Gönderi

"Ey barış, ne güzelsin sen..."
10/10
·203 syf.··
Beğendi
·
2020 169. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2020 22:58
Merhaba Dostlar! Toplumcu Gerçekçi bir yazar olan Osman Şahin'in ilk okuduğum kitabı ile sizlerleyim. Osman Şahin'in ismini okuma etkinliği sayesinde duymayan kalmadı sanırım. Bizleri bu değerli yazarla tanıştıran Gönül. 'ye, etkinliği hazırlayan Ebru Ince 'ye ne kadar teşekkür etsek azdır. Beni etkinliğe davet eden Demet 'e de özellikle teşekkür etmek isterim. Beni unutmadığın için çok teşekkür ederim Demet . Kimdir bu Osman Şahin? Gönül. 'nin incelemesini (#82931392) okuduğum ilk anda beni bir merak sardı. Adını hiç duymadığım bir yazardı çünkü. Üstelik romanları en çok filme çekilen yazar. Hem de bildiğimiz bir çok filmin yazarı. Osman Şahin Osman Şahin 1940 yılında Mersin'in Arslanköy kasabasında yoksul bir ailenin 13 çocuğundan biri olarak dünyaya gelmiş. Ayakkabısız olarak köyünden çıkıp, girdiği sınavı kazanarak Dicle Köy Enstitüsü'ne okumaya gitmiş. İlk ayakkabısını da orada giyinmiş. İlk defa ayakkabı giyeceğinin heyecanı ile 35 numara olan ayağına 48 numara bir ayakkabı alır. Çocukluk işte.' Ayak numarası nedir bilmiyordum ki' derken öyle tatlı konuşuyor ki, onu dinlerken duygulanmamak elde değil (Sunay Akın ile İşte O Çocuk) youtu.be/Cw229k4uEpE (izlemenizi tavsiye ederim) Ayak numarasının ne demek olduğunu bile bilmeyerek girdiği Dicle Köy Enstitüsü'nde öğretmen olarak mezun olmuş. Mezun olduktan sonra Siverek'e bağlı, Kalemli Köyü'nün öğretmenliğine atanmış. 18 yaşındaki bu genç öğretmen büyük aşiret kavgalarının içinde bulmuş kendini. Görev yaptığı sırada notlar almış. Sonraları ise bu notlardan kitaplar yazmış. Osman Şahin daha sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi bölümüne girmiş. Mezun olduğunda Malatya Lisesi'ne beden eğitimi öğretmeni olarak tayin olmuş (memleketim). Malatya, Elazığ, Tunceli, Maraş dolaylarında 14 yıl görev yapmış. Buralarda bulunduğu sırada 33 köy hakkında alan araştırması yapmış. Daha sonra bu araştırmalarını da kitaplaştırmış. '1967-1974 yılları arasında İzmit'e spor öğretmeni olarak atanır. Türkiye Öğretmenler Sendikası'nda (TÖS) çalışır. 1970'te yayımlanan ilk kitabı “Kırmızı Yel” TRT Öykü Ödülü'nü kazanır. Daha sonra Türk sinemasında filme çekilen Kibar Feyzo, Adak ve Fırat'ın Cinleri hikayeleri bu kitabında yer alır.' Osman Şahin'in ilk öyküsünü Yılmaz Güney satın almış. 'O parayla İstanbul'da bir ev alır ve öğretmenliğe Suadiye Lisesi'nde devam eder. Daha sonra Trabzon'un Arşın ilçesine tayini çıkar. Buradan emekli oldu.' '1978 yılında Aydınlık gazetesinde yayımlanan bir kitap tanıtım yazısı yüzünden 1,5 yıl hapis cezasına mahkûm olur. 1983'te Şile ve Yalova cezaevlerinde yatar. Cezaevinde iken “Firar” filminin öyküsünü yazar. Ayrıca daha sonra cezaevinde gördüğü, duyduğu, yaşadığı olayları 1996 yılında Kolları Bağlı Doğan adlı kitabında hikâyeleştirir.' Gördüğünüz gibi Osman Şahin nereye gitmişse hep çevreyi gözlemlemiş, alan araştırmaları yapmış, notlar almış. Araştırmalarını ise bir süre sonra kitap haline getirmiş. Herkes köyde görev yapar ama Osman Şahin gibi çevreyi gözlemleyip, alan araştırması yapıp sonra da kitap haline getirmek her babayiğidin harcı değildir. Yeraltında Uçan Kuş Gelelim kitabımıza. Yeraltında Uçan Kuş, her ne kadar devamı değildir başlı başına bir romandır dense de Bucaklar'ın devamı. Önce o