Gönderi

KAHRAMANCA BİR YAŞAMIN BEKLENTİSİ: TATAR ÇÖLÜ
Puan vermedi·232 syf.··
2025 29. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2025 23:55
“𝘝𝘦 𝘣𝘦𝘬𝘭𝘪𝘺𝘰𝘳𝘴𝘶𝘯,𝘰 𝘵𝘦𝘬 𝓼̧𝘦𝘺 𝘨𝘦𝘐𝘴𝘪𝘯, 𝘴𝘦𝘯𝘪𝘯 𝘺𝘢𝓼̧𝘢𝘮ı𝘯ı 𝘴𝘰𝘯𝘴𝘶𝘻 𝓬̧𝘰𝓰̆𝘢𝘐𝘵𝘴ı𝘯 𝘥𝘪𝘺𝘦.” Rainer Maria RilkeRainer Maria Rilke •|Beklemek,beklemek ve beklemek…Umutla,ısrarla ve biraz da inatla harmanlanmış bir istekle beklemek…Bir şeyin olmaması..Ama tekrar beklemeye devam etmek …Çünkü beklenen şey bir gün mutlaka gerçekleşecektir öyle olmak zorundadır.Ve işte hayat tam olarak o noktada bitecek ve asıl da o noktadan başlayacaktır.İşte ele alacağımız bu kitap da tam olarak bunu anlatıyor… Bekleyişlerin,umudun ve yalnızlığın romanı: Tatar ÇölüTatar Çölü Kitaba giriş yapmadan önce çok kısa bir yazara değinmek istiyorum: •|20’nci yüzyılın en büyük yazarları arasında kabul edilen Dino BuzzatiDino Buzzati aynı zamanda hukuk mezunu,ressam şair ve gazetecidir. Öykü türündeki başarısından dolayı İtalyada oldukça prestijli bir ödül olan Strega ödülünü almıştır.Ülkesinde italyanın Kafka’sı olarak tanımlanır. •|Kitap genç teğmen Giovanni Drogo’nun kitapta kuş uçmaz kervan geçmez bir yer olarak tanımlanan sınırda yer alan Bastiani Kalesi’ne atanmasıyla başlar.Kendisine hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir kaleye ulaşma yolculuğunda bulur kendini.Köprüdeyken kaleden biri olduğunu tahmin ettiği yüzbaşı Ortiz ile karşılaşır.Karşısındaki yüzbaşında farkında olmadan kendi geleceğini görür.Yüzbaşı ise bu hevesli gençte kendi kaleye ilk geldiği zamanları içten içe anımsar.Bu kısma özellikle değinmek istememin nedeni bu kısmın geçtiği yer olan köprü metaforu.Köprü burada “eşik “ kavramını simgeliyor gibi geldi bana.Drogo eski hayatına tam da bu noktada veda eder.Ve yüzbaşıyla birlikte bilinmezliklerle dolu hayatına yeni adımlar atarak ilerlemeye devam eder. Bastiani kalesi… Kuzeyinde ıssız bir çöl… Tatar çölü… •|İlk başta yazarın italyan olduğunu bildiğimden dolayı tatarlarla bu kitabı bağdaştıramamıştım.Ancak okudukça