LEV NİKOLAYEVİÇ TOLSTOY'UN GÖZYAŞLARI
9/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2025 219. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 02:40
Anna Karenina, Tolstoy 'un bu kitabı yazarken Anna'nın ölmesine üzülüp onun için gözyaşı döktüğünü biliyor muydunuz!? :) Yazarın kendi eserindeki karakter için gözyaşı dökmesi sanırım bu eşsiz bir ân veya durum olmalı. Bu yüzden başlık olarak bunu ön plana çıkarmayı seçtim. Aile nedir sorusuna hepimizin farklı farklı kelimeleri ve farklı cümleleri bir araya getirsekte aynı yerde buluşup benzer anlamları kurabileceğimiz tanımlar mevcut olur. Aile; mutlu veya mutsuz kendilerine ait bütün zamanları, ortak değer, duygu, düşünce ve inançları birarada tutan topluluktur.Tolstoy, istasyona gelip bir topluluğu birarada tutmak için çaba sarfeden Anna'nın kendine ait olduğu topluluğu ise başka bir istasyonda sonlandıracağı eseri, karakterlerin ruh hallerini ve psikolojik olarak varolma çabalarını, hislerini, davranış biçimlerini bütün şeffaflığı, açıklığı ve zihinsel tercümesiyle kaleminden aktaran, okura kendi yanındaymış ve onunla birlikte kitabı yazıyormuş hissiyatı veren büyük yazar Tolstoy... Bir tutkuyu ve bu tutkunun bencilliğe dönüştüğü ve daha sonra öç'e (sevmekten alınan intikam) dönüşen âşkı anlatmış. Karakterimiz kendini bir kurtarıcı olarak başka insanların yaşadığı ikili ilişkilerdeki sorunu kendince çözüme kavuşturmuş ve dönüş yolunda gittiği istasyonda yüreğine ve aklına başka birini koyarak geri dönmüştür. Oysa içinde bulunduğu toplum, dini değer ve yargılar bunun utanç verici bir durum olduğunu yüzüne sert bir şekilde çarpsada o buna karşı koymuş ve o günün şartlarında cesur şekilde tutku ve heyecanının peşinden gitmeye çalışmıştır. Evlilik her ne dönemde ve her ne koşulda olursa olsun kişinin kendi içinde ve çevresinde, belli başlı kriterlerle oluşturabileceği bir çerçeve içinde olmalı. Çünkü gerçek mutluluk evliliğe sebep değil sonuç olmalıdır. Anna
1K
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
Puan vermedi·156 syf.··
2025 7. kitabı
İnsan bağlandıkça görüş mesafesi kısalır, insan kendini rüzgarın esmesine, suyun akışına en kötüsü de görselliğin güzelliğine bağlanırsa kurtuluş pek mümkün olmayabilir. Hayat insanı çeşitli evlerden geçirmektedir, ama galiba gönül işleri, aşk, tutku ve gizem insanları ele geçirmekte ve diğer konulara nazaran daha da çok etkiler bırakmakta ve kaybetme görememe korkusu insanı derinden kılıç misali kesmektedir. Ki imkansızlıklar neredeyse insanoğlu da hemen onun yanı başında belirir. Ki bu çoğu zaman şaşmaz. Adolphe adında bir genç bir Kontun eşine aşık olur gitmeler gelmeler ziyaretler derken kahramanımız iyice bağlanmıştır. Bu bağlılık kendisinin hayat penceresini en aza indirmiş olup görüş açısını sadece tek bir noktaya toplamıştır. Gitmeli gelmeli kabaran duygular, adı tarifi konamayan hisler ve hepsinden geriye kalan bir olay örgüsü, zorluk sonrası insan elbet bir kolaylık yaşamak ister. Lakin ipliğe atılan düğüm ne kadar çoğalırsa çözmek de bir o kadar zorlaşır ve içinden çıkılmaz bir hale gelir. Yasak bir aşk üzerinden kişisel psikoloji üzerine yazılmış gayet hoş akıcı bir roman tavsiye ederim. Yer yer kişilik bölünmesine maruz kalına da kahramanımıza hak vermek gerek. Nede olsa gönülden gelene beyin aynı tepkiyle aynı hisle yaklaşamaz. Bir denge kurmak için tüm dengeleri yıkmadan kuramaya çalışan kahramanımız Adolphe bizleri macerasına ortak etmek istiyor.
