Gönderi

"İçim her gün öl­dürmelerle dolu benim ... "
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2020 170. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2020 23:01
Merhaba Dostlar. Osman Şahin etkinliğinin okuduğum ikinci kitabı ile sizlerleyim. Ama okuduklarımı size nasıl anlatacağım bilmiyorum. Nolacak canım yaz bir şeyler olsun bitsin dediğinizi duyar gibiyim. Ama öyle değil maalesef. Ne demek istediğimi ancak okuyanlar bilir. Etkinliğe başladığım ilk gün 3 kitabın okuma oranlarına bakmıştım. Kolları Bağlı Doğan kitabının okuma sayısı 20'yken, incelemeyi yazdığım sırada 58 olmuştu. Etkinlik başladığından beri 38 kişi daha bu acılarla, işkencelerle dolu kitabı okumuştu. Okurken en çok da genç arkadaşları düşündüm. Acı nedir bilmeyen o gencecik yürekleri bu acıları okumaya nasıl dayandı? Kitabı okuyan @Hireath_ 'a "Nasıl okudun?" diye sormadan edemedim. "Zar zor okudum, ama yüzleşmek gerek" dedi. Doğru yüzleşmek gerek. O genç yürek bu kitabı okumaya dayanabiliyorsa herkes dayanır. (Bu arada Osman Şahin kimdir diye merak edenler Yeraltında Uçan Kuş kitabına yaptığım incelememi okuyabilir. #84258540) Osman Şahin, 1978 yılında Aydınlık gazetesinde yayımlanan bir kitap tanıtım yazısı yüzünden 3 Numaralı Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nde yargılanarak, 142. maddeden 1,5 yıl hapis cezasına mahkûm olur. 1983'te Şile ve Yalova cezaevlerinde yatar. Peki Osman Şahin'in yargılanmasına neden olan bu 142. maddenin içeriği nedir? 142. MADDE 12 Eylül döneminde var olan, daha sonra yürürlükten kaldırılan bir maddedir. 141. maddede “proletarya sınıfı”nın (işçilerin) diğer sosyal sınıflar üzerine tahakkümünü tesis etmeyi hedefleyen kişi ve örgütleri cezalandırıyordu (komünist, sosyalist örgütlenmelere üye olmayı) 142. maddede ise 141’deki suçun propagandasını yapmayı cezalandırıyor (komünizm propagandası yapma) (Bu arada Sovyetler’in dağıldığı, komünizm tehlikesinin geçtiği 1991 yılında, 141 ve 142 TCK’dan çıkartıldı. 141 ve 142’nin kaldırıldığı gün, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kabul edildi.) Yani Osman Şahin, propaganda yapmış olduğu düşünülerek yargılanmıştı. Kitabı tanıttığına göre kitabın propagandasını yapmış oluyor bu durumda. O dönemde gözünün üstünde kaşın olması yeterliydi. Ülkede sıkı yönetim vardı çünkü. İçeri almak için bahane çoktu. 12 EYLÜL DARBESİ Dün 40. yılı olan 12 Eylül darbesinin faturası ülkemiz için çok ağır oldu ve bu işkence dolu yıllar yaklaşık dokuz yıl sürdü. Şimdi size bazı rakamlar sunacağım. (Bu rakamlar resmi rakamlardır.) 650.000 (Gözaltına alınan kişi sayısı) 230.000 (Yargılanan kişi sayısı) 300 (Ölen kişi sayısı) 171 (İşkenceden ölen kişi sayısı) 50 (İdam edilen kişi sayısı) 43 (İntihar eden kişi sayısı) Yazması ve okuması kolay gibi görünse de bu rakamlar bir dönem hayatları yok olan insanları anlatıyor. Özellikle Erdal Eren'i duymayan yoktur. O, 12 Eylül darbesinin hiç dinmeyen bir sızısıdır. Darbeciler 16 yaşındaki bir çocuktan çıkardılar bütün kinlerini. Hem de asmak için, 18 yaşını doldurmasını beklemeden yaşını büyüttüler. Darbeciler 18 yaşında deseler de o hep 16 yaşında kalacak, hiç büyümeyecek :( Kolları Bağlı Doğan Osman Şahin cezaevinde gördüğü, duyduğu, yaşadığı olayları 1996 yılında Kolları Bağlı Doğan adlı kitabında hikâyeleştirir. Okurken kaç kez elimden bıraktığımı bilmiyorum. Okuduklarımın hayali gözümün önüne geldikçe içim kaldırmadı. Nefes almak için kitabı her defasında elimden bırakmak zorunda kaldım. Okurken sayısız kez gözlerimden yaşlar boşandı. Yani demem o ki, kitap