yazarın tatarları seçmesinin tek nedeninin savaşçı özellikleri olabileceğini düşündüm.Tatarlarla ilgili çok sayıda tanımlama var ancak en çok ilgimi çeken Tatarların da moğollarla aynı soydan geldikleri yönündeki tanımlamalar.Moğollar da tarihte savaşçı ve istilacı özellikleriyle ön plana çıkan bir millet olduğunu çoğumuz biliyoruzdur:) ••Kitaba heyecan katan unsur da tatarların her an kaleye saldırıcı amacıyla gelebileceği •• 𝐏𝐞𝐤𝐢 𝐠𝐞𝐫ç𝐞𝐤𝐭𝐞𝐧 𝐯𝐚𝐫 𝐦ı 𝐛𝐮 𝐭𝐚𝐭𝐚𝐫𝐥𝐚𝐫 ? 𝐓𝐚𝐭𝐚𝐫𝐥𝐚𝐫 𝐠𝐞𝐥𝐢𝐧𝐜𝐞 𝐤𝐚𝐥𝐞𝐝𝐞 𝐧𝐞𝐥𝐞𝐫 𝐨𝐥𝐚𝐜𝐚𝐤? ••• ~Şimdi kitaba biraz daha yakından bakma vakti ~ Kitabı 3 ana başlık altında incelemek istiyorum: 🅩🅐🅜🅐🅝 Kitaptaki bana kalırsa en önemli unsur…Kitapta zaman ilk başta gecenin yerini gündüze,gündüzün de geceye bırakmasıyla başlar.Daha sonra mevsimlerin birbiri arasındaki hızlı yer değiştirmeleleriyle devam eder.Günler ayları, aylar da yılları takip eder…Çok zaman geçer ama az şey olur..Dışarıda her şey aynı “gibi” gözükür.Ancak içeride durumlar hiç de öyle değildir. 🅜🅔🅚🅐🅝 Kitap mekan olarak çoğunlukla Bastiani Kalesinde geçer.Kale, kitapta merkezden oldukça uzakta,ıssız ve kasvetli olarak tasvir edilir.Okurken kendinizi adeta o dingin, monoton ve tekdüze kalenin koridorlarında gezinir halde buluyorsunuz. Her sabah aynı duvarlara aynı güneşe aynı seslere uyanan Drogo ile bütünleşiyorsunuz.Kitapta Bastiani Kalesi oldukça derin sembolik anlamlar taşıyor.Kitapta Drogonun ardında ardında bıraktığı şehir hayatı kalenin aksine oldukça değişken,hareketli ve heyecan doludur.Ancak kale ise zaman dışı ve istikrarlı bir durağanlıktadır. ”𝐵𝑢 𝑧𝑎𝑚𝑎𝑛 𝑑ışı 𝑚𝑒𝑘𝑎𝑛 𝐷𝑟𝑜𝑔𝑜’𝑛𝑢𝑛 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑡ı𝑛ı𝑛 𝑏𝑖𝑟 𝑏ö𝑙ü𝑚ü 𝑔𝑒ç𝑖𝑟𝑒𝑐𝑒ğ𝑖 𝑦𝑒𝑟 𝑜𝑙𝑎𝑟𝑎𝑘 𝑏𝑎ş𝑙𝑎𝑟 𝑎𝑛𝑐𝑎𝑘 𝑡𝑎𝑚𝑎𝑚ı 𝑜𝑙𝑢𝑟.” 🅚🅐🅡🅐🅚🅣🅔🅡🅛🅔🅡 🅥🅔 🅢🅔🅜🅑🅞🅛🅛🅔🅡 𝓖𝓲𝓸𝓿𝓪𝓷𝓷𝓲 𝓓𝓻𝓸𝓰𝓸: Baş kahramanımız Drogo ile gencecik çiçeği burnunda bir teğmenken tanışırız.Umut doludur,heyecanlıdır ve önünde daha koskocaman asla bitmeyecek bir gelecek vardır.Kale onun kariyerinin sadece başlangıcı olacaktır.Zaman ne kadar ilerlese de umudu tükenmez.Beklentisi hayatının tekdüze günlerinin kıvrımlarda kaybolmaz.Umudu da umutsuzluğu da aynı anda temsil eder.