Gönderi

Her kitapseverin yakalanmak isteyeceği bir 'Kapan'...
Puan vermedi·64 syf.··
2018 47. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2018 02:54
Edebiyatımızda https://1000kitap.com/yazar/vusat-o-bener 'in de içinde olduğu bir 'ıssız adamlar' kuşağı var... Böyle kendilerini çok ön plana çıkarmayan, kendi dertlerini, kendi meşreplerince kaleme alan yazarlar... Böyle bir anda karşınıza çıkıverirler sizin... Kimi daha fazla açar kendini, kimiyse çok daha kapalıdır. Zordur onların zihin dünyasının içine girmek... Çaba ister... Bazı okurlar yılmadan o çabayı gösterirler; gerekirse dönüp dönüp yeniden okurlar... Benim gibi bazıları da ayaküstü bir tanışıklıkla yetinirler... Sitede pek çok okur dostumuzun Vüs'at O. Bener okuduğu bir dönemde, Liliyar hanımın başlattığı etkinlik #32384995 sayesinde bu kuşağın bir yazarıyla daha tanışma fırsatı buldum. Kendisine buradan içten bir teşekkür gönderiyorum... Lakin dedim ya, benim bu yazarlarla ilişkim biraz gel-gitli olduğundan 64 sayfalık bu küçük öykü kitabıyla başlamayı tercih ettim. 21 kısa öyküden oluşan Kapan , Palto adlı bir öyküyle başlıyor... Daha bu ilk öyküde, farklı bir şeyler okuyacağınızı hissediyorsunuz... Bu 'farklılık' ve 'özgünlük' hissi, en son öyküye kadar peşinizi bırakmıyor... Öykülerde ilk dikkatimi çeken şey, kısa cümleler oldu. Sırtında uzun uzun anlamlar taşıyan kısa cümlelerdi bunlar... Uzun bir yaşanmışlığın dışarı taşırdığı küçük izlerdi... Sanki 'ben ne kadar anlatırsam anlatayım, sen yine de anlamayacaksın' der gibiydi bana... Bener'in öyküleri çok neşeli öyküler değil... Kelimeler, ifadeler, yağmur getiren kara bulutlar gibi... O satırları alıp bir röntgen cihazına soksanız, yalnızlık, hiçlik ve kırgınlıklar belirir beyaz ışığın önünde... Ancak bu karamsarlığa sizi de ortak edecek kadar gerçekçi bir üslup... Çünkü hepimiz içimizde az ya da çok varlığını sürdüren bir karanlığın ev sahibiyiz... Çoğumuz onun yaşanmışlığını yaşamaya başladığımız bir çağdayız. Ya da daha girmedik belki de o yola... Belki de bu yüzden çok sevdim onun bu uzun uzun yaşayıp kısa kısa yazdığı öykülerini... ---------------- Sadece anlam olarak değil, dil ve üslup olarak da çok etkilendiğim satırlar oldu. 'Bağımlılar Koğuşu' adlı öyküde doktorun asistanını şöyle betimliyor; "Zarif, ince, genç bir kadın. Gözlüksüz. Boyasız tırnakları, dudakları da..." Oysa ki, biz hep olan şeylerin betimlenmesine alışmadık mı? Olmayan bir şeyin olmadığını betimlemek (gözlüksüz:) ilk kez karşılaştığım ve çok yaratıcı bulduğum bir durumdu. Hatta bu satırı okuyunca tebessüm ettim kendi kendime... Yine aynı öyküden, tebessüm ettiren bir başka satır (Bağımlılar Koğuşu'nda kalacağı odayı betimlerken...); " ...Karyolam kapı kenarında. Üç kişi kalacağız demek. Ben biraz horlarım. Oda arkadaşlarım horlamazlar inşallah." Bencil bir karakter bundan daha güzel nasıl anlatılabilir ki:)) İşte böyle sürpriz satırlar da var Bener'in öykülerinde... Beklemediğiniz bir anda, tam da öykülerin gri atmosferi içindeyken bir soluk aldırıyor size... Ayrıca 'Tabanca' adlı öyküsünde Çehov'un meşhur patlamayan tüfeğine gönderme yapması da müthişti... Bir öykücünün başka bir öykücüyle, bir öyküde sohbet etmesi böyle bir şey olsa gerek... ------------------ Sonuç olarak, Vüsat