Güçlü Başlangıcın Gölgesinde Bir Üçüncü Sayı
7/10
·49 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 18:04
Diğer iki sayısıyla kıyasladığımda bu sayının daha basite indirgenmiş olduğunu ve bazı denemelerin yazılmak için yazıldığını fark ettim. Beğenip notunu aldığım bölümler de var tabi ama genel çerçeveden baktığımda biraz aceleye gelmiş, güçlü başlangıcın gölgesinde kalan bir sayı olduğu kanaatindeyim. Dönüp baktığımda hatırlamak istediğim için kısa kısa not ettiğim bölümler: - Hazreti İnsan - Salih Samet GÜR İnsan uzayı, sanatı, doğayı, teknolojiyi gerekli gereksiz her şeyi araştırıyor ama ne yazık ki kendi ruhundan ve varlığından bihaber. Her şey huzurumuzu kaybetmeye ve huzursuzluğu huzur saymaya boyun eğmekle başladı. Modern ve huzursuz insanın çilesi; hızla akıp geçen zaman içerisinde bir köşede oturup kendi içerisine, kendi karanlığına ışık tutmamaktır. - Mahir Ünsal Eriş Röportajı - Nergis SELİ Mahir Ünsal ile bu röportajda tanışmak beni mutlu etti. Onun diğer yazarlarından farklı olarak mutsuzluğunu değil de huzursuzluğunu yenmek için yazdığına şahit oluyoruz ve anne ve babasından ‘aferin oğlum’ almak için yazarak Sait Faik öykü ödülünü aldığı ‘Olduğu Kadar Güzeldik’ öykü kitabını en kısa sürede okuyacağım. Tek kitap okuma şansım olsa Melih Cevdet Anday’ın Raziyesini okurdum diyerek güzel bir tavsiyede de bulunuyor. Bunu da listeye eklememek olmaz. -Bir Sanat Eseri - Marcel DUCHAMP - Oğuz GÜNER Salvador Dali’nin bıyık ve sakalını Mona Lisa’ya çizip sergiletmesi, pisuvarı bir çeşme olarak galeride sergilemesi ve çıplak bir kadına karşı takım elbiseli şekilde satranç oynayıp fotoğrafını çektirmesiyle moderniteye karşı olduğunu gösterir. Marcel Duchamp işte böyle bir insandır. - Yazıldığı Gibi Okuyunuz: Po Polsku! - Yasemin ÖZDEMİR Ülkemizde Lehçe diyince herkesin aklına şive farklılığı geliyor fakat bu Polonya’nın ana dili ve dünyada yaklaşık 50 milyon
Edebiyat
KafkaOkur - Sayı 3 (Ocak-Şubat 2015)KafkaOkur Dergisi · KafkaOkur Dergisi Yayınları · 2015333 okunma
8/10
·420 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 12:33
Aiden and Lucie My second book from this author. First one was Good Spirits which was a magical and beautiful read. This book was romantic and also hilarious It is a cosy read and I feel like I'm soft and floating in the air. Aiden works in a radio station hosting Romance Hotline. He is so scared of losing someone who he loves that he deliberately pushes people from his life and he ends up forgetting how to love someone. He is desperate when Lucie came to his life. Lucie's daughter, Maya called Romance Hotline one night to take an advice about her mom. And everything started like that. Lucie got involved the show and together they hosted the Romance Hotline and slowly fell in love each other. However, Aiden was in denial most of the time. When he accepted he was in love with Lucie, I'm sooo happy because he found his magic All the time, they live next to each other but never had a chance to meet. They just orbited each other. Can you imagine how many chances did they miss before Maya called the radio station? Everything meant to be and in the end, they met and lived happily ever after.
Duygu ve Düşünce
First-Time CallerB. K. Borison · Berkley · 20250 okunma
Reklam
8/10
·518 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 01:58
“Good night to everyone, my friends and my 1K family) Evet, ilk olarak hepinize muhteşem ve bol kitaplı, okumalı bir yıl arzu edirəm) Ve 2026 'nın ilk kitabı Hugh Howey'in triologiyasından Silo ( Wool) oldu benim için.... Bazı yerleri aşırı sıkıcı gelse de bana, sonlara doğru " flow vibe"ı yakalamayı başardım diye bilirim) İncelememi kısa tutmaya çalışıcam : Silo' nun ilk kitabını okurken bende bıraktığı en güçlü his, bir distopya okuduğumdan çok insanlığın kadim korkularıyla yüzleştirildiğim duygusuydu; çünkü Hugh Howey burada yalnızca yerin altına hapsedilmiş bir toplumu anlatmıyor, bilginin kontrollü olduğu her düzenin kaçınılmaz olarak ahlaki bir sorun ürettiğini, “koruma” gerekçesiyle gizlenen hakikatin zamanla mutlak bir iktidar aracına dönüştüğünü ve düzenin sürdürülebilmesi için bireyin merak duygusunun bilinçli olarak bastırılması gerektiğini çok sade ama derin bir şekilde gösteriyor; Silo’da yaşam, güvenlik adına kabullenilmiş bir cehaletin üzerine kurulmuş ve insanlar dış dünyanın gerçekten nasıl bir yer olduğunu bilmekten çok, bilmemeleri gerektiğine ikna edilmiş durumdalar, bu da bana günümüz dünyasında bilgiye erişimin varlığına rağmen zihinsel olarak ne kadar sınırlı yaşayabildiğimizi düşündürüyor; romanda yasa, ahlak ve hayatta kalma iç içe geçmiş halde ve asıl sarsıcı olan, kuralların çoğunun kötücül bir niyetle değil, “insanları korumak” gibi son derece makul bir gerekçeyle var olması, çünkü bu durum şu soruyu sürekli canlı tutuyor: İnsanlık gerçeği kaldıramıyorsa, onu saklamak meşru olabilir mi; Howey, karakterler aracılığıyla bana şunu hissettiriyor: Düzen sürdükçe birey küçülüyor, birey sorguladıkça düzen çatırdıyor ve bu çatlak tam da insan olmanın başladığı yer; Silo’nun boğucu atmosferi aslında fiziksel değil, zihinsel bir kapatılmışlık ve bu
