Puan vermedi·60 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 11:47
vakit kaybı. yapmak istediği hiçbir şeyi yapamamış. çocuksu, müstehzi şiirler denemiş ve becerememiş. inanılmaz derecede iptidai söz bükme çabasını gördükçe krinç hissetmemek elde değil
Çok Bi ÇocukCan Yücel · Papirüs Yayınları · 19981,412 okunma
8/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. Yazarın Ergenekon soruşturması sırasında Silivri Cezaevinde iken yazdığı kitaplardan biri. 90lı yıllarda Erdoğan'ın yanında olan, onu kollayan neredeyse herkesin sahtecilikten davası olduğu için bu isimle çıkan kitapta pek çok konu anlatılıyor. Emine Şenlikoğlu'nun Tuncay Güney övgüsü, Erdoğan'ın The Wall Street Journal'a verdiği röportajlar, kendi yazdırdığı ve Besli'nin kaleminden çıkan kitapta yazanlar ve gerçekler hakkındaki çelişkiler, dedesinin Sarıkamış'ta şehit düştüğünü iddia etmesi ama MSB arşivlerinde böyle bir veri bulunmaması, Deniz Feneri davası ve Zahid Akman, Karaman ve diğerlerinin durumu anlatılıyor. MTTB yöneticilerinden Metin Yılmaz ile olan çekişmesi, öldürüldüğü zaman üzerine düşmemesi, Hasan Yeşildağ'ın Erdoğan hapse girecek diye hapse girmesi, Pınarhisar cezaevinde yaptıkları, kendi ağzı ile hukuksuzlukları itiraf etmesi, Vakıfbank Valide Sultan şubesinde çalışanın ihya olması, çünkü zamanında orada İBB hesaplarının tutulması, batan Aria'nın zorla Aycell ile birleşmesi, Türk Telekom'un 1 yıllık karı ile satılması, Fener Rum Patrikhanesine yapılan kıyaklar, 12 papazın Türk vatandaşı yapılarak konseylerinin toplanmasının sağlanması, Arınç'ın annesi vefat ettiğinde polis evinden yemek götürülmesi ve bu bile ödenmediği için Emniyet bütçesinden karşılanması ve daha pek çok konu anlatılıyor. Yakın dönem siyasi tarihi merak edenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
KalpazanErgün Poyraz · Bilgi Yayınevi · 201456 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. Albay olarak ordudan ayrılan Yazarın Kozmik oda soruşturması kapsamında yaşadıklarını anlattığı güzel bir araştırma eseri. Eski adı ile Özel Harp Dairesi, yeni adı ile Seferberlik Tetkik Başkanlığında çalışırken 2009 yılında bir şüphe üzerine komutanı Servet Yörük tarafından başka bir albay B. K. Takibi görevinde iken Aralık 2009 yılında polisler tarafından Çukurambar'da kelepçelenmesi, Savcı Mustafa Bilgili'nin olay yerine gelmesi, bu sırada cebinden kağıt düşmesi ve bu kağıt ile ihbar telefonu kapsamında Bülent Arınç'a suikast planlama iddiasıyla ifadesinin alınması, tutuksuz yargılanmasına rağmen 5 sene boyunca teknik ve fiziki takibe maruz kalması anlatılıyor. Mustafa Bilgili ve Hakim Kadir Kayan'ın Kozmik odada inceleme yapmak için mücadelesi, komutan Selahattin Kısacık'ın belgeleri tutanak tutup teslim etmemesi, 3.5 sene boyunca savcının bir şey yapmaması, Albay ve diğer