Çevresinde insanlar olsa da daima yalnızdır.Kitabın en başında arkadaşı Vesco dahi ona kaleye yolcuğu esnasında bir noktaya kadar eşlik eder.Sonrası onu hayat yolculuğunda kendisiyle başbaşa bırakır.Drogo ömrü boyunca içindeki yalnızlık hissini doldurmak ve hayatı anlamlandırmak amacıyla bir arayışa girer.Kitapta yanızlık ile alakalı çok sevdiğim bu alıntıyı da eklemek istiyorum: “𝐷𝑟𝑎𝑔𝑜, 𝑖𝑛𝑠𝑎𝑛𝑙𝑎𝑟ı𝑛 ℎ𝑒𝑟 𝑧𝑎𝑚𝑎𝑛 𝑏𝑖𝑟𝑏𝑖𝑟𝑙𝑒𝑟𝑖𝑛𝑑𝑒𝑛 𝑢𝑧𝑎𝑘𝑡𝑎 𝑜𝑙𝑑𝑢𝑘𝑙𝑎𝑟ı𝑛ı 𝑓𝑎𝑟𝑘 𝑒𝑡𝑡𝑖, 𝑏𝑖𝑟𝑖𝑠𝑖 𝑎𝑐ı ç𝑒𝑘𝑡𝑖ğ𝑖𝑛𝑑𝑒, 𝑎𝑐ı𝑠ı 𝑠𝑎𝑑𝑒𝑐𝑒 𝑘𝑒𝑛𝑑𝑖𝑠𝑖𝑛𝑒 𝑎𝑖𝑡 𝑜𝑙𝑢𝑦𝑜𝑟, ℎ𝑖ç 𝑘𝑖𝑚𝑠𝑒 𝑜 𝑎𝑐ı𝑦ı 𝑏𝑖𝑟𝑎𝑧𝑐ı𝑘 𝑜𝑙𝑠𝑢𝑛 𝑑𝑖𝑛𝑑𝑖𝑟𝑚𝑖𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢; 𝑏𝑖𝑟 𝑖𝑛𝑠𝑎𝑛 𝑎𝑐ı ç𝑒𝑘𝑡𝑖ğ𝑖𝑛𝑑𝑒 𝑑𝑖ğ𝑒𝑟𝑙𝑒𝑟𝑖𝑛𝑖𝑛, 𝑑𝑢𝑦𝑑𝑢𝑘𝑙𝑎𝑟ı 𝑠𝑒𝑣𝑔𝑖 𝑛𝑒 𝑑𝑒𝑛𝑙𝑖 𝑏ü𝑦ü𝑘 𝑜𝑙𝑢𝑟𝑠𝑎 𝑜𝑙𝑠𝑢𝑛, 𝑏𝑢 𝑦ü𝑧𝑑𝑒𝑛 𝑎𝑐ı ç𝑒𝑘𝑚𝑒𝑑𝑖𝑘𝑙𝑒𝑟𝑖𝑛𝑖 𝑣𝑒 𝑦𝑎ş𝑎𝑚𝑑𝑎𝑘𝑖 𝑦𝑎𝑙𝑛ı𝑧𝑙ığı 𝑖ş𝑡𝑒 𝑏𝑢 𝑑𝑢𝑟𝑢𝑚𝑢𝑛 𝑜𝑙𝑢ş𝑡𝑢𝑟𝑑𝑢ğ𝑢𝑛𝑢 𝑓𝑎𝑟𝑘 𝑒𝑡𝑡𝑖.” 𝓞𝓻𝓽𝓲𝔃: Kitapta kaleye yolculuk esnasında Drogonun kaleden tanışacağı ilk kişidir.Drogo’nun geleceğini temsil ettiğini yazar daha ilk satırlardan okuyucuya hissettirir.Kaleye misafir olarak gelmiş ancak kalenin rutin hayat şartlarının pençesine hapsolmuştur.Ve kitap boyunca Drogo ile arkadaşlıklarında arada mevkileri değişse de bağları değişmez. 𝓐𝓷𝓰𝓾𝓼𝓽𝓲𝓷𝓪 : Bu karakterde en etkilendiğim kısım Drogonun onun ile alakalı gördüğü rüya olabilir.Bu rüyadan sonra yüzbaşı Monti ile sınır belirlemek için çıkılan yolculukta yaşananlar ve bunun sonuçlanma şeklinde derin anlamlar gizlidir.Bu karakter belki de kitapta kahraman olabilmeyi başarabilmiş tek kişidir ama nasıl mı ? Bedelini hayatıyla ödeyerek.. 𝓢𝓲𝓶𝓮𝓸𝓷𝓲 : En sevmediğim karakter olur kendisi.Bunun nedenini kitabın son sayfalarında çok daha iyi anlayacaksınız.Bence kitapta Hırsı,yalakalığı be bencilliği temsil ediyor. Kitapta dikkatimi çeken bir sembole de alıntı ile başlayarak değinmek istiyorum. 𝐷𝑟𝑜𝑔𝑜 𝑜 𝑔𝑒𝑐𝑒 ş𝑎ℎ𝑎𝑛𝑒 𝑝𝑒𝑙𝑒𝑟𝑖𝑛𝑖 𝑟ü𝑧𝑔𝑎𝑟𝑑𝑎 𝑠𝑎𝑣𝑟𝑢𝑙𝑢𝑟𝑘𝑒𝑛,𝑘𝑖𝑏𝑖𝑟 𝑑𝑜𝑙𝑢 𝑣𝑒 ℎ𝑎𝑚𝑎𝑠𝑖 𝑏𝑖𝑟 𝑔ü𝑧𝑒𝑙𝑙𝑖ğ𝑒 𝑠𝑎ℎ𝑖𝑝 𝑜𝑙𝑑𝑢ğ𝑢𝑛𝑢 ℎ𝑖𝑠𝑠𝑒𝑑𝑖𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢. 