Nina, idealist bir şekilde sanat tarihi okumuş ancak hayatın gerçekleri ve annesinin tedavi masrafları yüzünden yoldan çıkmış genç bir kadındır. Erkek arkadaşı Lachlan ile birlikte Los Angeles’ın aşırı zengin, şımarık elitlerini dolandırarak geçinmektedir. Vanessa ise milyoner bir ailenin kızı olan, her anını ve lüks yaşamını sosyal medyada sergileyen bir "influencer"dır. Dışarıdan bakıldığında kusursuz, dertsiz ve rüya gibi bir hayatı vardır. Nina, annesinin ağırlaşan hastalığı üzerine hayatının en büyük ve en riskli vurgununu yapmaya karar verir. Hedef tahtasına ise Vanessa’yı koyar. Plan basittir: Vanessa’nın sosyal medyadaki paylaşımlarını (nerede olduğunu, ne giydiğini, evinde ne tür antika ve değerli eşyalar bulunduğunu) takip ederek onun malikanesine sızmak. Ancak Nina, Vanessa’nın dünyasına girdikçe hiçbir şeyin göründüğü kadar basit olmadığını ve geçmişten gelen bağların onları çoktan birbirine düğümlediğini fark eder.
Kitapta sosyal medyanın sahteliği, intikam, para, güç, sınıf çatışması, aile ilişkileri, güven ve ihanet gibi temalar işlenmiş.Nina'nın bölümlerinde zaman zaman hayranlıkla rahatsızlık arasında gidip geldim; çünkü yaptığı şeyler doğru değil ama zekası ve insanları okuma becerisi çok etkileyiciydi.Vanessa'nın hikâyesinde ise daha çok üzüntü ve empati hissettim. İlk kısımda karakter ve arka plan anlatıldığı için biraz durağan ve sıkıcı geçsede dolandırıcılık planı devreye girdiğinde tempo muazzam bir şekilde artıyor. Hele ki kitabın sonlarına doğru ardı ardına gelen ters köşeler nefes kesiciydi.