Müellifin mutlak ifade kullanması, hayvanın suyun içinde ölmesiyle öldükten sonra suya atılması arasında fark olmadığını gösterir. Aynı şekilde su ile diğer sıvılar arasında da fark yoktur. Sahih görüş budur.
Bu mesele önceki meseleye dahildir. Çünkü suda yaşayan canlılarda akıcı kan bulunmaz. Bunu İbnü’l-Hümâm zikretmiştir.
Ancak bunda bir değerlendirme vardır. Çünkü burada kastedilen, aslen su canlısı olmayanlardır. Zira bazı canlılar su kökenli oldukları halde akıcı kana sahiptir; deniz domuzu ve deniz köpeği gibi. Buna rağmen sahih görüşe göre bunlarda sakınca yoktur. Bu, Hidâye ve Kâfî’de zikredilmiştir.
Hatta denebilir ki su kökenli canlıların genel özelliği, akıcı kana sahip olmamalarıdır. Bunun alameti de şudur: Kanları güneşe bırakıldığında kararmayıp beyazlaşır.