Gönderi

bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
9/10
·299 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 18:04
“Yaş otuz beş! yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün.” Diyor Cahit Sıtkı Tarancı ve devam ediyor; “Yalandır kaygısız olduğum yalan.” Dante Alighieri , hayatının ortasında, karanlık bir ormanda bulur kendini yönünü şaşırmış halde; ne geldiği yolu hatırlayabilir ne de önünü görebilir. İşte Dante’nin cehennemi tam burada başlar: Ateşle değil, şaşkınlıkla. Kaybolmuş olmanın verdiği o derin ürpertiyle. Ona hayatını düzeltmek için bir yolculuk bahşedilmiştir ama kendisi Tanrı’dan uzaklaşan niceleri gibi korku, kaygı ve bilinmezlik içinde, karanlıktadır. Hz Meryem, Azize Lucia ve Yeni Hayat ’tan tanıdığımız Beatrice, Arşıala’da onun için şefaatte bulunurlar. Bu yolculukta ona yardım etmesi için Vergilius ’u gönderirler. Vergilius; aklın, mantığın sembolüdür. Dante’nin Cehennem ve Araf’taki rehberi, üstadı ve efendisidir. Yeni Hayat’taki o uzak, neredeyse kutsal aşkın ardından Dante’yi Cehennem’de okumak tuhaf bir çarpışma hissi yaratıyor. Bir yanda Beatrice’e adanmış saf bir ruh, diğer yanda günahların, cezaların, çürümüşlüklerin haritası. Ama aslında ikisi de aynı yerden besleniyor: insanın içinden. Bu anlatılan cehennem, evrensel bir cehennem değil. Dante’nin kendi cehennemi. Tanıdık yüzlerle dolu, kişisel hesaplarla örülmüş, tarihsel ve teolojik tercihlerle şekillendirilmiş bir yer. İçinde Homeros , Horatius , Ovidius , Lucanus, Aristo gibi ustalarla, sonrasında Odysseus gibi birçok destan karakteriyle ve imparatorlar, senatörler, papalar, kardinallerle karşılaşıyorsunuz. Dante, tanıdığı, bildiği, öfkelendiği ya da hayal kırıklığına uğradığı insanları son derece sistemli bir mantıkla cehennemin katlarına yerleştiriyor. Bu onun dünyası, onun adaleti. Buna bir yere kadar “tamam” diyorsun. Ama iş peygamberlere geldiğinde bu mesafe bir anda kayboluyor. Dante, kendi inancına göre diğer peygamberleri önce cehenneme yerleştirip, ardından Hz İsa’ya onları oradan çıkarttırıyor. Bu bile başlı başına rahatsız ediciyken, Hz Muhammed’i cehennemin içinde korkunç, parçalanmış bir bedenle tasvir etmesi, metni benim için çok ağır bir noktaya taşıdı. Bu artık sadece bir edebi tercih değil; hakaret dolu, incitici, dışlayıcı ve saygısız bir bakış. Burada Dante’nin yaşadığı dönemi, Orta Çağ zihniyetini, Hristiyan teolojisinin sınırlarını elbette biliyoruz. Ama bunları bilmek, hissedilen rahatsızlığı ortadan kaldırmıyor. Çünkü okur olarak biz sadece bir tarih metni değil, hala okunan ve etkisi süren bir eserle karşı karşıyayız. Dante cehennemi anlatırken ne kadar güçlü ve sarsıcıysa, öteki olana bakışı da o kadar dar. Ve bu dar bakış, metnin büyüsünü bir anda kırabiliyor. Kitabı okurken hayranlıkla rahatsızlık duygusu arasında gidip geldim. Ve sanırım bu da dürüst bir okuma. Dante, bazı günahkarlara acıyor, bazılarına öfkeleniyor, bazılarına ise sadece bakıyor. Ama her durumda insan olmayı sürdürüyor. Bu da onu sadece bir anlatıcı değil, bir tanık yapıyor. Aslında bizler de günümüz cehenneminin tanıklarıyız. Çünkü yeryüzünü esir almış kötülük. Hırs, kibir, ihanet, çıkar, yalan… Yüzyıllar geçse de günahların isimleri değişmiyor. Dante’nin kitapta söylediği şu cümle boşuna değil: “Siz ki, akıl ve mantığı iyi işleyen kişileriniz, bu garip dizelerin örtüsü altında gizlenen doktrini kavramaya çalışın!” s.127 Bu çağrı, İlahi Komedya’nın tek bir doğruya mahkum olmadığını da kabul ediyor aslında. Dante okura şunu söylüyor: Ben yazdım, ama herkes kendi aklıyla okuyacak. O yüzden bu metnin bazı yerleri okurdan okura değişecek, bazı sahneler hayranlık uyandırırken bazıları derin bir rahatsızlık yaratacak. Bu da kaçınılmaz. Ve evet, ne olursa olsun şuna inanıyorum: Cahilliğin karşısına dikilen en güçlü silah kitap. Katılmadığımız, rahatsız olduğumuz, hatta kızdığımız metinler bile düşüncenin alanını genişletiyor. Okumak, her şeyi onaylamak değil; anlamaya çalışmak, sorgulamak ve gerektiğinde karşı çıkabilmek için değerlidir. O yüzden Dante’yle yolculuğumuz burada bitmiyor. Cehennem’den geçtik. Şimdi sırada Araf var. Ve biz, bazen zor olsa da, okumaya devam edeceğiz. ** Kitabın önsözü ve dipnotları oldukça açıklayıcıydı; Feridun Timur , Dante’nin karmaşık dünyasını okur için daha ulaşılabilir kılmak adına gerçekten özenli bir çalışma ortaya koymuş. Tarihsel kişiler, mitolojik göndermeler ve teolojik ayrıntılar metnin içinde kaybolmamamı sağladı. Yine de Cehennem, tek başına okunup tüm katmanlarıyla kavranabilecek bir kitap değil. Bu metni daha derinlikli okumak için öncesinde mitolojiye, felsefeye ve klasik edebiyata az da olsa aşinalık gerekiyor. Örneğin Homeros ’un İlyada ve Odysseia destanları, Vergilius ’un Aeneis ‘i , Ovidius ’un Dönüşümler 1-15 ‘i ya da kutsal metinler üzerine yapılmış temel okumalar, Dante’nin kurduğu evreni çok daha anlamlı hale getiriyor. Böyle bir hazırlıkla okunduğunda İlahi Komedya - Cehennem , sadece zor bir klasik değil; katman katman açılan zengin bir metne dönüşüyor.
Edebiyat
İlahi Komedya - CehennemDante Alighieri · Altın Kitaplar · 20233,972 okunma
·
214 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.