90ların özlemi var hala içimizde...
...Bir gün James Williams -tanıştığım eski Google strateji uzmanı-önde gelen teknoloji tasarımcılarından oluşan bir dinleyici grubuna basit bir soru yöneltmiş: "Aranızdan kaç kişi şu an tasarladığınız dünyada yaşamak istiyor?" Odaya sessizlik çökmüş. İnsanlar birbirlerine bakmışlar. El kaldıran olmamış...
Sayfa 126 - MetisKitap...
2019 tarihli bir Business Insider makalesi, Apple, Google, hatta açıkça çocuk hedefli Snapchat (!) uygulamasının kurucuları ve CEO'ları da dahil olmak üzere çok sayıda büyük Silikon Vadisi yöneticisinin kendi çocuklarının evde ekran başında geçirdikleri süreyi sınırlamak için birbiriyle uyumlu tedbirler aldıklarını detaylıca açıkladı: Anlaşılır bir şekilde, Apple CEO'su Steve Jobs, küçük çocuklarının o zamanlar yeni piyasaya sürülen iPad ile oynamasını yasaklamıştı.
Reklam
Hayırlı işler!
İnsanların telefonlarına baktığı süre artıkça gördükleri reklam sayısı ve böylece Google’ın kazandığı para da artıyor.
Sayfa 116·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Silikon Vadisi'nde, çalışanların iş değiştirmesi sık görülür. Yapay zekà kabile liderleri ise zamanlarını G-MAFIA ve üniversiteler arasında bölüştürerek daha sabit kalma eğilimindedir. Bu nedenle yapay zekâ kabilenin "Önce yap, sonra özür dilersin," mottosuyla gelişimsel yolunda ilerlemeyi sürdürüyor. Google yıllarca telif hakkıyla korunan kitapları izinsiz taradı ve sonunda yayıncılar ve yazarlar tarafından dava edildiği toplu bir dava ile karşı karşıya kaldı. Google bize sormadan evlerimizin ve mahallelerimizin resimlerini çekti ve Google Haritalar'da aranabilir hâle getirdi (Mümkün olduğunca insanlar çekilmiyor, çekilirse de yüzleri bulanıklaştınılıyor). Apple yeni modellerini çıkarırken eski iPhone'ları yavaşlattığı için özür diledi. Cambridge Analytica sonrası, Facebook CEO'su Mark Zuckerberg, Facebook duvarında genel bir özür yayımladı; "Bu yıl incittiğim kişilerden özür diliyorum ve daha iyi olmaya çalışacağım. Çalışmamın insanları bir araya getirmek yerine bölmek için kullanılmasından ötürü özür diliyorum."
Sayfa 107·Kitabı okudu
Alıntı
Alphaber'in bir başka birimi olan Google Brain'in araştırmacıları, kendi yapay zekâlarını üretebilecek bir yapay zekâ oluşturduklarını açıkladılar. AutoML olarak adlandırılan sistem, "pekiştirici öğrenme" adı verilen bir teknik kullanarak yapay öğrenme modellerinin tasarımını otomatikleştirdi. AutoML, dar ve belirli görevler için "çocuk" yapay zeka ağları yaratmak üzere bir "ebeveyn" olarak çalışıyordu. AutoML kendisinden istenmeden NASNet adında bir çocuk yarattı ve ona videolarda insanlar, arabalar, trafik ışıkları, cüzdanlar vs. gibi nesneleri tanımayı öğretti. Stres, ego, şüphe veya özgüven eksikliği gibi en parlak bilgisayar bilimcilerinde bile bulunan özellikleri taşımayan NASNet, görüntüleri %82,7 oranında doğru tahmin etti. Bu; çocuk sistemin, daha önce ebeveynini yaratan insanlar dâhil, insan kodlayıcılarından daha iyi performans gösterdiği anlamına geliyordu.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Halbuki boşuna değil hiçbir şey. Bize bedava gibi sunulan internet hizmeti aslında bizi bedava olarak büyük şirketlerin gözetleyiciliğine sunuyor. Dünyanın en büyük gözetleme kulesi olarak internet, kullanıcıların zevklerini, tercihlerini her türlü davranışsal verilerini arsızca suistimal ediyor. Ekranın arkasında bizi acımasızca yönlendiren algoritmalar var ve her davra­nışımızı kayıt altına alıyorlar. Artık mahrem yaşantılarımız kapitalistlerin orta malıdır. Shoshana Zuboff'un söylediği gibi, tarassut ve iç dünyalara destursuz giriş, bu yeni gözetim kapitalizminin iş modelidir; pazara ait olmayan her şey pazarın emrine verilmiş ve insan tah­min edilebilir, yönlendirilebilir, güdülebilir bir otomat haline getirilmiştir. Artık siz Google'ı taramıyorsunuz, o sizi tarıyor; aslında bedava olan sanal hizmetler de­ğil, siz kullanıcılar olarak bedavasınız artık. Bu bir tür "eşkıya kapitalizmi"dir. Biz onlar hakkında pek az şey biliyoruz ama onlar neredeyse bizim nefes alışımızı bile izliyor.
Reklam
Reklam