Biz budalalar! Yemeğe tatlıyla başlarsak ve tatlı üstüne tatlı yersek, midemizi ve sanatın bizi davet ettiği iyi, güç veren, besleyen bir yemeğe duyduğumuz iştahı bozmamız işten bile değildir.
Yürürken biri olmama özgürlüğünü yakalarız, çünkü yürüyen bedenin tarihi yoktur, o sadece hareket halindeki kadim yaşamdır. İşte biz, iki ayağı üstünde hareket eden, büyük ağaçlar arasındaki katıksız güç ve haykırıştan ibaret bir hayvanız.
"Atlar doğuyor, sütçü beygiri oluyor. Eşek, adam taşıyor, kum, harç, küfe taşıyor da sahibini adam ediyor. Sinek doğuyor, bakkala yanaşıyor. Hamam böcekleri hamamları, arılar şehir bahçelerini, serçeler at pisliklerini, kumrular merhametli evleri, merhametli insanları buluyor. Ama o insanoğlu ona ne iş var ne güç. Onun böcek bile olamayışına keyifle bakıyorlar.