Gönderi

Bergson ve Sezgicilik
8/10
·136 syf.··
2019 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2019 22:45
Bergson, fikirleri ve dinamik felsefesiyle, yaşadığı 19. Yüzyıldan itibaren birçok sanatçı ve düşünürü etkilemiş, beğenilmiş, tartışılmış ve hala konuşulmakta olan bir filozof. (Daha fazla detayı burada anlatmıştım: #40629364 ) Nurettin Topçu (1909-1975) ise, Avrupa’da eğitim görmek için girdiği sınavı kazanarak Fransa’ya giden ve liseden itibaren Fransa’da eğitim gören, nihayetinde de Sorbonne’ da felsefe doktorasını veren ilk Türk’tür. Fransa’da kaldığı dönemde kendisini yetiştirmiş ve o dönemin önemli düşünürleriyle temasta bulunmuştur. Daha sonra Türkiye’ye dönmüş ve Türkiye’de Bergson üzerine teziyle felsefe doçenti ünvanını almıştır. Yani aslında bu kitapta; bir filozof ve felsefesini, başka bir filozof tarafından dinliyoruz hem de felsefe tarihinden çeşitli yaklaşım ve kıyaslar geliştirilerek. Bu nedenle yola çıkarken heybenizin biraz dolu olması gerekiyor. Yazıldığı dönem göz önüne alındığında bazı eski kelimelere aşinalığınızın olması da gerekiyor. Yoksa ara ara dinlenmeniz, kelime ve terim araştırmanız muhtemel. Gelelim esere, ancak öncesinde de bir niyet beyan edelim: Bu yazı, esere dair tanıtıcı ve detaylarıyla ilgili bilgilendirici mahiyette bir inceleme olması gayesiyle kaleme alınmıştır. Şimdi kitaba geçebiliriz... Kitap, Bergson’ın hayatı, eserleri ve felsefesine mercek tutarken, Platon’dan Darwin’e kadarki geniş felsefi perspektiften bakarak Bergson’un felsefesinin alaka gösterdiği noktalara yaklaşım gösteriyor. Böylelikle okura, kapsamlı bir bakış açısıyla değerlendirme imkânı verilmiş oluyor. Felsefe tarihine dair bütüncül bir yaklaşım gerçekleştirildiğinden, farklı terimlerin de olduğu yoğun bir anlatım söz konusu. Felsefe altyapısı olanların muhtemelen yadırgamayacağı bu içerik diğer okurlar için zorlayıcı nitelikte olabilir. Bunun için Bergson ve Felsefesi konusunda ilgi duyan okurlara giriş düzeyi için Bergson kitabını önerebilirim. Sonrasında bu kitap ya da Bergson okunabilir. Kitapta kullanılan kaynakların büyük bir çoğunluğu dönemin Fransız düşünürlerinin orijinal eserlerinden alınma, yine alıntılar yapılan Bergson’un eserlerinin çeviriden değil de orijinalinden direkt olarak alınıp kullanılmış olması Topçu’nun yetkinliğine işaret ederken, kitabı da özgün kılmakta. İçerikten bahsedecek olursak; Topçu, Bergson’un yaşadığı dönemki felsefe çevresini, kimlerden etkilendiğini ve döneminin felsefi arka planını ele alarak Bergson felsefesini anlatıyor. Kitabın yarısından fazlasında ise Bergson’un Sezgicilik felsefesi üzerinde durmuş. Bergson felsefesinin öne çıktığı noktalar; Sezgicilik ve Zaman. Sezgi üzerinden, içgüdü, akıl ve saf hafıza hakkında özgün görüşler ortaya sunulmakta. Zaman üzerinden de, süre, oluş, yaratıcı evrim ve hürriyet konularında yine özgün görüşler dile getirilmekte. Ancak Bergson, kitaplarından yapılan alıntılardan anladığım kadarıyla böyle bir ayrım yapmıyor. Yani O’nun felsefesi birbirine geçişli bir bütün gibi. Yaratıcı evrimi anlatırken, hayat hamlesi ve süre yani oluş’tan da bahsediyor, sonra onu hürriyete bağdaştırıyor. Aynı şekilde oluş’tan içgüdüye, oradan saf hafızaya, şuura, zekâya ve sezgiye geçiyor. Bu nedenle Bergson felsefesini aslında bir bütün olarak değerlendirmenin daha anlamlı olacağı anlaşılıyor. Topçu’da Bergson felsefesini sezgi üzerinden okumayı tercih etmiş. Sanat, ahlak, estetik ve dinden, Bergson’un değindiği konulara hep Sezgicilik perspektifinden bakarak değerlendiriyor. Bu yukarıda adı geçen diğer Bergson kitaplarından farklı bir bakış açısı, bir zenginlik. Bu bakış açısından baktığımda Topçu’nun