𝐾𝑎𝑝𝑢𝑡𝑎 𝑠𝑎𝑟ı𝑙𝑚ış 𝑡𝑟𝑜𝑛𝑘 𝑎𝑠𝑘𝑒𝑟𝑒 𝑏𝑖𝑙𝑒 𝑏𝑒𝑛𝑧𝑒𝑚𝑖𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢 (s:74) •Drogo kaleye yerleştikten kısa bir süre sonra kalenin terzisine bir pelerin diktirir.Bu ihtişamlı pelerin bence Drogo‘nun gençliğini ,diriliğini ve yükselme arzusunu temsil ediyor.Kitap boyunca da eskiyen ve gücünü yitiren şey sadece pelerini değil Drogo’nun kendisi oluyor.Drogonun umutları da pelerini de bir sandıkta saklı olarak boşluğa gömülüyor. •|Kitap o kadar alt metinli ve felsefi derinliğe sahip bir kitap ki…Bu inceleme yazmakta en zorlandığım inceleme olabilir.Bekleyiş ve umutsuzluk ancak bu kadar güçlü ve nefes alan bir anlatımla aktarılabilir. Ee roman boşuna Le Monde’un yüzyılın yüz romanı listesine girmemiş.Yalnızca İtalya’da değil tüm dünyada da yankı uyandırmış… •|Hangimizin umutla beklediği bir şey yok ki..Yaşamanın özünde hep bir bekleyiş var.Çoğumuz bekleriz ve çoğu zaman ne beklediğimizin dahi farkında olmadan.Güzel günler uzaktadır ve bir gün mutlaka gelecektir.Bir gün bizler de olmak istediğimiz kişi olacağızdır.Romanda bu kahraman olarak hayatı anlamlandırma teması etrafında dolanır.Çünkü karakterimiz bir askerdir.Savaşlar hepimiz için korkunç bir olguyu temsil ederken bir asker için hayat amacı anlamını taşıyabilir.Çünkü Drogo gibi kaledeki tüm askerler de her monoton günde hayat sahnesinde bir izleyici konumunda bekleyiş içerisindedirler ancak bir savaş durumunda sahneye çıkma vakitleri gelecektir.Ve kahramanca savaşarak hem hayat gayelerini nihayete erdirecek hem de cesaretlerini sonsuzluğa altın harflerle yazdıracaklardır.Ancak Bastiani kalesinde görevlerinin monoton ritmi çerçevesinde adeta kaybolurlar.Kalenin surları içindeki tekdüzeliğe öyle derinden hapsolurlar ki dışaradaki hayattan tamamen koparlar.Ve neyi beklediklerini dahi unutmuş bir sarhoşlukla yaşamaya devam ederler… TᵃtᵃR çöLü vᵉ ᵒkᵘʳkᵉⁿ hᵃᵗıʳLᵃᵈığıᵐ bᵃᶻı kⁱtᵃpˡᵃr ⱽᵉ ᵃLıⁿᵗıˡᵃr •Kitapta Drogo’nun bu arayışı bana Suç ve