O. Bener'in tarzına da öykülerine de hayran kaldığımı tüm samimiyetimle söyleyebilirim. Başta kurnazlık yapıp 'kısa olsun, beğenmezsem işkenceye dönmesin' diye aldığım kitap, bir solukta bittiğinde her şey tersine döndü ve bana, 'keşke biraz daha uzun olsaydı' diye hayıflanmak kaldı:) Ancak bunu bir tanışma olarak kabul ediyorum ve en kısa zamanda yeni bir kitabıyla kaldığım yerden devam edeceğimi bildiğim için mutluyum... Dostoyevski, 'Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık' demiş ya; Vüs'at O. Bener'in Palto öyküsünü okurken aklıma bu cümle geldi... Umarım Vüs'at O. Bener, genç kuşaklar arasında çok daha fazla tanınan ve çok daha fazla okunan bir yazar olur. Ve umarım Onun 'Palto'sundan da çok değerli yeni öykücüler çıkar... Hepinize keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
KapanVüs'at O. Bener · Yapı Kredi Yayınları · 2018878 okunma
··
1.754 Gösterim
18 Yorum
Eline sağlık Necip. Ben de Dost /Yaşamasız 'ı (iki kitabın birleşimi) okuyorum şu an. Aslında yazar herkesin sevebileceği birisi değil. Basit betimlemeler, kısa cümleler, özellikle rahatsız edici sokaktaki adam tiplemeleri soğutur bazı insanları. Ama Liliyar hanım gerçekten önemli bir iş yapıp 150 kadar kişiye tanıtmayı başardı. Bazı okurlar haliyle beğenmeye ek, bazıları şu anki popülerliği geçtikten sonra unutacak, ama önemli bir kısmı diğer kitaplarına da devam edecek o bahsettiğin özgünlüğün ardında. İncelemeler de henüz, özellikle öykü kitaplarının, fazla bir şey vermiyor biz okuyanlara. Bu açıdan yazarı ve kitabı en iyi tanıtanın bu inceleme olduğunu samimiyetle söyleyebilirim. Senin üslubun da tabi artı değer katmış. Teşekkürler
Necip G.
Gönderi Sahibi
Erhan çok teşekkürler... Yazar hakkındaki fikirlerine katılıyorum. Ben de çok umutlu değildim kendimden. Zaten az çok tanıyorsun beni:) Ancak çok farklı bir tat aldım öykülerden. O yüzden devam eden ekipten olacağım ben:) Hatta senin okuduğun kitapla da devam edebilirim eğer önerirsen:) İnceleme hakkındaki düşüncelerin ayrıca mutlu etti:) Tekrar teşekkürler, sevgiler...
Necip eline sağlık, her zamanki farkını göstermişsin yine, inceleme denince akla hemen onun adı gelir, Necip :) Gözlüksüz, olmayanın tasviri gerçekten ilginç bir ayrıntı. Buradan anladığım şu oldu,yazar sanki "yani ille de gözlüklü mü olmalı bu tip asistanlar ey okuyucu veya ben de gözlüksüz olanını anlatıyorum işte" demek istemiş. Bu 11. yorum oldu benimki, diğer 10 arkadaş hepsi birbirinden kıymetli insanlar ve güzel yorumları. Sen de bizi burada bu başlık altında buluşturmuş oldun güzel yazınla, senin paltonda toplaşıyoruz :) Her zaman dediğim gibi daha çok yazmalısın. Selamlar hörmetler sevgiler saygılar :) Not : Vüs'at Bey'i okumayana önce tek ayak üstünde durma cezası, uslanmazsa aforoz edilme tehdidi varmış, benden uyarması :)
Necip G.
Gönderi Sahibi
Osman asıl ben çok teşekkür ederim, yine çok güzel şeyler söylemişsin... Gözlüksüz konusunda ben de benzer bir anlam çıkardım kendimce... Yazarı senin de seveceğini düşünüyorum. İlk fırsatta aramıza katılmanı bekliyorum:) Sevgilerimle...
Müthiş bir inceleme. Bu kitap için (herhalde) bundan daha güzel bir inceleme yazamam ancak böyle bir incelemenin hakkını vererek okuyabilirim. Hemen aldım listeme. İyi ki varsınız. Necip G.