kitabı okumak istedim ama hangi siteye baktıysam kitabın satışı ya yok diyor ya da tükendi diyor. Anlam veremedim. Osman Şahin yazdığı belgesel romanında, ilk görev yeri olan Kaleli köyündeki öğrencisi Adnan Bucak'ın kan davası yüzünden 16 yaşında adam öldürmesi ve bunun devamında yaşadığı hapislik hayatını kaleme almış. Romanını çok sevdiği öğrencisi Adnan Bucak'ın ağzından anlatmış. Adnan küçük yaşta işlediği cinayetin vicdan azabını yıllarca çeker. "Ey Fırat, hayatımı dinle! Yüreğimin yükü yıllarca ağır geldi bana. Çocuk yaşımda elime silahı tutuşturdular. Kardeşlerimin, amcamın, sevgili babamın, yaşıtlarımın ölümlerine tanık oldum. Onları toprağa değil de, yüreğimin içine gömmüşler sanki. Körpe yüreğim yıllardır o güzel ölülerin ağırlığını taşıyor. İçim yıllardır kocaman bir mezarlık sanki." (s.139) Küçük yaşta girdiği cezaevinde gençliği tükenir. "Kolay değil, beş ay Siverek Cezaevi'nde, iki buçuk yıl Tekirdağ Ce­zaevi'nde, iki yıl Bursa Hapishanesi'nde, altı aydan beri de yarıaçık ce­zaevinde olmak üzere, beş buçuk yılı şutlamak ...Gençliğimin en gü­zel yılları dört duvar arasında, bin türlü sıkıntı içinde geçmişti." (s.138) Kolay değil gerçekten. Hele bir de üstüne ağır cezaevi koşulları insanlıktan çıkarıyor. En ağır koşulları ise Bursa Hapishanesinde yaşar. "Dayak faslı bittikten sonraki günlerde de işkence değişik biçimde sürer, giderdi. Direnen mahkuma görüş yasağı verilirdi. Sebze, meyve yemesi aylarca yasaklanırdı. O zaman da pis, havasız, kalabalık koğuş­larda sebzesi, meyvesi yasak edilen mahkumun saçları dökülürdü. Aynı mahkumun mektup yazma, gönderme, mektup alma özgürlüğü de kısıt­lanırdı. Gelen mektubu verilmez, yazdığı mektup gönderilmezdi. Bu mahkumlar havalandırmaya da çıkarılmazlardı hiç." (s.89) Adnan Bucak'ın hapislik yıllarında yanında hep kader ortağı olan Koçali vardır. "Koçali ile olan yazgımız da ayrı bir şeydi. Nereye gidersek gidelim, onunla yazgımız bağlanmış gibiydi. İkimiz birlikte öldürülen babaları­mızın öcünü almış, birlikte kaçmış, birlikte dağlarda, evlerde gizlen­miştik. Yine ikimiz birlikte teslim olmuş, birlikte aynı kelepçeyi taka­rak, hapse atılmış, yine birlikte yargıç önüne çıkarılmış, birlikte Sive­rek'ten Tekirdağ Hapishanesi'ne, Bursa'ya, Bursa'dan İmroz Yarıaçık Ce­zaevi'ne gönderilmiştik ve şimdi de yine aynı yerde yatıp kalkıyor, ye­meklerimizi birlikte yiyorduk. Bütün bunları insan öz kardeşiyle bile ya­pamazdı." (s.134) Bursa Hapishanesinin tek iyi yanı zengin bir kütüphanesinin olması sanırım. Çünkü Deniz Gezmiş ve arkadaşı Yusuf Aslan'la orada tanışır. "Cezaevinin zengin bir kütüphanesi vardı. Fırsat buldukça kütüp­haneye gider, kitap okumalarımı sürdürürdüm. Ne zaman kütüphaneye gitsem, Deniz Gezmiş ve arkadaşı Yusuf Aslan'la karşılaşırdım. (s.95) Hapislik hayatının en iyi koşullarını da İmroz Yarıaçık Ce­zaevi'nde geçirir. Hatta ilk aşkını da orada bulur. Maria adında bir Rum kızına aşık olur. "Maria bana "Fırat" derdi, ben de ona "Ege". Ege ile Fırat'ın ilişkisi, aynı yoğunlukta günlerce, haftalarca sürdü." (s.169) Okuyacağınız bu kitapta çok şey bulacaksınız. Kurgu değil, hepsi de gerçek. Hapislik hayatı zor. Hele bir de 16 yaşında girmişsen en güzel yıllarını kaybetmişsin demektir. Osman Şahin çok yalın bir dille yazmış belgesel romanını. Okurken kelimeler adeta akıp gidiyor. Okuyan çok şey kazanır, benden söylemesi. Meraklısına şimdiden keyifli okumalar.
