Gönderi

Gerhart Hauptmann kimmiş, neler yapmış?
Selamlar, Kendi kendime icat ettiğim #45837260 etkinliğinde, eylül ayında pek çok yazarı bir arada okuyalım demiştim. 1910 -1911 - 1912 yıllarında Nobel genelde tiyatro üzerinden ilerlemiş. (bkz. #50224902) Henüz Andrea Delfin okumadım ama Maurice Maeterlinck ve Gerhart Hauptmann biraz daha ilgimi çekti. Aslında taze taze bitirdiğim Dokumacılar oyunu çok da ilgimi çekmese de yazarın kariyeri başarılarla doluymuş. O yüzden Gerhart Hauptmann'a birazcık daha değinmek istedim. Gerçi benim dışımda okuyan var mı bunları emin değilim ama olsun derli toplu durursa benim bulmam daha kolay oluyor. (Siteyi blog gibi kullananlarda bugün!) Dokumacılar anlatı olarak vasat ama konu olarak çarpıcı diye başlamak istiyorum. Hatta benzer temalı okumalar yapmayı seviyorsanız, sefalet ve sınıf farkı temaları izleğini takip etmek bakımından dairesel okuma da yapılabilir; Uçurum İnsanları (1902 -İngiliz kapitalizmi vs İngiliz vatandaşlarının yoksulluğu..) Gazap Üzümleri(1939'da yazılıp 1929 yılında başlayıp 1930lu yıllarda devam eden ekonomik buhran zamanları anlatılır.Yine makineleşme sonucu emeğin kaybolması anlatılır.) Dokumacılar (Almanya 1848 Mart Devrimi öncesini yaşıyor. Vahşi kapitalizm. Liberalleşmeyle ve zanaatçılıktan sanayileşmeye geçişle işleri ellerinden alınan dokumacılar sefaletin kucağına itiliyor.) Belki bir de Açlık bu listeye alınabilir ama çok çok ufak bir kısımdan bağlanır listeye, sadece açlık hissinin tarifi bakımından benzerlik kurdum. Listeye başka kitaplar da girebilir tabi ama ben okuduklarım ile bağdaştırdım. Sanayileşmeye geçişin sancılı süreci, işlerini makinelere kaptıran insanların çektikleri izleği takip edebileceğiniz okumalar. Gerhart Hauptmann'a dair toparladıklarımı sıralarsam; - https://1000kitap.com/yazar/Henrik-Ibsen'in Nora oyunundan çok etkilenmiş.(Bir Bebek Evi (Nora)) - 1891 yılında Dokumacılar oyunu için inceleme ve gözlemlerde bulunmak üzere oyunda konu edilen olayların meydana geldiği yöreye gider. Polis oyunun oynanmasına 3 Ocak 1893 atrihinde izin vermez. Ekim ayında ise kısıtlı olarak oynanma izni verilir.(Kısıtlı ile kastedilen bazı bölümlerin çıkarılması ya da sansüre uğraması olabilir. O dönemde baskı ve sansür çok fazlaymış.) - 1895 yılında Grillparzer ödülünü alır. 1899'da aynı ödülü ikinci kez alır. 1905'te üçüncü Grillparzer ödülünü alır. (3 kez aldığı bu ödül ne tam olarak bulamadım. Bulabildiğim en yakın şey Avusturya Devlet Edebiyat Ödülü gibi bir şey oldu ama doğru mu teyit edemedim. Bilgisine güvenen edebiyatçılar aranıyor.) - 1912 yılında İsveç Bilim Akademisi'nden Nobel Edebiyat Ödülü'nü alır. - 1921 yılında Prag Alman Üniversitesi tarafından onursal doktorluk ünvanı verilir. -Thomas Mann ile tanışır. -Viyana Güzel Sanatlar Akademisi şeref üyeliği, Columbia Üniversitesi tarafından onursal doktorluk ünvanı verilir. - Goethe ödülünü