Duygu ve Düşünce
AdolpheBenjamin Constant · İletişim Yayıncılık · 2017486 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·224 syf.··
2023 3. kitabı
Sadece kadınların olduğu saklı bir topluluk olduğunu hayal edin. Bu size ne hissettiriyor bilmiyorum ama ben bunun resmini çizecek olsaydım çok şey hayal ettim üzerinde. Kitap da tam bu zeminde ilerliyor ve yazıldığı döneme bakılırsa cesur bir başkaldırı adeta. Feminist hareketin ilk adımlarından Charlotte Perkins Gilman 1915 yılının manzarasının tersine bir güzergahta rotayı değiştiriyor. Dolayısıyla yola çıkma cesareti verenlerden. Hiçbir erkeğin olmadığı bir yeri, üç arkadaş keşfetse nasıl bir dünya ile karşılaşırlar sorusunun güzel bir yanıtı gibi adeta diğer yandan. Cinsiyet ayırımı üzerinden her iki tarafın belirlediği çit yüksekliğini çok iyi görüyorsunuz okurken. Üstelik yazar okuyucunun bu konudaki düşüncelerini de sorgulama fırsatı veriyor yarattığı dünya ile. Kimlik ve cinsiyet ayrımı üzerinden, kadın ve erkeğin o daha doğmadan üzerine dikilmeye çalışılan elbisenin dar ve geniş taraflarını görüyorsunuz. Öznel bir bakış açısı ile konuya istediğiniz yerden bakabilirsiniz. Burada önemli olan baktığınız yerin mesafesi. İnsana yakınsanız manzara net, yok eğer değilseniz görüş açınız daralacaktır şüphesiz. Kadın... Her toplumda yeri farklı, üzerine yüklenen anlam da harç malzemelerinin türlerine göre değişiyor. Dolayısıyla yerinin sağlamlığını da belirliyor bu durum. Yaşamın her döneminde kadın olmak zor. Yazıyla kurulan yaşamları okuyarak mutlu olmayacağımız bir yeryüzü olsa. Düşlerin çok ötesinde gerçek yaşamda karşılaşmak dileğiyle her birinizle...
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · Olimpos Yayınları · 202319,9bin okunma
Puan vermedi·95 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
Kör Baykuş Sadık Hidayet'in en bilinen eseri. Öyle ki adıyla özdeşleşmiş. Kitap zamanda ve mekanda geçişler yapıyor, psikolojik bir ruh halinin içinde geziniyor. Bazen anlamak zorlaşıyor. Karakterin bunalımlı, soyut bir dünyası var siz de buna giriyorsunuz. Bazen görüş mesafesi daralıyor ama değer devam edin.. Bazı satırlar okuyacaksınız ve bunları söyleyemeyen psikologlar var.. Sadık Hidayet'in müthiş bir farkındalık seviyesi olduğunu düşünüyorum hem kendi hem dünya hakkında. Bu yüzden bu kadar iyi bir yazar. Zira edebiyat eştikçe içinden en az psikoloji kadar psikoloji çıkan bir sanat.