Edebiyat
Yeraltında Uçan KuşOsman Şahin · Kaynak Yayınları · 064 okunma
··
410 Gösterim
13 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Değerli bir yazar olmak hele de toplumu, halkı anlatan bir yazar olmak ancak iyi bir gözlem dönüştürücü olmakla mümkün oluyor. Bizim olanı bize öyle bir anlatıyor ki böyle yazarlar, biz kendimizi, bizden olanı yeniden tanıyoruz. Yaşamasak bile ‘ilk kez ayakkabı giyme’ heyecanını duyumsuyoruz. Duyguları bize paylaştırıyor ve bunun için sadece sözcükleri kullanıyor, gerçekten enteresan ve bir o kadar da büyüleyici bir eylem.. İyi ki böyle değerlerimiz var (şahsım adına geç tanışmış olsam da) ve iyi ki sen de varsın Sultan ablacım, incelemelerini kitap diye yayımlasak zevkle okuyacak pek çok okur kitlesi oluşur. Kalemine, yüreğine sağlık, yine harika bir inceleme.. 💗🙏🏻
Sultannn
Gönderi Sahibi
Çok tatlısın ya ❤️❤️❤️
Sultan Hocam baştan sona soluksuz okudum incelemenizi. Çok çok teşekkür ederim bu kapsamlı ve heveslendirici inceleme için. Osman Şahin'in derdini ne güzel anlamış ve anlatmışsınız. Tıpkı onun gibi samimi olarak hem de. Kendi de diyor ya kimin aklına gelirdi "yalın ayak" çocuk yazar olacak,bütün bunları yaşayacak. İyi ki katıldınız, iyi ki bu incelemeyi yazdınız:) Bu kitaba yarın ben de başlayacaktım. Demek bir devam kitapmış. Önce o kitaba ulaşmak elzem oldu şimdi. Pdf'sine ulaşabilen olursa paylaşsa ne güzel olur.
Sultannn
Gönderi Sahibi
Bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim canım. Kitaplarının konusunu çok araştırdım. Bu kitap için diğerinin devamı gibi görünse de başlı başına farklı diyor ama değil aslında. Bucaklar kitabında kan davasını anlatıyor. Bu da onun devamı. Kitaba ulaşana kadar pdf ile başlarız. Umarım buluruz. Önce bulan diğerine haber versin. Osman Şahin çok güzel bir insan gerçekten. İyi ki incelemeyi yazmışsın da tanımışım. İncelemen olmasaydı etkinliğe katılmazdım. Çünkü elimde okunmayı bekleyen o kadar çok kitap var ki. Bir gün hepsini okuyacağıma inanıyorum :))
Sunay Akın’ın işte o cocuk programında tanıştım bende Osman Şahin’le bir ınsan bu kadar mı mütavazı bu kadar mı naif olur. Fakir Baykurttan, Yaşar Kemal’ den bahsederken ki duygusallığı... iyi ki varsınız iyi ki sizleri okuma şansımız var dedirtti bana☺️ 1000 kitap uygulaması ve siz kitap dostları iyiki varsınız✌🏻 Miraç kuzugüden
Sultannn
Gönderi Sahibi
❤️
Sultan hocam yine yepyeni bilgilerle ayrılıyorum sayfanızdan😻 Yeni bir yazarla tanıştım sayenizde, emeğinize kaleminize sağlık hocam🧚‍♀️ Yazın ki okuyalım öğrenmeye devam edelim🌿 Etkinlikte emeği geçen bütün arkadaşlara da kendi adıma teşekkür ederim💕
Sultannn
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim canım. Aynı şeyi ben de senin hastaların için düşünüyorum ❤️
İncelemenin kalitesinden şüphe duymamakla birlikte, incelemeyi henüz okumadığımı söylemem gerek Sultan Hocam 😄 Kitapları okudukça dönüp incelemelerinize bakacağım. Yazar hakkında verdiğiniz bilgiler zaten yeterli ama kitap hakkında olan kısmı kitabı okuduktan sonra okuyacağım. Kaleminize sağlık 🙏🏻
Sultannn
Gönderi Sahibi
Bu açık sözlü yorumun için çok teşekkür ederim. Sonradan okuyacağına emin olarak tamam diyorum. Kitabı beğeneceğine hiç kuşkum yok.
Reklam
Bucaklar kitabını gayet uygun bir fiyata nadirkitap.com dan bulabilirsiniz. Kitabın telifi Kaynak Yayınlarından Truva Yayınlarına geçmiş Fırat'ın Sırtındaki Kan ismiyle, sanırım bundan dolayı bulunmuyor.
Sultannn
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Kitabın üzerinde iki ismi de yazıyor.
O "yalın ayak" demesi nasıl cız ettiriyor yüreği değil mi .. bir de "önüne bak" ne demek ayağına taş diken batmasın demek :) bir bir öğrendik hem izlerken hem okurken :)) şimdiki eğitim eğitim mi diye soruyor ya of of çok konuşulacak şey var Osman hocayla. .. ve çok okunacak kitabı 👍 Emeklerine sağlık ki emeğin büyüktür bu etkinlikte ,iyi ki varmışsın canı gönülden teşekkürler ❤
Sultannn
Gönderi Sahibi
Bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim. İlk ayakkabı, ilk hamam, ilk sabun. Bunları anlatırken konuşması öylesine doğal ki, bu doğallığı kitaplarına, kelimelerine yansımış. Kısacası Köy Enstitüsü, Osman Şahin'in hayatına çok şey katmış. O da yaşadıklarını yazarak bizim hayatımıza çok şey kattı. Etkinlik sayesinde tanıştığım dosta selam ❤️