Leyla Yolalan
Puan vermedi·136 syf.··
2026 31. kitabı
Korkunun Kıyılarında , Erkeklere Her Şey Anlatılmaz’dan sonra okuduğum ikinci Buket Arbatlı kitabı. Korkunun Kıyılarında, tarihin sesini bugüne taşıyan altı uzunca öyküden oluşuyor. Osmanlı’nın son dönemlerinden Milli Mücadele yıllarına, Cumhuriyet’in ilk zamanlarına uzanan bu öykülerde yalnızca dönem olaylarını okumuyoruz, bu olayların insanlar üzerindeki etkilerine de tanıklık ediyoruz. Kitapta savaşın hem Türk hem düşman askerleri üzerinde yarattığı yıkım oldukça insani bir şekilde anlatılmış. Bu yönüyle öykülerin, savaşı kahramanlık üzerinden değil de insan ruhunda açtığı derin yaralar üzerinden irdelediğini söyleyebiliriz. Özellikle korku, bekleyiş ve yalnızlık duygusu bu noktada kendini hissettiriyor.Otuz Bir Mart Vakası sonrası hapse atılan Nadir Ağa ile Osmanlı’nın son cücesi Bahri Ağa üzerinden imparatorluğun çözülüş yıllarına tanıklık ederken, Vesile’nin cepheden dönmesini beklediği Osman’ın hikâyesinde Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki toplumsal değişiklikleri görüyoruz ve Şeyh Baba’yı kurtaran Gülhatmi ile tanışıyoruz. Bunun yanında İnkılaplar, Şark İsyanı, Takrir-i Sükûn Yasası ve mübadele gibi tarihsel olayların da karakterlerin yaşamlarına nasıl yön verdiğini okuyoruz. Yazarın dili de akıcı, içten ve samimi. Özellikle atmosfer kurarken çok başarılı bir anlatımı var. Bazı öykülerde bir Anadolu kasabasının sessizliğini, bazılarında ise savaşın soğuk yüzünü çok canlı bir şekilde hissediyorsunuz.
Edebiyat & Roman
Korkunun KıyılarındaBuket Arbatlı · Sel Yayıncılık · 202520 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 10. kitabı
M HARFİNDEN KUŞLAR . Onbeş öyküden oluşan bir okumayla geldim. Kısacık öyküler fakat anlamları derin. Bir bakış, bir hareket, bir kelime alttan o kadar derin anlatıma sahip ki. Yılbaşı gecesi devriye arabasıyla benzincide gördüğümüz kürklü kadınınki gibi postuyla, gözünün içine bakan fakat çok kan kaybeden bir vaşak. İçeriden beklenen bir 'tıkırtı', unutulmaması gereken bir çöp poşeti, babasının koltuktan aşağı sarkan kolu, bitmeyen reklamlar ve yaşamak için bir amaç olması! Kahverengiyi çalan koyu kızıl tüylerinin üzerinde beyaz benekleri vardı Rima'nın. O günün 'şanslı bir gün' olduğunu söyleyen babam, Rima için de mi aynı şeyi düşünüyordu ki? Ailesi için gurur kaynağıydı Resul. Üniversite kazanmış, gazetecilik okuyacaktı daha ne olsun. Ailesinin davranışlarını yadırgayan Resul, son sene sınavlara çalışmak için ailesinin evine geldiğinde fotoğraf albümü ile çarpmıştı yüzüne tüm gerçek. ' Buyrun Efendim' Okan'dan tarladan dükkana uzanan bir mevzu. M harfinden yapılan kuşlar olsa da tek bir harfe sığdırılan duygular da vardı Nihan ve Melis için. Birde herşeyin hızla eskidiği zamanda geçmiş bile karların altında kalmıştı . İkinci Bahar Korosu ve bordo pardesülü kadın ile kızı. Koro şefi Hamdi Bey ve Ayten Hanım'ı arayan anılar.. Süreyya Öğretmen, Rüya, ayrılmaz üçlü ve beyaz gülhatmi... Ve daha çoğu #mharfindenkuşlar ile bizlerle. Her öykü ile başka bir anımıza uzanacak, kah gülümseyip kah göz yaşı akıtacağız. #öyküseverler başta olmak üzere okumayı sevenlere keyifle. .
