Yazar Dedikoduları 5- Ursula K. Le Guin
Selam! Yazarlarla dedikodu serimizin 5. Bölümündeyiz. Serinin diğer yazarlarına (Tolkien, Agatha, Stephen, Gorki) profilimden ulaşabilirsiniz. Sonunda @RS_Reader isteği ile serinin "Bilge Annesi"ne, yani Ursula K. Le Guin 'e geldik. Ursula K. Le Guin: Ejderhalarla Konuşan Feminist Bir Devrimci Ursula’yı sadece "fantastik yazar" sananlar çok yanılıyor. O, aslında antropoloji eğitimi almış bir zihinle, "Başka bir dünya mümkün mü?" diye soran bir laboratuvar kurmuştu. Ama gelin biz işin biraz daha "perde arkası" detaylarına bakalım: 1-) O Meşhur Ödül Töreni: "Satış Değil, Özgürlük İstiyoruz!" Ursula, o tatlı ve bilge görüntüsünün altında tam bir savaşçı gizliyordu. 2014 yılında Ulusal Kitap Vakfı tarafından "Seçkin Hizmet Ödülü" alırken yaptığı konuşma, bugün bile YouTube’da "Mic Drop" (mikrofonu bırakma) anı olarak geçer. Sektörün Amazon gibi devlerin elinde "kar makinesine" dönüşmesini haşladı. "Bizler özgürlüğü hatırlayan yazarlara ihtiyaç duyacağız. Şairlere, vizyonerlere; daha büyük bir gerçekliğin realistlerine!" dedi. Ödülü verenler dahil bütün yayıncıların gözünün içine bakarak, "Edebiyat bir meta değildir. Kâr amacı, sanatın amaçlarıyla çeliştiğinde sanatı korumalıyız" diyerek salonu buz kestirdi. 85 yaşındaydı ama enerjisi en genç devrimciden daha yüksekti. 2-) "Büyücülük Okulunu Ben Kurdum!" (Rowling ile Bitmeyen Hesaplaşma) Ursula, Harry Potter dünyasının başarısını takdir etse de, J. K. Rowling ’e karşı hep bir "biraz özgün olsaydın keşke" tavrı takındı. Mesele Ne? Ursula’nın 1968 tarihli başyapıtı Yerdeniz Büyücüsü , bir büyücülük okulunu (Roke Adası) ve "kadim dilde isimlerin gücünü" anlatan ilk modern fantezi eserlerinden biridir. Ursula, Rowling’in Harry Potter ve Felsefe Taşı serisi için "Tarzı vasat, hayal gücü türevsel (başkalarından alınma)" dedi. Ona göre Rowling, Ursula’nın ektiği tarlada hasat yapıyordu ama ne kendisine bir teşekkür etmişti ne de türün geçmişine saygı göstermişti. Ursula, büyücülük okulunun "sevimli bir yatılı okul" olmadığını, sihrin bir bedeli olduğunu ve dengeyi bozmanın felaket getireceğini savunurdu. Rowling’i "ahlaki açıdan çok siyah-beyaz ve basit" bulurdu. !! Hep söyledim hep söyleyeceğim, Rowling hp serisini özene bezene yazmış, ama gerçekten özenerek. Tatlı ve eğlenceli bir çocuk kitabı ama toksik fanları ha bire onu şaheserlerle kıyaslamaya çalışıp duruyor. Haddinizi bilin Harry Potter ne bir Ursula kitabı seviyesinde ne de Tolkien. Özenti serinizi evet, siz diğer kitaplardan daha fazla seviyor olabilirsiniz ama bu onu diğer kitaplardan daha iyi yapmaz. Sinirimi attığıma göre, geçelim!! 