acılarla dolu işkenceleri anlatıyor. Yüreğiniz kaldırabiliyorsa okuyun. Okuyun ki, 12 Eylül döneminin insanlara yaptığı zulmü öğrenin. Biz zaten biliyoruz diyenler de okuyarak o acıyı hissetsin. Ben bildiğim halde yaşanan acıları bu denli hissetmemiştim. Öyle acılar düşünün ki, acılara dayanamayıp intiharı göze alanlar var "Birkaç gün önce kızlardan biri, yapılan işkencele­re dayanamamış, işkence odasının bulunduğu kattan aşağı atmıştı kendini." (s.55) Kitabımız her ne kadar 12 Eylül darbesi ile içeri atılanların yaşadığı işkenceleri anlatsa da siz de biliyorsunuz ki, çok yakın bir zamanda aynı olaylar yaşandı. "Benim de sırtıma, başıma, enseme coplar inip kal­kıyordu. Korumak için elimi başıma, enseme koydu­ğum zaman, coplar elimin üstüne iniyor, damarlı elle­rimin içinde ve dışında ceviz büyüklüğünde kan balon­cukları oluşuyordu. (s.98) Ali İsmail Korkmaz bize adeta yediği darbeleri anlatıyor. O hep 19 yaşında kalacak, hiç büyümeyecek :( Osman Şahin kitabında çok kişinin yaşadığı acıları anlatıyor. ŞİFRELİ ÖTER KEKLİKLER "Dilerim, bu başıma gelenler başkalarının başına gelmez hiç." (s.122) diyor, evine sadece fazladan çay ve sigara aldığı için karakolda günlerce işkence gören Hilal Başpınar. MEMEDİ LEZGO, "Nere gitsem bela gelir beni bulur..." (s.141) Beladan ne kadar uzak durmaya çalışsa da adı çıkmış bir kere Siverekli Memedi Lezgo'nun. Neredeyse hayatı boyunca hapiste yatmış. Çıktığında ise çok acı bir olay yaşar. ÖLÜM ÇİÇEĞİ ENO "Oturmayı kalkmayı bilen, söylediği sözün gidece­ği yeri bilen Eno. Yediği lokmayı garibanlarla payla­şan Eno." (s.153) Garibanın yanında olan Eno'yu yaşatırlar mı sanıyorsunuz. Yaşatmazlar tabii. Hücrede çürüsün diye her defasında bir bahane bulurlar. İlle de özür dilesin, müdürün ayağına kapansın isterler. Ama yiğit Eno onurundan taviz vermez. "Varsın, atıldığı hücre yedi kat yerin dibinde olsundu; onursuz olduktan son­ra cennette de olsan ne yazardı?" (s.154) PAMBUK BABA Yıllarca içeride kaldığı için dışarıya yabancı olan, salıverildiğinde ise içeri girmek için suç işlemeyi göze alan Pambuk Baba. "Beyim, be­nim evim burası. Ne olur beni salmayın dışarıya. Yok­sa bir suç daha işleyeceğim. Bunu siz de istemezsiniz değil mi?" (s.158 ) "Canı cehenneme rahat uyuyanın Kapısını örtenin perdesini çekenin" diyor Şükrü Erbaş. Okurken varsın uykumuz kaçsın, yeter ki insanlığımız kaçmasın. "Acı duyabiliyorsan canlı, başkasının acısını duyabiliyorsan insansın" diyor Tolstoy. Okuyalım ki, insan olduğumuzu anlayalım. Osman Şahin öyle bir yazmış ki, sanki işkenceyi yaşayan sizsiniz. Kendinizi kahramanın acısını duyarken yakalıyorsunuz. Bizlere Osman Şahin'i tanıtan Gönül. 'ye, etkinliği düzenleyen Ebru Ince 'ye yine teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Teşekkür ederiz güzel insanlar. İyi ki varsınız. Seni unutmam mümkün mü Demet ? İyi ki varsın :)
1000Kitap
Kolları Bağlı DoğanOsman Şahin · Can Yayınları · 2010165 okunma
··
623 Gösterim
13 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sultannn
Gönderi Sahibi
12 Eylül darbesinde gördükleri işkencelerle kişilikleri yok edilen insanlarımız. Kitapta anlatılan bir çok olayı kişilerin ağzından dinlerken kanım dondu. İzlemek isteyenler olabilir diye buraya bırakıyorum. youtu.be/XELKyBrWc8Y
Son zamanlarda beni en çok silkeleyen kitap. Ben yazamadım incelemeyi, ne desem bilemedim. İyi ki yazdın ,eline sağlık.
Sultannn
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim canım. Yazmayı kendime bir borç bildim. İşkencede ölenlere duyduğum bir borç. Bundan sonra yaşanmamasını dileyelim.