şüphelilerin şüphede arınacak delillerini dosyaya eklememesi, Kadir Kayan'ın kozmik odada 11 ve 16 nolu odada yaptıkları, TEM polislerinin bilişim uzmanını etkilemeye çalışması anlatılıyor. Bilgisi 17-25 sonrası davayı başka bir savcıya devredince ihbar telefonunun bile sahte olduğunu ortaya çıkması, ama 2013'te kozmik odaya giren savcının TÜBİTAK personeli ile beraber olması gerekenden daha çok imaj alması ve kopyalaması, yeni gelen savcının bunu tutanak altına alması, sonradan bu eski Savcı ve hakimlerde Bylock olduğunun ortaya çıkması, çoğunun hapis yatması anlatılıyor. Servet Yörük'ün personelini savunmaması, 2013 yılında Albay Muharrem Köse ve Necdet Özel'in savcıya kozmik oda için izin vermesi, bu süreçte sürekli sürülen Yazarın çektiği çileler, atandığı yerlerdeki personelin onlara şüphe ile yaklaşması anlatılıyor. O dönemi merak edenlerin mutlaka okuması gereken
Kozmik AlbayErkan Yılmaz Büyükköprü · Kırmızı Kedi Yayınları · 2020440 okunma
10/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 20:10
Yazarın ilk kitabı olması sebebiyle, ister istemez her okur kitabı eline alırken ufak da olsa bir tereddüt yaşayabilir. İlk hikâyenin sadeliği ve akıcılığı, kitabın diğer hikâyelerine aslında sizi hazırlıyor. İlerledikçe hikâyelerin verdiği haz da aynı oranda artıyor. İlk hikâyenin diğerlerine nazaran daha sade olmasının sebebini, okuru hikâye kitabına bağlamak olduğunu düşünüyorum. Yazarın hemen hemen tüm hikâyelerinde ortak bir toplumsal eleştiriye yer vermesi, adeta hikâyeleri birbirine bağlayan görünmez bir zincir olmuş. Bir yazarın ilk hikâye kitabı olmasına rağmen eseri genel anlamda başarılı buldum. Kitabın adı ise hikayelerle bir bağlantı kurmam gerektiği hissini uyandırdı ve kendimce bir yorumlama getirdim.“Sinek Kuşu Gibi Olabilmek” ifadesi yalnızca bireysel direnci değil, modern insanın var olma çabasını da sembolize ediyor olabilir. Günümüz dünyasında insan, çoğu zaman sistem karşısında küçük ve etkisiz hissediyor. Tıpkı sinek kuşu gibi; fiziksel olarak küçük ama hayatta kalabilmek için olağanüstü bir çaba göstermek zorunda. Hikâyelerdeki karakterler de toplumsal baskılar, ekonomik zorluklar ve içsel çatışmalar arasında varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlar. Bu açıdan bakıldığında, kitabın adı bir temenniden ziyade bir soruya dönüşüyor: Gerçekten sinek kuşu gibi olabiliyor muyuz, yoksa sadece hayatta kalmaya mı çalışıyoruz? Bu yönüyle kitap adı, içeriğin ruhunu yansıtan bir ayna olmuş. Kanaatimce eserin en güçlü yönü, sadeliğinden doğan samimiyetidir. Anlatımın abartıya kaçmaması ve gündelik hayattan izler taşıması, hikâyeleri daha sahici kılıyor. Yer yer daha derin karakter çözümlemeleri yapılabilseydi etki gücü daha da artabilirdi; ancak ilk kitap için ortaya konan bütünlük ve tematik tutarlılık takdire değer.
