10/10
·343 syf.··
2026 158. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:34
Toplumsal düzene, kimlik arayışına, bürokrasiye karşı eleştirel ve güldürü biçiminde yazılmış şahane eser. Yer yer güldüm, fakat aynı düzeyde, düşüncelere dalıp hüzünlendim. Zira günlük, pratik sorunları aşmak adına verilen bir mücadele değildi Yaşarınki, var olma çabasıydı adeta. Yaşadığını kanıtlama, ben buradayım diyebilme mücadelesi..
Yaşar Ne Yaşar Ne YaşamazAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 200816,3bin okunma
7/10
·238 syf.··
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 12:32
·
Puslu Kıtalar Atlası, benim için ilginç ama yorucu bir okuma oldu. Kurgunun dili gerçekten güçlü, özgün. Yazar çok kendine özgü bir anlatım kurmuş. Bazı tümcelerin altını çizmek istiyorsunuz, bazı yerlerde de “Acaba burada ne anlatıyor?” diye başa dönüp okuyorsunuz. Özellikle eski sözcükler ile yoğun anlatım yüzünden akış hızlı ilerlemiyor. Kanımca kafayı dağıtmak için okunacak bir uzunöykü değil. Dikkat istiyor, odak istiyor, hatta bazen enerji istiyor. Atmosfer konusunda gerçekten başarılı buldum. Eski İstanbul hissi, kişilerin tuhaflığı, olayların gerçek ile düş arasında gidip gelmesi betiğe ayrı bir hava katıyor. Bazı sahneler gözünüzde çok net canlanıyor. Ayrıca yazarın zekice kurduğu küçük bağlantılar ile yer yer yaptığı güldürü hoşuma gitti. Özellikle alışılmış romanlardan sıkılan biri için farklı bir deneyim sunuyor. Ancak açık konuşmak gerekirse her bölüm benzer ilgiyi uyandırmadı bende. Bazı yerlerde hız fazla düştü. Kurgudan koptuğum ve sırf bitirmek için okuduğum bölümler oldu. Dili bir süre sonra yormaya başlayabiliyor. Kişilerle duygusal bağ kurmak da benim için çok kolay olmadı. Daha çok anlatımın ve atmosferin öne çıktığı bir betik gibi geldi. Yine de genel olarak kötü diyemem. Farklı bir şey okumak isteyenler için kesinlikle değerli bir roman. Ama beklentiyi doğru kurmak lazım. Akıcı, sürükleyici bir macera romanı arayan biri düş kırıklığı yaşayabilir. Daha çok sindirerek okunacak, okuru yavaşlatan ve bazen de sabır isteyen bir uzunöykü. Benim için “çok sevdiğim” değil ama iyi ki okumuşum dediklerimden biri oldu. Uzun süredir bekliyordu rafımda. Birbiri içine geçen olaylar zincirinde gizemli bölümler akıcıydı. Ortada büyük bir gizem örgüsü var. Özellikle kehanet aynası bence başlıca ayrı bir kurgu olabilir. Diğer yandan da gerçekten mi yaşıyoruz
1000Kitap
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·144 syf.·
2026 81. kitabı
#OkudumBitirdim Gulyabani/ Hüseyin Rahmi Gürpınar Gulyabani, hepimizin gülerek izlediği "Süt Kardeşler" filminin uyarlandığı kitaptır. Cinler ve periler gibi hepimizin korktuğu yaratıkları konu alsa da, korkudan çok güldürü ve eleştiri yönüyle öne çıkaran bir romanıdır. Okurken filmi gözlerimle izler gibi hissettim. Yazarın, hurafelere karşı duruşunu kendine has mizahı ve ince eleştiriyle aktarırken, kadın karakterleri daha ön planda tutarak, (önsöz bölümünde bir HanımNinenin mektubu bunu çok güzel özetlemiş) Osmanlı’nın son dönemindeki halk yaşamını ve mahalle kültürünü başarılı bir şekilde aktarıyor bizlere. Roman, Muhsine HanımNinenin anılarını anlatmasıyla başlıyor. Dul kaldıktan sonra Üsküdar’da bir köşkte hizmetçi olarak çalışmaya başlayan Muhsine, cinler ve perilerin cirit attığına inanılan bu yerde, aslında kurgulanmış bir oyunun içine çekiliyor. Zengin köşk sahibesi tarafından ustaca oluşturulan bu “gulyabani” hikâyesiyle kandırılmak üzereyken, Muhsine’nin hayatına beklenmedik bir şekilde aşk girer ve hikâye farklı bir yön kazanır. "Muhsine Hanım olmak çok keyifliydi. Bu kadar cesur olmak ve okuma yazma bilmeyip de bilenlerden daha bilgili davranmak... Cehaletin kriterleri yoktur, okul okumuş veya okumamış herkesi seçebilir. Insanlik, ne çekti bu okumuş cahillerden beee....... Yine Hüseyin Rahmi Gürpınar ve yine hem güldürüp hem öğreten bir kitap..." Türk filmi tadında okumayı sevenlere tavsiyemdir.