CezaSuç ve Ceza romanındaki Raskolnikov’u hatırlattı.Neden mi? O da bir arayışta değil miydi? Yaptığı şeyi neden yapmıştı? Kendisine bir soru sormuştu.Ben bir bit miyim? (Sıradan insan) yoksa insan mı? (Napolyon,Hz.muhammed gibi olağanüstü insanlar)…Drogo’dan en önemli farkı onun bunun öğrenmek için beklemek yerine eyleme geçen bir karakter olması…Oldukça alakasız gibi görünen benzer ruhu taşıyan karakterler…Yani ,bence:) • SatrançSatranç kitabında geçen bu alıntının verdiği hissiyat da burada tüm kitaba yayılmış durumda: “İ𝑛𝑠𝑎𝑛 𝑠𝑎𝑏𝑎ℎ𝑡𝑎𝑛 𝑎𝑘ş𝑎𝑚𝑎 𝑘𝑎𝑑𝑎𝑟 𝑏𝑖𝑟 ş𝑒𝑦 𝑜𝑙𝑚𝑎𝑠ı𝑛ı 𝑏𝑒𝑘𝑙𝑒𝑟 𝑣𝑒 ℎ𝑖ç𝑏𝑖𝑟 ş𝑒𝑦 𝑜𝑙𝑚𝑎𝑧. 𝐵𝑒𝑘𝑙𝑒𝑦𝑖𝑝 𝑑𝑢𝑟𝑢𝑟 𝑖𝑛𝑠𝑎𝑛. 𝐻𝑖ç𝑏𝑖𝑟 ş𝑒𝑦 𝑜𝑙𝑚𝑎𝑧. İ𝑛𝑠𝑎𝑛 𝑏𝑒𝑘𝑙𝑒𝑟, 𝑏𝑒𝑘𝑙𝑒𝑟, 𝑏𝑒𝑘𝑙𝑒𝑟, ş𝑎𝑘𝑎𝑘𝑙𝑎𝑟ı 𝑧𝑜𝑛𝑘𝑙𝑎𝑦𝑎𝑛𝑎 𝑑𝑒𝑘 𝑑üşü𝑛ü𝑟, 𝑑üşü𝑛ü𝑟, 𝑑üşü𝑛ü𝑟. 𝐻𝑖ç𝑏𝑖𝑟 ş𝑒𝑦 𝑜𝑙𝑚𝑎𝑧. İ𝑛𝑠𝑎𝑛 𝑦𝑎𝑙𝑛ı𝑧 𝑘𝑎𝑙ı𝑟. 𝑌𝑎𝑙𝑛ı𝑧. 𝑌𝑎𝑙𝑛ı𝑧…” •Son olarak biraz dolaylı yönden de olsa benzettiğim bir diğer karakter de İvan Gonçarovİvan Gonçarov yarattığı “Oblomov”karakteri.Oblomov nasıl biriydi? Hareketsiz,durağan,atalet içinde bir yaşama sahipti.Her şeyin farkındaydı ama hiçbir şey yapmıyordu.Benzettiğim en önemli nokta da Oblomov hayat sahnesinde bir savaşçı değil de seyirciydi.Ruhu hayatın ortasında yaşamı ise kıyısında bile değildi.Onun Bastiani kalesi ise koltuğu,battaniyesiydi.Pelerini de eskimiş hırkası… •|Çok uzattım farkındayım ama hala yazacak öyle çok şey var ki benim için…Bu kitabı benimle hiç sıkılmadan konuşmak isteyen varsa sabaha kadar konuşabiliriz:) kitaptan bu kadar övgüyle bahsetmeme dayanarak çok aksiyonlu ve olaylı bir kitap beklemeyin.Kitap aslında hiçbir şey olmuyormuş gibi gözüken ama aslında çok şey olan kitaplardan…Kitapta oldukça tekinsiz,gergin,yanılsamalı ve kasvetli bir ortam var.Her sayfayı evet şimdi gelecek, onlar gelecek olması gerekenler işte şimdi olacak diyerek çevireceksiniz…Siz de kitabın içerisinde bir karakter olup elinizde dürbün,kuzeyi gözler halde bulacaksınız kendinizi..Bulanık görüntüler göreceksiniz ama gerçek mi sanrı mı asla ayırt edemeyeceksiniz…Yattığınız odada aralıksız bir