Gönderi

KAPILARIN DIŞINDA ÖLÜMÜN İÇİNDE
10/10
·120 syf.··
2019 13. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2019 16:46
YouTube kitap kanalımda Wolfgang Borchert'in hayatını ve kitaplarını kronolojik okuma önerimle birlikte yorumladım: ytbe.one/yAaaSmtCYn0 "İnsanın her gün yaptığı en iyi şey intihar etmemeye karar vermektir." Albert Camus Hayatımda bir kitabı nadir olarak 4 kez okurum. Ama evet, "Kapıların Dışında" kalmış olanları, bencil yaşantılara duyulan kayıtsızlığı ve insanların rahatlığını anlamak için bu çekici kafamıza aslında onlarca defa indirmek lazım. Camus haklıydı aslında. Beckmann'ı da görmemişlerdi. Belki de sırf benim gibi 25 yaşında, miyop ve dalga geçilen bir gözlüğü olduğu için. Görmezden gelmişlerdi. Savaş toplumlarında herkesin kapısı kapalı kalmak zorundaydı. İnsan, Kapıların Dışında cevapsız kalıp intihar etmeden yaşamayı öğrenmeliydi. Savaş insanın üstüne sürülen bir görünmezlik kremiydi. İnsanlar artık Allah'a değil ölüme ve öldürmeye inanıyordu o yıllarda. Kıble savaştı. Savaşın kahramanları da sıcak evlerinde rahat bir şekilde yaşamlarını sürdüren komutanlar. Putun ölüm olduğu yerde komutanlar savaş peygamberleriydi. Arkalarında bıraktıkları cesetler ise tarihte bir nicelikten fazlası olmayı başaramadı. Sorumluluklar vardı. Ama yine de gülmeliydiniz. Çünkü atmosferiniz olan halk gülmenizi, keyifli olmanızı, yaşamdan keyif almanızı ve neşeli görünmenizi isterdi. Gülmeyen, kapıların dışında kalırdı. Sevincin militaristleştiği yerde insanın içini yiyip bitiren kederler ve yadsınmış sorumluluklar ordusu antimilitarizm olarak belirlenmişti rütbece üstünler tarafından. İntihar edip kolayca bu yaşam yükünden kurtulmak varken neyi bekliyorduk? Sahi, Virginia Woolf'un bir bildiği mi vardı? Stefan Zweig'ın bir bildiği mi vardı? "Yaşamak istemem artık aranızda" diyen Yavuz Çetin'in bir bildiği mi vardı? Zebercet'in bir bildiği mi vardı? Herkes intihar etmek için neyi beklerdi? Beckmann neyi bekliyordu? Niçin yaşıyordu? Kim için, niçin, neden yaşıyordu? Hayat tamamıyla bir savaştı hem. Bu yaşam savaşında Kapıların Dışında, gerçeğin yadsındığı, soruların cevapsız kaldığı, kapıların insanın yüzüne teker teker vurulduğu, yaşamanın anlamsız hale geldiği o ince sınırdaki anlam arayışıydı. Fakat nafile. Cevapsız kalmak için yaşayan insanın cevap arayışı da bir fiyaskodan ibaretti. Yıkım edebiyatının varlığında inşa edilen mutlu hayatlar tamamen sahte bir silüetler ordusuydu. Beckmann ve Borchert... Müzikal ahenk olarak aslında isimler de birbirine ne kadar benziyor. Zaten Borchert bunu yapmayı severdi. Beckmann gibi hayatı boyunca yaşama sevinci ve ölüm düşünceleri arasında gidip gelen, ülkesinin acılarına bir türlü kayıtsız kalamayan ve karşılarındaki insanların rahatlığına bir türlü akıl sır erdiremeyen bir Borchert yok muydu zaten? Eh, Rimbaud da zaten dememiş miydi, "Dayanılmaz olan tek şey, hiçbir şeyin dayanılmaz olmamasıdır." diye? Rimbaud çok haklı değil mi? Eee, bu kitabı okumak için hala neyi bekliyorsunuz peki, bir savaşın daha çıkmasını mı? Ebru Ince ve NigRa olmasaydı bu kısa ama insanı çarpan kitapla tanışamazdım sanırım, eksik olmayın.
Edebiyat
Kapıların DışındaWolfgang Borchert · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
··2 alıntı·
11,9bin Gösterim
7 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Bugün bu kitabın tiyatrosuna gidiyorum, benim için tarihi bir gün ♥️♥️♥️♥️♥️
Ebru Ince sayesinde keşfetmiştim ben de bu kitabı harika bir kalem. Inceleme de çok güzel olmuş beklendiği gibi... Fareler Uyurlar Gece kitabını da okumalısın.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Birkaç tane daha kitabını okumayı düşünüyorum bu adamın. Gerçekten kalem harikalığı söz öbeğine sonuna kadar katılıyorum. Sizin de incelemeleriniz için ellerinize sağlık canlar. :)
Borchert ve benim aramdaki bu "aşk " bağı kan kusarak öldüğü hastahane odasında başladı Elbe nehri kenarında dolaşıp Tanrıya hesap sorarken de yanyanaydık şimdi bu incelemeyi de birlikte okuyoruz :)) diyor ki sana "Ama fareler uyurlar gece" :) Emeğine sağlık iyiki tanıştınız bu beni çok mutlu etti :))
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
O kitap da okunmalı demek oluyor bu sanırım :)
Az önce bitirdim.Çok etkilendim.Beckmann’ı hiç unutmayacağım;sorguladıkları,gözlükleri,cadde,kapı,ışık,ekmek,Elbe… ah çok kelime artık başka bir anlama büründü bende.Teşekkür ederim sayenizde okuduğum bir kitap.İncelemeniz de bu eserin hakkını vermiş.Emeğinize sağlık 🙏🏻
Ben de sizin tavsiyeniz üzerine okudum. Teşekkürler.
Reklam
Kitabı tavsiyeniz üzerine okumuştum, teşekkür ederim. Birkaç ay geçmesine rağmen hala etkisinden çıkamadım, incecik kitap etkisi 500 sayfalık anlamlı bir kitaba bedel. Tekrar okumayı düşünüyorum. Kitabı okumak isteyenler tereddüt etmesin!
Çok güzel yazmışsınız emeğinize sağlık ✨