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518bin okunma
Puan vermedi·910 syf.·
2026 22. kitabı
İlk cildini mart, ikinci cildini de nisan ayında okuyarak bu maceranın sonuna geldim. Evet, bir macera diyebiliriz okuduklarıma. Şövalye olmayı her şeyden çok kafasına koyan hayalperest Don Quijote'nin en az kendi kadar saf yol arkadaşı Sancho ile bir yolculuğa çıkmasını okuyoruz. Şövalyelik hakkında oldukça fazla kitap okumuş ve bu geleneği devam ettireceğini düşünen Don Quijote yolculuk boyunca adını sadece yediği dayakları, hayalperestlikleri, yolda karşılaştıkları ile anılabiliyor. Zaman zaman yaptığı mantığa dayalı konuşmalar, nasihatler okuyucuda dayak yiyen saf ile bu konuşan aynı kişi mi diye düşünmeye sebep oluyor. İlk cildi inanılmaz akıcı ve çok güzeldi. Asıl hikâyenin içine serpiştirilen, anlatımı güçlendiren hikâye içinde hikâye anlatma olayı hem kitabın daha akıcı olmasını hem de anlatılan olayın desteklenmesini sağlamış. Aralara serpiştirilen bu hikâyeler bir noktada da bizim hikâye anlatıcılığı geleneğimiz ile çok paralel diyebilirim. İlk cildinde güldürü unsuru ön plandaydı. Çok eğlenerek okudum. Olaydan kopmadım, oldukça akıcı bir şekilde son sayfaya kadar geldim. Don Quijote ile Sancho'nun sözde şövalyelik serüvenlerini güldürü unsurunu onlar sağlarken okumak çok güzeldi. İkinci cilde geldiğimizde ise maalesef aynı hazzı alamadım. Burada yazar ilk ciltte ön plana çıkardığı karakterlerini bu sefer alaya alarak geri plana atmış gibiydi. İlk ciltte güldürüyü sağlayan karakterler ikinci ciltte ise güldürünün kendisi olmuşlar. Alay edilen, ciddiye alınmayan, geri plana itilen, örselenen karakterler olmuşlar. Şövalye kitaplarını insanların gözünde düşürmek amacıyla bu kitabı yazdığını ifade eden yazar, ikinci cildi ile bunu başarmış diyebiliriz. Hikâye içine serpiştirilen ara hikâyeler de ikinci ciltte yoktu. İlk ciltte akıcılığı sağlayan en önemli
1000Kitap
Don Quijote (2 Cilt Takım)Miguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202527,5bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2025 198. kitabı
Aziz Nesin ile olan akrabalık bağım benim için hayatta en çok gurur duyduğum şeylerden biridir. Çocukluk yıllarımdan beri Aziz Nesin okurum. Ben kendisini hem gülmece kitapları ile tanıdım ama iyi de bir gezi yazardır Aziz Nesin. Bu kitabında da Irak ve Mısır yolculuklarını iki ayrı bölüm halinde anlatmış. Ve yine Aziz Nesin okurken dünyanın hiç değişmediğini anladım.
Irak ve MısırAziz Nesin · Nesin Yayınları · 201681 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Usta mizah yazarı Muzaffer İzgü (1933-2017), bu eserinde alıştığımız keskin gözlem, toplumsal eleştiri ve güldürü dolu üslubunu sürdürüyor. Kitap, 25 keyifli öyküden oluşuyor ve tipik İzgü tarzını yansıtıyor: Günlük hayatın absürtlüklerini, bürokrasiyi, insan ilişkilerindeki tuhaflıkları ve toplumun çeşitli kesimlerini ince bir mizahla ele alıyor. Kitap, İzgü'nün "Bütün Eserleri" serisinde 36. cilt olarak da yer alıyor. Öyküler genellikle kısa ve akıcı; okuyucuyu hem güldürüyor hem de düşündürüyor. İzgü, öykülerinde sağlam bir hikâye tekniği ve konu çeşitliliğiyle tanınıyor; bu kitapta da toplumun aksak yönlerini, sıradan insanların hallerini mizah üzerinden ustaca işliyor. Kitapta 25 ayrı öykü bulunuyor. Her biri bağımsız olsa da genel olarak İzgü'nün mizah damarı hâkim: Toplumsal eleştiri, Günlük hayattaki ironiler, Karakterlerin komik durumları öne çıkıyor. Yazarın diğer öykü kitapları gibi (örneğin Hırsız Köpek, Tom Baba'nın Tombalası, Hükümet Çiftetellisi gibi), bu eser de hem eğlenceli hem de düşündürücü bir tona sahip. "Herkese bir yastık" ifadesi, kitabın genel mizah anlayışı ve belki de "herkese bir pay, bir teselli" gibi ironik bir gönderme taşıyor olabilir, ancak öyküler çeşitlilik gösteriyor.Muzaffer İzgü, öğretmenlik geçmişinden gelen gözlem gücüyle, özellikle alt ve orta sınıfların yaşamını, bürokratik saçmalıkları ve insan doğasının komik yanlarını sıkça işler. Kitap, hem yetişkinler hem de mizaha açık genç okuyucular için uygun.
Herkese Bir YastıkMuzaffer İzgü · 200014 okunma