"Susarak anlatıyorlar. Konuşmaya başlayınca hakikatin üzerini örtme telaşına düşüyorlar, olmadıkları gibi görünüyorlar, yalandan gülümsüyorlar, içindekileri açık etmemek için titizleniyorlar, hiçbir şey yokmuş gibi, her şey ayrıymış gibi geçiştirmeye çalışıyorlar. Ama susunca öyle değil; sustuklarında camdan dışarı bakışlarından anlayabiliyorum, dalgınlıklarından, iç çekmelerinden kafalarından neler geçirdiklerini tahmin edebiliyorum."
s:79