Sultan Hocam incelemeniz çok akıcı, sade, anlaşılır.. keyifle okudum kaleminize ve emeğinize sağlık.. Ben bu tür olaylar duyduğumda, okuduğumda empati yapmaya çalışıyorum. Kendimi kıyaslıyorum o insanlarla. Kendi dönemimi kıyaslıyorum.. ucunda ölüm olmasına rağmen direnç gösterebilen insanlar hepsi.. ama bizim dönemin insanlarını ne ile etiketleyeceksen, önüne "tatlı su" ekini getirmek zorunda kalıyorsun. Bu bedelleri ödeyebilecek insan neredeyse hiç yok. Ne devrimcisi devrimci, ne komünisti komünist, ne de solcusu solcu.. herkes kendi çıkarı peşine düşmüş. Zoru gören geri vites.. Bu insanlar bizim dirençsizliğimizi, zayıflığımızı görselerdi, hakkımızda ne düşünürlerdi acaba... İdam edileceğini bile bile slogan atan insanlar nerde, içeri atılacak, işinden olacak korkusuyla sosyal medyada paylaşım yapmaya korkan insan nerde?? Hani özgürlük meşaleleri? Aman kimsenin huzuru bozulmasın, aman devlet baba kızmasın.. İnsanlar kendilerini yaka yaka insanlığı bu hale getirdi. Kolektif düşünen, bencil olmayan cesur kahramanlar sayesinde. Erdal Eren'e bakıyorum! Ben utanıyorum.. Tekrar teşekkürler bu güzel inceleme için, keyifli okumalar dilerim. 🌼
Sultannn
Gönderi Sahibi
Bu güzel ve anlamlı yorumun için asıl ben teşekkür ederim. İyi ki görmediler. Aslında biraz da şartlar insanları bu hale getirmedi mi? Twitter, Facebook paylaşımları yüzünden yargılanan insanları gördük. Sırf sendikanın eylemine katıldığı için görevlerinden alınan insanları gördük. Ekmek aslanın artık midesinde. İnsanlar işlerini kaybetmenin korkusunu yaşıyor. Ekmek kavgası yüzünde artık kimse etliye sütlüye karışmak istemiyor. O cesur insanlar tarihte kaldı maalesef. Yine de her şeye rağmen fikirlerinden taviz vermeyen insanların olduğunu görmek güzel.
Yazın olarak başarılı, verdiği duygu açısından samimi bir inceleme olmuş Miraç kuzugüden öğretmenim. Ben de okuyacağım evet ama şimdiden düşünüyorum, dediğiniz gibi nasıl dayanacak yüreğim anlatılanlara. Ama evet hayatta olduğum bir dönemde yaşanan bu olayları bir yerinden yakalayıp öğrenmek, acı duyanların acısını olmasa bile acı/haksızlık yaşayanlara, üzüntü/tepki duyanların üzüntüsünü/tepkisini anlayabilmek adına okumak/okumam gerek. Teşekkürler, İYİ okumalar.
Sultannn
Gönderi Sahibi
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Mutlaka okunması gereken kitaplardan. Kitapta anlatılanlar bir döneme damgasını acı bir şekilde vurdu. Okurken acı duysak da okumalıyız.
Sultan hocam emeğinize sağlık. Yine çok aydınlatıcı bir inceleme çıkmış kaleminizden. İçim acıdı okurken...Gerçekten uyku kaçıracak cinsten yaşananlar... Ama okumak, bilmek gerekiyor. Emeğiniz, çabanız için çok teşekkür ederim.
Sultannn
Gönderi Sahibi
Güzel yorumun için çok teşekkür ederim canım. Kitap gerçekten çok acı. Ama okumak gerek.
Reklam
Acılar görmezden gelince kaybolmuyor ..sanırım Osman Şahinin gerçekleri, günümüzden kaçarken başka bir geçmişin ezasıyla silkeledi. . Her devrin farklı sınavı var ,bizler bu insanlık akademisinden en iyi notla mezun olmak zorundayız ,görevimiz budur .. Incelemeli okudukça tekrar tekrar yazara dönüş yapmak istiyor bellek çünkü yanlışı görüp, doğru olmak niyet .. Okuyup okutmak bize kısmet oldu ,ne mutlu hepimize .. teşekkür ediyorum bu güzel inceleme için .. Emeğine sağlık ,ömrüne bereket ❤
Sultannn
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim bu güzel yorumun için. Sanırım her incelemede de teşekkür edeceğim etkinlik için ❤️
Harika bir inceleme Sultan Öğretmenim. Kitabı okumasaydım bu yazdıklarınızdan sonra acı çekeceğimi bile bile okurdum. "İçim her gün öldürmelerle dolu benim..." Kaleminize sağlık.
Sultannn
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim canım. Kitabı aynı anda okumamız bize daha da acı verdi. Alıntıları okurken yansak da okuduk yine de. Düşündükçe, içim her gün öl­dürmelerle dolu...