Bergson’a olan eleştirilerini de anlayabiliyorum. Çünkü o Bergson felsefe zincirinin ana omurgası olarak sezgiyi görüyor ve bununla tezat olan Bergson söylemlerini eleştiriyor. Topçu’nun bu yorumu dolayısıyla, kitapta çoğunlukla Bergson’un Sezgicilik anlayışı üzerinde durularak detaylı bir değerlendirme yapılmış. Sezginin, Bergson’a kadarki türlü anlamları başlıklar halinde irdelenmiş. Bu sezgi türleri olan; akli sezgi, yeni matematikte sezgicilik, Kant’ın sezgi anlamı, psikolojik sezgi, estetik sezgi, keşfedici sezgi ve mistik sezgi tek tek başlıklar halinde anlatılmış. Sonrasında ise Bergson’un sezgi anlayışı anlatılmış. Bu kitabın iyi yanlarından biri. Çalışmanın bu şekilde yapılmış olması hem genel bilgilendirme açısından verimliyken hem de Bergson’u sezgi konusundaki ortaya koyduğu felsefeyle daha iyi ayrıştırıyor. Böylece Bergson’un bu konuda neden öne çıktığı daha iyi anlaşılıyor. Ancak burada bir eleştiri de yapılabilir. Adı Bergson olan bir kitabın sadece Sezgicilik konusunda böyle detaylı ve ayrıştırıcı bir çalışma yapmış olması ve zaman-süre hususunda aynı detaycılıktan uzak olması bir noksanlık olarak değerlendirilebilir. Kitabın bir diğer iyi yanı ise; Bergson’u, eleştirel bakış açısı ve beğenisiyle birlikte sunabilmiş olması. Eserde, Bergson felsefesi ve ona destek sunan görüşlerin yanında ayrıca Bergson felsefesine karşı olan itirazlara ve eleştirilere de yer verilmiş. Yukarıda adı geçen iki Bergson kitabında da bu filozofa itirazlardan çok Bergson felsefesinin tanıtılmasına odaklanılmıştı. Bu kitapta Bergson felsefesinin yanında bu felsefenin farklı noktalarına karşı yükselen sesler de var. Hatta Topçu dahi Bergson’un ahlak ve din üzerine ortaya koyduğu fikirlere Bergson’un genel sezgi felsefesine dayanmadığı ve genel felsefesiyle çelişen noktalar olduğunu ileri sürerek eleştiri getiriyor. Yine filozofun eserlerinde sezginin; içgüdü, zekâ ve düşünce ile ilişkilendirmesinde birbiriyle çelişen ifadeler olduğunu örneklendirerek eleştirel bir yaklaşım gösteriyor. Eleştiri, eğer gelişim maksadı taşıyorsa, söz konusu konunun daha iyi kavranmasına neden olabiliyor. Burada da ona şahit oluyoruz. Çünkü beyan edilen fikir, eğer mantıklı bir biçimde sorgulanmaz, eleştirel bir biçimde ona yaklaşılmazsa ucu açık, belirsiz olarak havada kalıyor. Topçu’nun, sadece Bergson felsefesine değinmeyip, bir de Bergson’un sezgisi üzerine yapılan eleştirileri vermesi, üstüne kendi eleştirilerini de getirmesi, konuyu daha müşahhas ve kavranabilir hale getiriyor. Ben bunu eserin en faydalı yanlarından biri olarak gördüm. Yine Bergson Sezgiciliği’ni anlamak açısından da detay içeren faydalı bir çalışma olduğunu söyleyebilirim. İlgilenenlere şimdiden verimli okumalar diliyorum.
Felsefe
BergsonNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2006125 okunma
··
183 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yazdığım yorum sunucunun arıza verdiği ana denk geldi ve gitti, ne şans ama. Hatırladığım kadarıyla yeniden yazabilirim umarım. Nurettin Topçu'yu hiç okumadığım için bir taşla iki kuş vurayım kurnazlığı ile Bergson seçimimde ilk bu kitabı tercih ettim ve şu an ilk aşama için doğru bir seçim yapıp yapmadığımı sorguluyorum. ''Felsefe altyapısı olanların muhtemelen yadırgamayacağı bu içerik diğer okurlar için zorlayıcı nitelikte olabilir.'' Bu cümle gözümü korkuttu. Başka bir kitap da almak istemiyordum ama alacağız el mahkum. Tanpınar uğruna çizdiğim çember büyüyordu da büyüyordu. :) İnceleme için teşekkürler.
Emin K.
Gönderi Sahibi
Umarım denediğinizde enine şenine bir okuma olur :)
Temiz bir yorum ortaya çıkarmışınız, tebrikler.
Emin K.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim