derinliği, Mitolojiye, destanlara, Doğu ve Batı edebiyatına hakimiyeti… Yaşadığı dönemdeki birikimi ile hayranlık uyandıran bir yazar Shakespeare, kimilerine göre “basit bir komedi”, “tipik bir aşk hikayesi” gibi görünse de eserleri derinlere indikçe neler neler çıkıyor içlerinden… Tüm kitaplarını bitirmek için çıktığım yolda bir kitabını daha bitirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Haklı belki de, hayatı fazla ciddiye alıyoruz. Ne der bir şair, “Haklıydı sözcüklerin efendisi William Shakespeare, değmezdi avuç açmaya bu yangın yeri.” instagram.com/reel/CPk6sKenzw9Shakespeare’in kalemiyle tanıştınız mı daha önce?
Benimki geç bir tanışıklık oldu, ama ölmeden onu tanımış olmak büyük bir zevkti! Herhangi bir eseri için “okumadan ölmeyin,” diyemem ama baştan başa William Shakespeare’i tanımadan ölmemelisiniz. Herkes yaşadığı dönemi pohpohlarken o derin eleştiriler yapabilen bir kalem! Dünyanın devrimci ruhlara ihtiyacı var, kılıçtan keskin kalemlere, çağına meydan okuyanlara!
Çifte İhanet ya da Dertli Aşıklar için: #208115367
Aşkın Emeği Boşuna için: #200437596
Kısasa Kısas için: #199030389
Kış Masalı için: #196788235
Nasıl Hoşunuza Giderse için: #191910035
Julius Ceasar için: #186410842
Kral Lear için: #185137883
Yanlışlıklar Komedyası için: #177842588
Bir Yaz Gecesi Rüyası için: #171824431
Othello için: #170941759
Atinalı Timon için: #170618579
Hamlet için: #157244403
Soneler için: #156018238
Romeo ve Juliet için: #152917748
Macbeth için: #147990867
İki yıldır Shakespeare okumamışım,
Çölde susuz kalmış da gözlerimi açınca deryada bulmuş gibiyim kendimi.Ve ben ömrümde böyle su görmedim.
Hocam öncelikle kaleminize sağlık. Önceden okuduğum eserdir. kaçan Jessica’nın yüzükle maymun alması :)) Tam komedi tiyatrosuna uygun durum. Ama bence eser Elizabeth döneminde yazıldığı için acaba minikte olsa o dönemi anlatmanızı beklerdim. Onun dışında çok güzel yazı olmuş✨
Ben diğer incelemelerinizi de tek tek okuyacağım 🪄✨
Aldığım notlar arasında ve Özdemir Nutku'nun girişinde az da olsa mevcut. Ama incelemede olsun diyeceğim o kadar çok şey var ki... Üzerine saatler değil günlerce konuşsak kimi kitapları anlatmaya yetmez, bizimki ufak bir kesit yalnızca.