Sinek Kuşu Gibi OlabilmekArınç Boz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) · 20202 okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 03:25
Bu kitab beş ay boyunca əlimdə qaldı, amma oxumağa sözün həqiqi mənasında qıymırdım, çox sevilən və yaxşı əsər olduğunu eşitmişdim ona görə gözləyirdim ki bütün işlərimi bitirib , bütün diqqətimi təkcə kitaba ayırdığım vaxt oxuyum. Oxuyandan sonra isə öz-özümə verdiyim ilk sual bu oldu: mən nə oxudum? Hələ də düşünürəm. Hansısa bir kitabın mənə bu qədər dərin təsir edəcəyini heç gözləməzdim. Ən böyük fəxr hissi isə bu cür mükəmməl bir əsərin məhz bir azərbaycanlı qələmindən çıxmasıdır. Bu gün qürurla deyirəm ki, Rövşən Abdullaoğlu kimi yazıçımız var. Bu əsəri dəfələrlə oxuyacam . Xüsusilə sevindirici və qürurverici cəhət isə onun əsərlərinin təkcə Azərbaycanda deyil, başqa ölkələrdə də tərcümə olunaraq oxunmasıdır. Əsərə gəlincə, demək olar ki, ən xırda detallar belə oxucuya olduqca təsirli şəkildə çatdırılıb. Elə məqamlar var ki, onları ifadə etmək üçün sözlər kifayət etmir. Mənə qaranlıq qalan məqam Şərifənin adını nəyə görə dediyi oldu, onu aydınlaşdırsam yaxşı olar. Ümumən isə hadisələrin bir-biri ilə bağlılığı çox yaxşı idi. Əsərdə Sovet hakimiyyəti dövründə azərbaycanlıların sovet ideologiyasına necə sədaqətlə yanaşdıqları aydın şəkildə göstərilir. Xüsusilə Əhməd şah ilə Abdulla arasında olan dialoqda Abdullanın bu ideologiyanı müdafiə etməsi təsadüfi deyil. Çünki azərbaycanlı xalq tarixən sadiq xalq olub. SSRİ dövründə ermənilərə “qardaş” deyən də biz idik. Bunun əsas səbəbi isə beyinlərin yuyulması idi — adət-ənənəmiz, dilimiz, dinimiz belə nəzarət altında saxlanılırdı. Bəs ermənilər? Onlar heç vaxt bu yalana inanmadılar. 1920–1921-ci illərdə, 1945-ci ildə ərazi iddiaları, 1975-ci ildə terror qruplaşmaları, 1988-dən başlayan gizli mitinqlər, qışın sərt günlərində azərbaycanlıların öz yurd-yuvalarından didərgin salınması — bütün bunlar SSRİ dağılmamışdan əvvəl
1K
KoramalRövşen Abdullaoğlu · Qədim Qala Nəşriyyatı · 0204 okunma
Puan vermedi·92 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2020 00:00
#hakkında 1880-1932 yılları arasında yaşamış olan Aleksandr Grin, Rus edebiyatının sevilen bir yazarı. #büyülügerçekçilik diyebilirim okuduğum kitabın türüne. Büyülü Gerçekçilik zaman zaman Gerçeküstücülük’le karıştırılabilmektedir. Ancak Gerçeküstücülükten farklı olarak Büyülü Gerçekçilik, gerçekle ilişkilidir. Düşünce deneyimlerini aktarmaz. Bizim dünyamızda bulunan ve nesnel olarak isimlendirdiğimizden farklı bir gerçeklik deneyimi yaşayan insanların bakış açılarını kullanır. . Yani; gerçekliği farklı olan insanların gerçek dünyalarını anlatır. #meltemce Garip tesadüflere inanır mısınız? Ya da mucizelere… Kurgu imgeleminiz, hayatınızın orta yerine büyük bir gerçeklikle dikilip kurmalı oyuncak gibi esaretine aldı mı ? . Şayet cevaplarınızdan biri “Evet ! “ ise, beklemeyin.Alın ve okuyun bu kitabı. . #alyelkenler , düşle gerçeğin birbirine karıştığı,harika bir romantik macera... . Çocukken ona fısıldanan kehanetten ve buna inanışından ötürü, yaşadığı kasabada ötelenen denize ve gemilere meftun bir oyuncakçının kızı Alsol ile; Nüfuzlu bir aileden gelen,hayalperest ve denize düşkün Gray’in yollarının kesişmesine ancak “masal” denilebilir belki de… . Ama çeviriyi yapan #hazalyalın’ın dediği gibi “Bir çeşit masaldır bu; ama kahramanlarının doğaüstü yetilere mazhar olduğu türden bir masal değil. Hepsi sıradan insanlar; bizden, çocukluğumuzdan, gençliğimizden bir parça taşırlar, yani hiç de masalsı değiller.” . Ama gene de bir masal bu: Çünkü ana fikri, bütün masallara içkin olanla aynı ! . Hadi ! Şimdi , bir dilek tut ... ve kendi masalını yazmaya başla ! Aleksandr Grin Al Yelkenler
Al YelkenlerAleksandr Grin · Helikopter Yayınevi · 201662 okunma