Necip G.
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim Arda bey vakit ayırdığınız için. Çok mutlu oldum beğenmenize:) Öykü okumayı seven, öykü dünyasını takip eden her okurun mutlaka uğraması gereken duraklardan biri olduğunu düşünüyorum Vüs'at Bener'in... Öyküleri belki herkese eşit seviyede hitap etmeyebilir ancak incelemede de kısaca bahsettiğim gibi onun özgünlüğünü keşfetmek de her okur için bir kazanım olacaktır. Siz de iyi ki varsınız, şimdiden keyifli okumalar dilerim. Selam ve sevgiler...
İncelemenizi keyifli okudum, tespitleriniz güzeldi. (gözlüksüz) tespitini nasıl yakaladınız :)Birçok kişinin göremeyeceği bir şeyi görmüşsünüz. Yazarın muzip bir yönü var zaten.Her ne kadar ben yazara çok ısınamasam da sizin beğendiğiniz incelemenizden belli. Elinize sağlık.
Necip G.
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim Mustafa hocam. Aslında geçmiş tecrübelerime dayanarak Vüs'at O. Bener'in tarzının bana da uzak kalacağını düşünüyordum. Ancak okudukça üzerimde farklı bir etki bıraktı açıkçası... Bundan sonraki kitaplarında da aynı sıcaklık devam eder mi, bunu okudukça tecrübe edeceğim. Vakit ayırdığınız ve güzel düşüncelerinizi paylaştığınız için tekrar teşekkür ederim... Selam ve sevgilerimle...
Elinize yüreğinize sağlık Necip Bey. Her zamanki gibi çok güzel bir inceleme, teşekkürler. Etkinlik vesilesiyle benim de ilk kez okuyacağım bir yazar. Dost Yaşamasız kitabını sipariş ettim. Tanışalım bakalım. :)
Necip G.
Gönderi Sahibi
Nilüfer hanım çok teşekkür ederim... Amacına ulaşan etkinliklerden biri oldu bu etkinlik... Ben de diğer kitap incelemelerini okuyup bir sonraki Vüsat O. Bener kitabıma karar vereceğim. Size de keyifli okumalar dilerim...
Reklam
Aslında karşındaki okura aktarmak istediğin mesajı ilk paragrafta vermişsin dostum. Nedense hem edebiyat hem sanat hem müzik anlamında insanın bazen kendini ön plana çıkarmaya çabalamayan insanlara ihtiyaç duyduğu oluyor... Ben de bu adamın Bay Muannit Sahtegi'nin Notları kitabını okurken bu farklılık ve özgünlük duygularının oldukça farkında olmuştum, çünkü kendisini çok net belli eden bir yazım üslubu var, yani bu senin ya da Tuco'nun yazım üslubu gibi bir bakıma. Şıp diye anlıyorsun o yazıyı kimin yazdığını. "Sanki 'ben ne kadar anlatırsam anlatayım, siz yine de anlamayacaksınız' der gibiydi bana..." Bu cümlen için Edip Cansever "anlaşılmak -değil mi ama- sanki kimsenin olamaz." gibisinden konuyu epeyce açıklayıcı bir cümle sarf etmiş gibi. :) Aynı senin gibi, benim de Vüs'at O. Bener ile daha çok tanışıp karşılıklı muhabbet etmeye ihtiyacım var, bu incelemen ise onu merak edip okumak isteyen okurlara ışık olacak değerli dostum. Emeğine sağlık, sevgiler...
Necip G.
Gönderi Sahibi
Oğuz çok teşekkür ederim. Katılıyorum sana, kendi köşesine çekilip sessiz sedasız hayatın notlarını tutan insanlara ihtiyacımız var. Onları o gizli köşede keşfetmek ve yapıtlarını dinlemek, okumak, seyretmek bambaşka bir keyif... Edip Cansever alıntısını çok beğendim... bazı cümleler bazı insanlara çok yakışıyor:)) Şimdi ki gibi aforizma olsun diye 3 dk'da üretmiyorlar. O cümlelerin, belli bir yaşanmışlığın ardından geldiği çok belli... Değerli görüşlerini paylaştığın için tekrar teşekkür ederim Oğuz... Görüşmek üzere, sevgilerimle...
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.