İçimin derinliklerindeki bir şeyin beni içine çektiği, ters bir dip akıntısı gibi çekiştirdiği duygusuna kapılıyorum. Kendimi ona bırakmak, onun tarafından yutulmak istiyorum. Yeryüzünde kapladığım yerden vazgeçmek, kimliğimden sıyrılmak, her şeyi çıkarıp atmak istiyorum, eski derisinden kurtulan bir yılan gibi."
Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Uzaklarda bir yerlerde hayat fırtınalı bir şekilde, hızla devam ediyor; fakat benimse yalnızca pencereden vuran, tıkırdatan ve sonra da hiç fark ettirmeden sessiz kar tanelerine dönüşen yağmur damlalarım vardı."
Kaç mevsim kırlara çıkıp
çiçekler topladık mezarlar için
Belki ürküttük tarla kuşlarını
belki kurdu kuşu ürküttük
ama aşkı ürkütmedik hiç.
Hâlâ koynumda resmin.
Ve hâlâ sımsıcak durur anılar
sımsıcak ve biraz boynu bükük
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
yasak bir kitap gibi durmaktadır
ve firari bir sevda gibi.
Şimdi duvarlarda resmin.
Ahmet Telli