Gönderi

Başka Bir Hikaye Etkinliği 1 (28.07-04.08.2018)
#32033924 ile açıkladığım etkinliğin ilk hikayesi çoğunluğun Sarı SıcakSarı Sıcak kitabında , benim ise YoldaYolda kitabında okuduğum, Yaşar KemalYaşar Kemal'in “Beyaz Pantolon” isimli hikayesi.(Beyaz PantolonBeyaz Pantolon diye bir kitabı da var ) Başlangıç için en uygun hikaye olmayabilir, ama şu an için bulması en kolay hikayeler arasında sesli kitap sağolsun. LİNKLER KALDIRILMIŞTIR Bu da hikayenin sonundaki o beş liralık: galeri.uludagsozluk.com/r/atat%C3%BCrk-... Daha önce okuyanlar da inceleme ve yorumlarını bırakabilirlerse sevinirim. Kolay Gelsin
Etkinlik
··
109 Gösterim
13 Yorum
Erhan Özdemir
Gönderi Sahibi
Erkinliğe katılan herkese çok teşekkür ederim. İkinci hafta hikayesini #32267275 iletisinde yayınladım. İstekli arkadaşlar okuyup yorumlarını yapabilir.
Erhan Özdemir
Gönderi Sahibi
Aslında bana göre olan bir hikaye değil bu, ama madem ilk hikaye olarak seçtim bunu bir şeyler yazmam gerekecek benim de. Nilüfer hanım hariç bir yorumda bulunan yok henüz çünkü. Yaşar Kemal'in bu ilk hikayelerinde göze çarpan ana unsur hatta bazı hikayelerin de kahramanı bana göre sıcak (Adana sonuçta:) Kitabın ismi gibi sarı ve sıcak bir dünya, bir çok hikayede geçtiği gibi kan kadar sıcak. Beyaz Pantolon'da ise sarı yetmiyor sanki yazara- turuncu- kırmızı bir cehennem sıcağına koyuyor kahramanlarını. Tuğla ocağına gönderiyor çocuğu, o çok istediği beyaz pantolonu alsın diye. İyiler ve kötüler var, başta tam anlaşılmasa da. Ya da ünlü western'e göre değerlendirirsek, Mustafa'nın ustası iyi, Hasan Bey kötü, Cumali ise çirkin. Tabii başka bir bakış açısına göre Hasan bey kandırılan da olabilir ya da Cumali sadece ekmeğinin peşinde bir adam. Göreceli her şey. Sonuç olarak bir çocuğun umutları, hayal kırıklığı, sevinci, insanların kötülüğü gibi kavramlar Yaşar Kemal'in diliyle okuyucuyla buluşmuş. Böyle olunca da Kemalettin Tuğcu kitabına malzeme olabilecek bir hikaye daha geniş bir kitleye ulaşmış. Hikayenin ayrı olarak çocuk kitabı statüsünde çıkarılması farklı bir boyutu olayın. İçndeki küfürler traşlanmış mıdır bilmiyorum (#23673724 bu incelemeye bakılırsa düzeltilmemiş) ama gereksiz bir çaba olmuş bence, küçüklere Yaşar Kemal'i tanıtmak için bile yapılsa da. Yalan yanlış düşüncelerim bu yönde, farklı bir hikaye daha mı iyi olurdu diye de düşünmedim değil elbette. Ama Yaşar Kemal hatrına böyle başladık bu hafta.
Okudum ben birkaç hafta önce. Çok güzel ve gerçekçi bir hikaye. Kimbilir kaç çocuğun emeğinin ekmeğinin üzerine konuluyordur. Hayalleri ellerinden alınıyordur. 😔
Okudum hikayeyi Erhan Bey, yaşaya yaşaya o ayakkabıyı dikişini göre göre tuğla ocaklarını yaka yaka okudum. Ahh Yaşar Kemal, bir annemden bir de senden öğreniyorum buralara ait ne varsa bilmediğim. Mustafa'nın ayakkabı diktiği yerleri okurken aklıma geldi, lastik ayakkabı giyeriz tarlaya giderken buralarda, taşa toprağa değdikçe de yırtılıverir ya topuğun üstünden ya da baş parmağın üstünden. Kaçda bir dükkana gidip de tekrar alacağız ayakkabıyı, annem alır eline yırtık ayakkabıyı, bir de çok eskimiş olan başka birinden yırtık yere uyacak kadar parça keser ateş de demiri ısıtıp bi güzel yamar. Eskisinden de sağlam olur ha. Bir süre daha idare ederiz o ayakkabıyla bir kere daha yırtılınca tekrar yama. Artık bu giyilmez deyinceye kadar annem. Ta birinci sınıfa giderken ben o lastik ayakkabılarla giderdim okula. Annem yama vurunca biraz gocunurdum gerçi ama yine de giderdim. Erhan Bey, şimdi size bu güzel etkinlikler için ne kadaarr teşekkür etsem az gelir. Var olun elinize emeğinize sağlık... 😊 😊
Erhan Özdemir
Gönderi Sahibi
Çok teşekkürler Hatice Hanım (Yanlış anlamadıysam:), hikayeler güzel - etkinlikler için fasa fisosu. Sizde de anıların canlanmasına sebep olmuş işte, beklediğim tartışma, düşünme ortamını yaratamasak da- hikayenin konusu sebebiyle- farklı bir yerden etkiliyor herkesi Yaşar Kemal. Bu etkinliklerin bir şekilde bir amaca hizmet ettiğini görmek yetiyor insanı mutlu etmeye. Sağolun yorum ve katkınız için.
Teşekkürler etkinlik için :) Beyaz Pantolon gayet öğretici ve mesaj doluydu. Hak hukuk emek kavramı hiç eskimez ve önemini yitirmez. Mustafa da nasibini aldı çıkarcı insanoğlundan, aslında her insan bir miktar çıkarcıdır zaten. Bir çocuğun dünyasını kim anlayabilir ki hem ? Son cümle ise hikayeyi özetlemek için muhteşemdi, çok iyi seçmiş Yaşar Kemal bu kararına şapka çıkarıyorum, "Mavi beş liralığın üstünde uçarcasına koşan,dili bir karış dışarda bir kurt resmi vardır o zamanlar"
Reklam
Bu yorum görüntülenemiyor
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.