M Harfinden KuşlarDoğuş Benli · Metinlerarası Kitap · 20258 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·197 syf.··
2024 285. kitabı
“O halde konudan ziyade konum önemliydi, konuya nasıl yaklaşılacağındaydı tüm hüner. Sahiden de ateşle hem ısınılır hem de dört düvel cayır cayır yakılırdı.” ... “Utangaçlığa gülünürdü, halbuki utanabilmek ne büyük erdemdi. Utanmış gözlerini yere diken insanın allaşan yanağı neye teşbih edilse eksikti. Utanmayan bir nefse nefes az, güzellik vız gelirdi.” Böyle bir kitap okumayalı o kadar uzun zaman oldu ki... derinliklerinize doğru ufak bir yolculuk yapacaksınız, okurken. Bazen ortada olan gerçeklikten ziyade o gerçekliği algılayış biçimimiz hayatı şekillendirir. Bunun farkına vardığımızda hayat daha yaşanılası oluyor sanırım. Kitabın arka kapak yazısını da sizinle paylaşmak istedim. Belki bir göz atarsınız. Ayrıca birkaç alıntı bırakıyorum benim iç denizimde yüzen... “İnanmak kolaydı, sorgulamaktı zor olan. İnsanlar soru sormanın zahmetine düşmektense geleneklere yahut alışkanlıkların yün döşeğine sığınıp sıkışıp sıcacık yaşamayı yeğlerlerdi.” “Bitmez sanılan yalnızlık içinde yalnızlığını seninle paylaşmaya gönüllü yine senden, bir şeyler gizlenmiştir. Yalnızlık bir durum değil algıdır. O anda babasının sözü patladı kulaklarında ‘Allah’ı olan yalnız değildir.’” “Affın neden hakikatli bir sanat olduğunu da anlamıştı. Af, bir nevi içteki yaraların tamirine tek başına devam etmekti. Af, affedenin mertebesini merhametliye taşırken, hem temkini hem güveni aynı anda öğretirdi.” Kitapla kalın… Gülhatmi Kudret Ayşe Yılmaz
Edebiyat
GülhatmiKudret Ayşe Yılmaz · Ötüken Neşriyat · 201521 okunma
Puan vermedi·231 syf.··
2024 56. kitabı
“Derneğimizin mantığı kadınların kadınlara bilerek ya da bilmeyerek verdiği zararlar üzerine kuruludur. Kadın kadının kurdu olduğu müddetçe erkeklerin acımasız tavrı, kadınların üzerinde dayanıksız devam eden bir işkenceye dönüşecektir. Bizim topluma söz verdiğimiz nokta, kadınların kadınlar üzerindeki kötü etkisini bertaraf etmek ve kadın dünyasının daha aklî, adaletli olmasını sağlamaktır. Kadınların birbirlerine saygı ve sevgi çerçevesinde davranması yine kadının toplum içerisindeki çıtasını yükseltecektir.” Kitaba ismini veren “Orobanhiyye”bitkisi aslında canavarotu bitki familyasının nadide türlerinden. Orobanhiyye aynı zamanda yukarıda kuruluş mantığını yazdığım derneğin de adı. Ne kadar ironik değil mi (!) Yazarın daha önce Gülhatmi isimli kitabını okumuştum. Kitaplar seri şeklinde olmasa da içinde yazılanlar birbirlerini tamamlıyor. Kitabın başkahramanı aynı. Bu kitap daha önce okunmalıydı. Başkahramanın hayatı, geçmişi hakkında daha fazla detay içeriyor. Kısacası bu kitaba olaylara giriş, Gülhatmi kitabına da gelişme diyebiliriz. Kitap, genel anlamda kadının kadına farklı yönlerden yaptığı zulümlerden bahsetmiş. Bu kimi zaman bir aşk kisvesine bürünürken kimi zaman evladına kıyan bir anne olarak kelimelerle karşımıza dikilmiş. Yazar, roman içinde hem öykü hem şiir karalamış. Üslubunu da konuyu da çok beğendim. İnsanlar, başkalarının yoluna taş atana kadar keşke sadece kendileriyle ilgilense, diye yükseldi iç sesim, kitabı okurken. “Bazı sözler vardır birileri için söylemek çok kolaydır da birileri için yapmak ölüme eştir.” Kitapla kalın Orobanhiyye Kudret Ayşe Yılmaz
