İnsanlar kaçmaya çalışıyorlardı. Arabalar ateş altında bölgeyi art arda terk ediyordu. Bu hengamede bir Mercedes'in kapısını kapatmak için zorlanan bir kadın gözüme çarptı. Araba hınca hınç doluydu, kadın kucağında bebeğiyle ön kapıyı kapatmaya çalışıyordu. Arkadaşlarla bir inşaatın arka duvarında sığınmıştık. İnşaattan yaşlı bir adam çıktı ve onunla göz göze geldim. Arapça, "Git o bebeği al," dedi. Boynumda ve omzumda makinelerle arabaya doğru eğilerek koştum. Kadın hala kapıyla uğraşıyordu ve kadına adamın bebeği istediğini söyledim. Kadın bebeği verdi ve araba hızla uzaklaştı. Kapı kapanmış mıydı, adam bebeği neden istedi, hiçbir şey düşünemiyordum. Bana denileni yapmıştım. Kucağımda bebekle koşa koşa inşaattaki adamın yanına vardım ve bebeği ona uzattım. Bebeği verirken boynundaki kanı gördüm. Bir şarapnel girmişti boynundan içeri. O bebek ben koşarken kucağımda öldü mü yoksa annesinin kucağındayken de bu durumda mıydı, hayatta mıydı, ölü müydü hala düşünürüm. Cevabı olmayan ve sanırım bilmek dahi isteyemeyeceğim sorular. Bu soruları sormadan başka bir alemde o bebeğin yaşadığı ve büyüdüğü ihtimaline tutunmak aklımı koruyor.
“insanî hakikat, ancak doğru bir düşüncedir. başkası yapmacık ve fikrî döküntüden ibarettir. daima hatır ve gönül kazanmaya gayret edip, dünya telâşesi gönüle gelip gittikçe saf sinenize irfan düşüncesi katarak, mahviyyet ve tevazu göstererek ortaya çıkan, hayalî perdelerin çokluğundan halâs bulmak suretiyle, hüviyet (insani kimlik) cilvesiyle daim olmaya himmet buyarasınız. bütün zuhûrata merhamet gözüyle bakıp, göz bebeği gibi, her bir hakikati gören gözlerinizde yer eylesin.”
'attention' kelimesine başka bir mukabil (karşılık) aramalıdır." Cevabını verdi. Bu esasa istinaden (dayanarak) fesahatçiler 'attention' kelimesine mukabil (karşılık) aramaya başladılar. Birisi "tahdik" (gözünü ayırmadan dikkatli bakma) kelimesini ileri sürdü; bir diğeri "iltifât" kelimesini teklif etti. Gûyâ "tahdik" kelimesi "göz bebeği" manasına olan "hadaka"dan gelirmiş, "dikkat"te de bilhassa âmil( sebep olan) olan "gözbebeği" imiş.
"Kendine güzelce bak ki, âlemin özü sensin. Sen varlığın göz bebeği olan ademsin"
"Yukarısı nasılsa aşağısı da aynısıdır ilkesi hareket noktası olan ilahi geometri, yani ilm-i nücum sanatı günümüzde bilerek içi boşaltılmış popüler kültürün çok bir parçasına dönüştürülmüş olsa da insan ruhundaki çok katmanlı benliği çözme amacına hizmet eden geçmişi ve bugünü bir arada dokuyan ilahi bir goblendir. Yıldız ve gezegenlerin sayısız kombinasyonları ve düzenlemeleri ruh formlarını temsil eder"