3-) Tolkien : "Üstada Saygı, Fikirde Kavga" Ursula’nın J. R. R. Tolkien ile ilişkisi tam bir "boynuz kulağı geçer mi?" tartışmasıdır. Ursula'nın "Fantezi kaçıştır ve bu onun şanıdır" sözü aslında bir savunmadır. Ursula, fanteziyi küçümseyenlere karşı Tolkien’i kalkan olarak kullanırdı. "Bir mahkûm için hapishaneden kaçmaya çalışmaktan daha onurlu ne olabilir?" diyerek türü savunurdu. Ancak Ursula bir antropologdur! Tolkien’in Orta Dünya’sındaki kadınların etkisizliğini (Galadriel ve Eowyn'i istisna görse de) ve ırkların "Doğu’dan gelen kötü orklar" şeklindeki ayrımını fazla muhafazakâr bulurdu. Kendi dünyasında (Yerdeniz), ana karakterlerin ten rengini bilerek esmer/koyu renk yapmıştır ki Batı merkezli fantezi algısını kırsın. !! Bu konuda bir altyazı geçmek istiyorum, Orta Dünyada birbirinden güçlü kadın karakterler var ancak herkes Orta Dünyayı Yüzüklerin Efendisinden ibaret sandığı için bu karakterler kişilere yetersiz geliyor. Elbette ben de bunun hakkında ileti yapacak olan kişiyim. Ayrıca Tolkien, okurların hikâyeyi gerçek dünya olaylarına (örneğin Yüzük'ü atom bombasına, Sauron'u Hitler'e veya Saruman'ı Stalin'e) benzetmesinden hoşlanmıyordu. Şöyle demiştir: "Alegoriden, her türünden nefret ederim; yaşlandığımdan ve dikkati çekecek kadar ihtiyatlı olduğumdan beri de bu nefretim baki kalmıştır. Ben, ister tarih olsun ister kurmaca olsun, okurun deneyimine ve düşüncelerine göre şekillenen 'uygulanabilirlik' (applicability) özelliğini çok daha fazla tercih ederim." !! 4-) Reddedilme Mektubu: "Bu Kitabı Kimse Okumaz!" Ursula’nın en büyük başyapıtlarından biri olan " Karanlığın Sol Eli ", zamanında bir yayıncı tarafından reddedilmişti. Gerekçe: Yayıncı mektubunda, "Kitap çok karmaşık, okunması çok zor ve cinsiyet meselesi okuyucuyu rahatsız eder" demişti. Bugün o kitap bilimkurgunun İncil’i sayılıyor. Ursula bu mektubu yıllarca sakladı; başarının, birinin "hayır" demesiyle bitmediğinin en büyük kanıtı olarak. Ursula için yazmak bir "kapı açma" eylemiydi. Bilimkurguyu sadece uzay gemileri için değil, "Cinsiyet olmasa ne olurdu?" ( Karanlığın Sol Eli ) veya "Mülkiyet olmasa ne olurdu?" ( Mülksüzler ) diye sormak için kullandı. "İşin ne kadar zor olduğu umurumda bile değil" diyerek, popüler olanı değil, doğru olanı yazmanın peşinden gitti. 5-) Yazma Rutini: "8:00’de Başla, Ejderhaları Besle!" Ursula’nın çok disiplinli bir rutini vardı ama bunu çok esprili anlatırdı: Sabah 5:30’da uyanır, kahvaltı eder, 8:00’den öğlene kadar "yazar". Öğleden sonraları ise "yazmadığını" söylerdi çünkü ona göre beyin sadece o kadar süre ejderhalarla konuşabilirdi. Yazdıklarının çoğunun "komik" olduğunu düşünürdü. Ciddi meseleleri anlatırken araya sıkıştırdığı o ince mizah, onun en büyük silahıydı. 6-) “Kadın Kahraman Yazmak Değil, Dünyayı Yeniden Kurmak” Ursula, feminizmi “güçlü kadın karakter yazmak” seviyesinde görmezdi. Ona göre mesele, gücün kendisini sorgulamaktı. Yerdeniz’de erkek egemen büyü sistemini bilinçli olarak kurup sonra Tehanu ile bu sistemi yerle bir etmesi tesadüf değildir. “Kadınlar neden hikâyenin merkezinde yok?” değil, “Merkez dediğimiz şey neden böyle?” diye soran bir yazardı. 