“Başarısız olmadım. Kötü bir örnek olmada başarılı oldum. ” GRAFFİTİ Bazı insanlar şöyle diyor, “Pozitif bir rol model aklıma gelmiyor. Berbat insanlardan örnek verebilirim, bir şekilde beni pozitif etkilediler çünkü asla onlar gibi olmayacağıma söz verdim.” Bir adam şöyle demişti: “Babam çok kötü bir insandı. Bize yaptıklarına girmeyeceğim bile ama sürekli olarak terör estiriyordu. Çocuklarıma asla el kaldırmayacağıma yemin ettim ve asla kaldırmadım. Böyle bir şeyi kimsenin yaşamasını istemezdim ama bir şekilde bana yaşattıklarından dolayı daha iyi bir baba oldum."
Benim duvarım benim kurallarım:p
ama siz bunlarla yetinmesini bilmediğiniz için hep makinalı tüfek cümleleri bekliyorsunuz benden bense her şeye rağmen bildiğimi okuyor ve duvarıma bir graffiti yapıyorum spreyli bir boya tabancasıyla
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
The lihgtning girl
Our first few steps into the crowded, dim market lead us right past a signboard. Usually filled with notices of sale, news scraps, memorials, the Red noise has been covered up by a checkered swath of printings. A few children mill about the signboard, ripping up the bits of paper in reach. They toss the scraps at each other like snowballs. Only one of the kids, a girl with ragged black hair and bare, brown feet, bothers to look at what they’re doing. She stares at two familiar faces, each glaring down from a dozen huge posters. They are stark and grim, headlined with big black letters that read “WANTED BY THE CROWN, for TERRORISM, TREASON, and MURDER.” I doubt many of the people swarming the Paltry can read, but the message is clear enough. Cal’s picture isn’t his royal portrait, which made him appear strong, kingly, and dashing. No, the image of him is grainy but distinct, a frozen still from one of the many cameras that captured him in the moments before his failed execution in the Bowl of Bones. His face is haggard, pulled by loss and betrayal, while his eyes spark with unchecked rage. The muscles stand out as his neck, straining. There might even be dried blood on his collar. It makes him look every inch the murderer Maven wants him to seem. The lower posters of him are torn up or covered in graffiti, in spiky, scratched handwriting almost too violently etched to make out. The Kingkiller, The Exile. The titles rip at the paper, as if the words could make the photographed skin bleed. And weaving among the titles—find him, find him, find him. Like Cal, the picture of me is taken from the Bowl of Bones. I know exactly which moment. It was before I walked through the gates of the arena, when I stood and listened to Lucas take a bullet to the brain. In that second, I
Sayfa 183
Graffitilerin çoğunda, "acıtan", insanın yüzünü kızartan bir yan var. Çünkü Graffiti, caddelerin, arka sokakların sanatı. Betonların şiiri de denebilir graffitiye. Bu yüzden insan graffitiye temiz hislerle yaklaşmamalı, hazırlıklı olmalı. Her an bir saldırıya uğrayabilir, her an acımasızca eleştirilebilirsiniz. Suçsuz olduğunuzu, ya da düşüncenizi söylemeninse tek bir yolu vardır, o da kalemi ya da fırçayı kapıp, o absürd ya da absürd olmayan, haklı ya da haksız sözlerle, BÜYÜK HARFLERLE cevap vermek. Cart kırmızılar, baygın yeşillerle binlerine karşı koymak.
Sayfa 9 - pdf
Arkasına baktığında, terk edilmiş değirmen binasında olduklarını anladı. Yoldan bakıldığında görünen tek şey, tahtalarla kapatılmış camlar ve graffiti yapılmış tuğla duvarlardı. O duvarların arkasından kendisini izleyen kaç çift göz olduğunu merak etti.
Kitap Alıntısı
Graffiti, toplumda "biriken" kimi görüşlerin, algılama biçimlerinin doğrudan yansıtıldığı, anonim bir "yaratı" lar toplamı. Böylelikle, çızıktırıldığı dönemin cinsel yaklaşımlarına bir ışık tutuyor. Dönemin pornografik yapıtlarından izler içeriyor. Dönemin küfür dili, kaba dili, argosundan sayısız ve sansürsüz izler taşıyor. Ünlü etnolog ve antropolog Ernest Boermann, 50 000 sözcük ve deyime yer verdiği "Sex im Volksmund" da (Halk Dilinde Cinsellik), sistemli görüşme ve röportajların yanı sıra graffiti 'den de yararlanmıştır.
Sayfa 149·Kitabı okudu