kazanır. - Yazar olarak Johann Wolfgang Von Goethe, https://1000kitap.com/yazar/Henrik-Ibsen ve https://1000kitap.com/yazar/lev-nikolayevic-tolstoy'dan etkilenmiştir. -Natüralist üslubun Alman Edebiyatı'ndaki en önemli temsilcisi kabul edilir. - Oyunlarında canlandırdığı kişiler natüralist kurama uygun olarak yaşadıkları sosyal çevreye bağımlı, zayıf ve pasif bireylerdir. -Eserlerinden yoksul,ezilmiş, horlanmış ve itilmiş kimselere karşı merhamet duygusu ile dopdolu olduğu çıkarımını yapabiliyoruz. -Parolası "her şey halkla, halk için, halkla birlikte..."biçiminde açıklamış. -Alman natüralist edebiyatında sosyal demokrat bir eğilim görülmektedir, ama Hauptmann ne sosyalizmle ne de siyasetle ilgilenir. Eserlerinde sosyal yardımı ve sosyal uyanışı canlandırmayı amaç edinmiştir. -Alkolizm konusunu çağın önemli bir sorunu olarak görür.İnsanın ruhsal, bedensel, ahlaksal ve töresel olarak bozulmasına neden olmaktadır alkol. Toplumun temelini oluşturan ailenin bozulması demek toplumun bozulması demektir. - Gün Doğmadan oyunu edebiyatı kuramdan uygulamaya geçiren eserdir. (Orjinal adı Vor Sonnenaufgang olarak geçiyor fakat bizde çevrilmiş mi, çevrildiyse ne olarak çevrilmiş bulamadım.Güneş Batarken olabilir mi?) (Konusu biraz bizim Aşk-ı Memnu'yu andırıyor. Herkes herkesle....😈 ) Satışı olan sadece Dokumacılar demiştim, diğer eserlerini sahaflardan toplayabiliyoruz şanlıysak ama onların da çevirisi ne derecedir bilemiyorum. Bir dönem M.E.B. bunların hepsini çevirmiş sonra da yüzlerine bakan olmamış. Sadece Hauptmann değil, tiyatro konusunda, ilk dönem nobelli yazarlar konusunda çok eksiğimiz var. Ne üzücü... Şimdilik yazar hakkında yazacaklarım bu kadar, diğer eserlerini okuyabilir de yeni bir şey öğrenirsem yazıyı güncelleyeceğim. İletiyi beğenmeyi ve kanalıma abone olmayı unutmayın. 😂
Edebiyat
··
91 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İletilerin zincir olarak çok güzel araştırmaların birleşimi oluyor, bunu ilerde kullanabilir miyiz diye düşünmeden edemedim, bahsettiğin bir çok isme ne kadar uzak olduğumu görüp bir yandan ölünce ne kadar okumadığım kitap olacak kaygısına düşmem moralimi bozuyor. Bu arada geçen senelerde tiyatroda nora bir bebek evini izleme gafletinde bulunmuş ve sinirden ilk defa bir tiyatroyu yarıda bırakarak çıkmıştım, umarım oyuncularımızın başarısızlığıdır yoksa oyun bu denli saçma ve bu yazar bundan etkilendiyse yazarı okumadığım için kendimi uzmeme gerek kalmaz :) Not: kanalınıza abone olunca ne kazanıyoruz ?
NigRa
Gönderi Sahibi
Elif teşekkürler :) Ben de nobel serüvenine başladıktan sonra ne çok yazar var gözden kaçan diye kendi kendime hayıflanıp duruyorum. Işte buralara yazınca 2 3 kişide daha farkındalık oluyor. Bebek evini kimbilir ne zaman okuyacağım işaretlemişim de hala okunacak işte. Bütün proje ve tekliflere açığım biliyorsun. Kanalıma abone olursanız benimle bir kahve içme şansınız oluyor. 😁