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2022 75. kitabı
Okumaya başlamadan önce lütfen sağında solunda tek tük çalılıklar, kayalıklar ve toprak döküntülerinden başka bir şey bulunmayan, bulutlara komşu gri sis ile örtülü bir kaç metre görüş mesafesi sunan bir arazi parçası üzerinde çıplak ve rutubetli duvarlara sahip bir kale hayal edin, ne mutlu olanlar için daha yavaş nede talihsizler için daha hızlı olan ritmiyle birbirinden ayırt edilmesi olanaksız akıp giden bir zaman düşleyin, içerisinde yaşamın tatlı yanlarını hayal meyal anımsayan, gülümsemeleri yarım kalmış, üniforma giyinmeyen, kentte gezinebilen ve akşamları arzularına göre ister yataklarına ister sinemaya gidebilen milyonlarca insan bulunduğunu bile hatırlamakta güçlük çeken bir topluluk düşünün, bakalım yazarın anlatımı kadar büyüleyici bir dil ile bu tasviri iç dünyanızda yaşayabilecekmisiniz.... Kitabımızda Tatar Çölündeki Bestiani Kalesinde bir kaç ay kalacağını ve ileride parlak bir kariyeri olacağını düşünen, zaferle sonuçlanacağını umduğu askeri başarılarının ve romantik aşkların hayalini kuran Genç teğmen Giovanni DRAGO 'nun hikayesini okuyacaksınız.... Her sayfadaki yalnızlığı, umudu, düşleri, zamanın yaşamı büyük bir açgözlülükle yiyip bitirdiğini hissederek okudum. Hayatın tekdüze ve değişmez akışına kapılıp yaşamı boşuna tüketiyor olmak kaygısı günümüzde bizleride saran evrensel bir sorun değil mi ?
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,9bin okunma
İnsan.
10/10
·610 syf.··
2022 1. kitabı
"Dünyada her şey geçici, geçici olmayan tek şey gerçektir." –Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Billy Milligan doğanın en nadir ortaya çıkan ürünlerinden biridir. Bu kitapta da onun gelişim sürecini öğrenmekteyiz. Nadirliğinin ve sapmasının fark edilmesiyle başlayan hikaye, geçmişteki süreçlerin anlatılması ve parça ile bütün arasındaki izah edilişi ve birleştirilmesiyle devam edip son buluyor. Doğanın ürünlerinden biri olan insan ve insanın olağandışı ürünlerinden biri olan Billy Milligan'ın hayat hikayesiden yola çıktığım düşünceleri yazacağım. Öncelikle kısaca Billy'in kim olduğunu açıklamam gerekiyor. Billy, çocukluk çağında yaşadığı büyük travmalar dolayısıyla psikolojik ve psikoloji bağlantılı fiziksel değişiklikler yaşamış biridir. Babanın intiharı, üvey babanın tecavüzü ve duraksız psikolojik baskıları, psikolojik değişikliğin bireysel yarattığı sonuçların içsel olarak anlaşılamaması ve anlamdırılamaması, farklılık karşısında toplumun verdiği tepkilerin aidiyet karmaşası yaratması ve son olarak 'ben' algısının zamanla ortadan kaybolmasından ortaya çıkan kişidir. Ne hayata ne topluma ne de kendi varoluşuna adapte olmayı başarabilmiş birisidir. Tümelden tikele bir düşünce yolu izleyeceğim. Öncelikle insanın ne olduğuna ve doğadaki diğer canlılardan nasıl ayrıldığı konusuna biraz odaklanacağım. Her birimize okul müfredatlarında ve dini öğretilerde anlattıkları gibi insanı diğer canlılardan ayıran en büyük ve yegane özelliği, beynidir. Beynimiz ile yapabildiklerimiz sayesinde diğer tüm canlılar ve hatta doğanın üzerinde bir egemenliğe sahibiz. İstek ve ihtiyaç doğrultusunda her şeyi (buna kendimiz de dahil) şekillendiriyor ve kullanıyoruz. Egemenliğin kayıtsız şartsız bizim olmasını sağlayan beynimizin gücü ve işleyişi hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz peki? Bunu hem
Psikoloji
Billy Milligan’ın ZihinleriDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 2020990 okunma