1000Kitap
OrobanhiyyeKudret Ayşe Yılmaz · Ötüken Neşriyat · 201234 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
Albert Camus "Sisifos Söyleni" ve Dostoyevski'dir. "Yeraltından Notlar" ve "Suç ve Ceza" ya da Virginia Woolf, Sylvia Plath gibi ama değil bir intiharın nezaket dolu şekliyle yüzünüze çarpan Süsen'in hikayesi ve daha fazlası... Gülleri, karanfilleri, menekşeleri, herdemtazeleri; unutmabeni, akşamsefası, buhurumeryem, sümbül, horozibiği, petunya, sardunya, acemlalesi, muhabbetçiçeği, dokunmabana, nergis, çançiçeği, şebboy, peygamberçiçeği, filbahar, hançerçiçeği, aslanağzı, kahkahaçiçeği, ateşçiçeği, hüsnüyusuf, çuhaçiçeği, saraypatı, acemborsusu, kelebekçiçeği, yıldızpeygamberi, medineçiçeği, arappapatyası, hezeran, zeren, zülfuâruz, sakızküpesi, yüreksarmaşığı, hasekiküpesi, inciçiçeği, gülhatmi, japongülü, sarısalkım, kuşçiçeği, çobançiçeği, fesleğen, yıldızçiçeği, gündüzsefası, ful, fulya, mine, hünkarçiçeği, yazpapatyası, hedera, gayretçiçeği, manisalalesi, yasemin, kadifegülü, meryemanaası, çobansakalı, zambak, ketençiçeği, portakalmenekşesi, günçiçeği, kayaçiçeği, pembepire, japonsorgucu, kasımpatı, şefkatçiçeği, tesbihçiçeği, vapurdumanı, ateşfeneri, sarıkız, kirlihanım, bahçeyoncasi, altınbaşak, kandililimnare, çinşakayığı, mavisalkım, ortanca, kolyos, saksıgüzeli, çarkıfelek, beşparmak, latinciçeği, kızgözü, mumçiçeği, manolya, akantus, leylak, hintkaranfili, margarir, kına, sarısabır, gardenya, siklamen, begonya, camgüzeli, kurdeleçiçeği, küpeçiçeği...
Taş - Kağıt - MakasAyfer Tunç · Can Yayınları · 2005353 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2024 16:13
*Önce kendinle savaşırsın bunu başaramıyorsan kendini kandırırsın* Herkese merhaba Bugün sizlere Oya Kaplan İnce İçimdeki Ben kitabı ile geldim Karya.. Sevdiği erkekten annesi istemediği için ayrılıyor ve o günden sonra da Karya için hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Hep geçmişte kalan Karya birçok tedavi görse de hiçbiri işe yaramamıştır. En son annesi Cahide Hanım kızını ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatırarak tedavi olmasını istemiştir. Ağır bir şizofreni ve obsesif hastası olan Karya için bu süreçte iç hesaplaşmalar ve inanç sorgulaması zorlu bir tedavi süreci ile başlamıştır. Orada tanıştığı Tunç ve Gülhatmi onu nasıl etkileyecek ? Karya tedaviye cevap verecek mi? Hastanede Karya'yı neler bekliyor? Bu soruların cevabı ve daha fazlası kitapta Psikolojik roman olan bu kitapta bir şizofrenin iç hesaplaşmalarını sizlerde sorgulayarak okuyorsunuz. Psikolojik roman okumayı sever misiniz? #Alıntılar *Aşk ihtiras umut intikam kıskançlık isyan gibi duygular birbirinden kopan düğümlerdi âdeta* *Fakat asıl olan düzene uyum sağlayamayanların ölümcül bir kaosa sürüklenişiydi*
İçimdeki BenOya Kaplan İnce · İkinci Adam Yayınları · 202312 okunma