7-) Ursula Hakkında "Bilinmeyen" Kısa Notlar - Babası Kim? Meşhur antropolog Alfred Kroeber. Ursula’nın dünyalar kurma yeteneği aslında babasının evine gelen farklı kültürlerden ve yerli kabile üyelerinden geliyor. - Kedi Aşkı Kedisi Pard (Pardus) onun en yakın çalışma arkadaşıydı. Yazarken kedisinin patilerinin daktilo sesine eşlik etmesini çok severdi. Kediler hakkında koca bir kitap bile yazdı ( Kanatlı Kediler Masalı 1 - Dört Yavru ) ! - Nobel Meselesi "Neden Nobel almadı?" diye soranlara hayranları hala sinirlidir. Pek çok eleştirmene göre Nobel Edebiyat Komitesi, "fantastik ve bilimkurgu yazıyor" diye onu ciddiye almayarak yüzyılın en büyük hatasını yaptı. O, Nobel almasa da "Edebiyatın Yaşayan Efsanesi" unvanını (Library of Congress tarafından onurlandırıldı) almıştır. !! Bence ödül törenindeki konuşmasının da etkisi büyük.!! -Teknolojiye Bakışı Kendine "Luddite" (teknoloji karşıtı) demezdi ama her şeyin çok hızlı tüketilmesine karşıydı. -Mutfak Masası Yazarı Koca dünyaları, ejderhaları ve galaksiler arası ittifakları genellikle mutfak masasında, çocukları etrafta koştururken veya yemek pişerken kurgulardı. ___ Vee bir bölümün de sonuna gelmiş bulunduk!! Ben bu bölümün sıkıcı geçeceğini düşünmüştüm ama hiç de öyle olmadı. Bu bölümden sonra seriye birkaç hafta ara vermek istiyorum çünkü çok üst üste geldi. Ama dönüşte harika konulara gelmiş olacağım çünkü çok kaliteli öneriler aldım!! Yeni yılın ilk iletisi de buymuş ayrıca. Güzel bir başlangıç oldu. Bu haftadan bu kadardı. Umarım beğenmişsinizdir. Keyifli günler!!
Edebiyat
··
1 +1'leme
·
5,5bin Gösterim
16 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu iletiden sonra aşırı derecede kitaplarını okuyasım geldi, sence hangisiyle başlayayım hamsi surat
Ezel Baggins
Gönderi Sahibi
@u_may aklına kurban🥳
Ezel Baggins
Gönderi Sahibi
Ucube gptye iletinin son halini atıp eksik-fazla var mı dedim dedi ki hp fanlarına yazdığın şeyi sil. Silmicem dedim sil dedi. Silmedim korkak gpt bir köşede ağla.
Öncelikle ellerine sağlık, bu serinin "fanı" olabilirim sanırım, gerçekten okuması çok keyifli yazılar yazıyorsun. Aradan sonra Jack London alabilir miyim acaba😞
Ezel Baggins
Gönderi Sahibi
BU YORUMU SİMDİ GORDUM 😭 hesabı kapatmadan atmışsın sanırım.. bu gün bir ileti daha attım ama bir sonraki kesinlikle london olacaakk🤍
Ezel Baggins
Gönderi Sahibi
Benim Tolkien' i savunma iç güdüleri hakkında..
Yine çok güzel yazmışsınn🫶🏻😭 ve HP fanlarına katıldım. En sevdiğim kitap alaksız bi şekilde HP ama okuduğum en güzel kitap olduğu için falan değil 11 yaşındayken okumuştum ve benim için manevi olarak değeri olduğundan. Rowling'in çalma olayını da son zamanlarda öğrendim ki Rowling'i artık sevmiyorum... BU ARADA Yüzüklerin Efendisi ve HP karşılaştırması yapan kişilerin Yüzüklerin Efendisi kitaplarının kapaklarını bile görmediklerini, filmlerini bir cümle duyacak kadar dahi izlemediklerini düşünüyorum çünkü bunu yapmalarının mantıklı bi açıklamaları olamaz. Burada HP ve Yüzüklerin Efendisi'nden bahsediyoruz yani karşılaştırlıması bile saçma evrenler Of çok boş boş konuştum galiba öyle konuşasım geldi bi... Sen çok ciddiye alma beni gece gece geldiler bana galiba😔
Ezel Baggins
Gönderi Sahibi
Dila⛥ yok hep konuş sen😽🫶🏻