Yoksul bir aileden emanet olarak verilen kız çocuğunun aile kavramındaki sıcaklık, ilgi ve kurallarla tanışma hikayesi bu. Sonundaki, emanet çocuğun öz aileye buruk bir dönüşü beni etkiledi. Kitabı okurken, çocuk dünyasının kaygılarını, korkularını, umudunu ve sadakat hissini İrlanda'nın pastoral manzarası eşliğinde anlatıyor.Kısa ve düşündürücü bir kitap...
1600'lü yılların İstanbul'unda sevdiği kadını arayan bir adam anlatılıyor romanda.
Yazar kitaplarında genel olarak kullandığı tarihi kişi ve olaylarla romanın kurgusunu birleştirme tarzını bu romanda da etkili bir şekilde kullanıyor. Romanda bulunan dört ana karakterin aşklarını anlatıyor, yıllarca kavuşamasa da aşkından hiç vazgeçmeyen biri, yıllarca yan yana olmasına ve aşkına hiç karşılık bulmasa da aşkından vazgeçmeyen birilerini anlatıyor . Hakikatli aşk var mı?
Zülfü Livaneli'nin otobiyografisini yazdığı bu kitabı çok beğendim. Akıcı ve sade bir dilde yazılmış olan eserde yazarımızın hayatıyla ilgili birçok ayrıntıyı öğreniyoruz.
''son yıllarda yazdığım romanların sayfaları bir masal kuşunun kanatları gibi açılarak beni dünyanın çok değişik köşelerine uçurdu''diye yazmış yazarımız;bizde sayesinde okuyarak ufkumuz genişliyor.