damlama sesi duyacaksınız ama sese olduğu gibi her gün aynı yerden aynı açıyla ve ışıkla doğan güneşe,her gün aynı saatte başlayıp biten ayak seslerine,komutlara,alışacaksınız…Evet alışacaksınız… Çünkü; “İ𝑛𝑠𝑎𝑛 𝑎𝑙ışı𝑦𝑜𝑟.” (S:18) Artık en sevdiğim alıntıyla incelememi sonlandırma vakti…Kitaplar yolunuza ve kalbinize ışık olmaya devam etsin… https://1000kitap.com/gonderi/274400619
1000Kitap
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,7bin okunma
··
2.648 Gösterim
7 Yorum
Emeğine sağlık Baharcım, severek okuduk ve aklımızdan çıkmadı Dragon. Harika ötesi bir analiz olmuş tebrik ederim 🥳💫💫💫
Bahar keskin
Gönderi Sahibi
Yiaa teşekkür ederim 🙏🌸Senin takdirini almak en büyük motivasyonlarımdan biri🌸🫂🎀
Emeğine sağlık bacım tekrar okumak için listeme ekledim Drogan detayı harikaa olmuş💮💮💮💮💮💮
Bahar keskin
Gönderi Sahibi
Harika olan sensin Rabişş🫶🏻
👌👏 harika idi
Bahar keskin
Gönderi Sahibi
Evet kitap çok çok güzeldi👍🏻
Bu incelemeyi okurken sadece bir inceleme olmadığını görüyor ve senin derin bilgini, kitapları okumak yerine yaşadığını bir kez daha anlıyorum. En beğendiğim kısım Tatar çölünü başka kitaplarla ve oradaki alıntılarla karşılaştırdığın ve bize de bakış açısı sunduğun bölümdü. Buram buram emek kokan bir inceleme olmuş. Uzunca yazmana rağmen okurken hiç sıkılmadım. Ama şunu da söylemeliyim ki kitabın içeriğiyle ilgili bölümlerden ziyade senin yorumlamalarını okumak çok daha keyifliydi. Yeni incelemelerini merakla bekliyor olacağım kalemine sağlık.👏🏻
Bahar keskin
Gönderi Sahibi
Kitaplara olan sevgi ve bağlılığımdaki rolün öyle farklı yerlerde ki🙏 kitap okumak ve seninle konuşmak,bana kattıkların🫂İyi ki varsın canım kız kardeşim🎀🌸🫶🏻
Kitabı bir daha okumuş kadar oldum . Analizin mükemmel 👏🏼
Bahar keskin
Gönderi Sahibi
Yiaaa çok teşekkür ederim canım ✨kitap dostum,öğretmenim✨ 🫂🎈❤️💃🎀
Reklam
Harika bir kitap okurken zamanı kaybediyorsun sanki içine işliyor.
Bahar keskin
Gönderi Sahibi
Kesinlikleeee✨💫
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.