Edebiyat
SiloHugh Howey · Monokl Yayınları · 2014873 okunma
Do not go gentle
Puan vermedi
Sizlere çok sevdiğim bir şiiri paylaşmak istiyorum. Okuyunca neler hissedeceğinizi de merak ediyorum. Benim için okuması, youtube’dan da Anthony Hopkins seslendirmesini dinlemek çok zevkliydi. Umarım benzer hisler hissedersiniz. Youtube için linki de en aşağı bırakacağım. Do not go gentle into that good night, Old age should burn and rave at close of day; Rage, rage against the dying of the light. Though wise men at their end know dark is right, Because their words had forked no lightning they Do not go gentle into that good night. Good men, the last wave by, crying how bright Their frail deeds might have danced in a green bay, Rage, rage against the dying of the light. Wild men who caught and sang the sun in flight, And learn, too late, they grieved it on its way, Do not go gentle into that good night. Grave men, near death, who see with blinding sight Blind eyes could blaze like meteors and be gay, Rage, rage against the dying of the light. And you, my father, there on the sad height, Curse, bless, me now with your fierce tears, I pray. Do not go gentle into that good night. Rage, rage against the dying of the light. Dylan Thomas Anthony Hopkins’ in seslendirdiği video: youtu.be/w1JJ5actiUM?si=...
1000Kitap
The Collected Poems of Dylan Thomas: The Centenary EditionDylan Thomas · Weidenfeld and Nicolson Publishers · 20162 okunma
Distopya mı Ütopya mı ?
6/10
·272 syf.··
2025 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 17:14
Her ne kadar bir distopya örneği gibi görünse de birçok kişi için ütopik bir yaşam vaad edebilir Cesur Yeni Dünya. Birçok insan ütopik bir yaşamın acıdan, açlıktan, üzüntüden, savaştan yani hayatı olumsuz yönde etkileyecek olan tüm olaylardan noksan gibi tasvir eder. Cesur Yeni Dünya’da bu talepleri karşılıyor aslında. Ama yapay bir toplum yaratma uğruna insanlardan aldıkları, verdiklerini hiçbir şekilde karşılayamaz. Bilanço epey ağır. Bireysel düşüncenin istenmediği, robotlaşmış, sabit fikirlerle yol yürüyen bir toplum istiyor. Mutlu olmak bir seçim değil burada. Sadece mutlu olmak da değil sanatsal, dinsel, kültürsel hiçbir faaliyet istenilmiyor. Fizyolojik ve güvenlik ihtiyacından öteye geçilmiyor Maslow’un Hiyerarşisine göre. Bu topraklarda filizlenen düşüncelerin tehlikeli olduğunu bildikleri için topraklarını ekmiyorlar, nadasa ayırıyorlar. Ancak o şekilde ileride oluşacak tehlike meyvelerinden arınabilirler. Simülasyon kısa vadede birçoğumuza etkileyici gelebilir ama uzun vadede insanın özgür düşüncesinin olmaması demek yaşamanın anlamını sorgulatacak türden olur. Gerçek yaşamdaki belirsizlik ne kadar tehlikeli görünse de özünde barındırdığı merak, insanı hayata adım attığı ilk günden beri canlı tutan, ilerlemesini sağlayan en temel içgüdü olmuştur. Bu konuya en güzel örnek Truman Show olabilir. Truman başlarda kendisi için düzenlenmiş yapay dünyada çok mutlu bir şekilde yaşamaktadır. Her gün aynı olaylar, saati saatine tekrarlanınca bir süre sonra aydınlanma yaşıyor ve bir simülasyon olduğunu anlayıp oyundan kendi isteğiyle çıkıyor. Çünkü kimse opsiyonel olmayan mutluluk istemez. Tıpkı bu dünyada var olmamızın opsiyonel olmadığı gibi. Bu yazıma Truman Burbank’ın simülasyon dünyasından çıkarken söylediği söz ile bitirmek istedim: In case I don’t see you,
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
8/10
·298 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 01:55
Good night to everyone, philosophy lovers) Felsefi temaları sade, sürükleyici kısa öyküler, bilmece ve mizahi dokunuşlarla anlatan bir kitap arıyorsanız Paul Kleinman 'ın Felsefe 101'i tam da size göre..... Ve en önemlise de felsefeye ilgim var ama derine inmeye henüz hazır değilim diyorsanız kitaba bir göz atın derim çünkü kitap sizin için iyi bir başlangıç noktası ola bilir...... Yani, kısacası Antik felsefeseden - Postmodern' felseye dair aradığınız her şey bu kitapta) Happy reading to all, my friends.....
Felsefe
Felsefe 101Paul Kleinman · Say Yayınları · 20181,308 okunma
Reklam
Reklam