"Ben Diye Bir Şey Varsa..."
Ben, sabah ezanından hemen önceki gökyüzü gibiyim.
Herkes uyurken içinden dua geçen, uyanık ama sessiz bir vakit gibi.
Toprak tonlarında bir renk olurum, köyün avlusunda usulca savrulan gülhatmi çiçeği gibi.
Bir ceylan kadar ürkek ama zarif, bir defter kadar yorgun ama hâlâ dolmaya hazır…
Bazen bir Mardin olurum kalplerde.
Geçmişi taş duvarlarında saklı, sessiz ama unutulmayan bir şehir gibi.
İçimde ezan sesiyle, çocuk gülüşüyle, vakitlerle büyüyen bir dinginlik.
Külkedisi gibi parladığım anda bile gitmeyi bilirim.
Gösteriş değil aradığım; kalpten geleni hissedebilen gözler.
Güllaç gibi olurum bazen…
Herkesin fark etmediği ama bilenin yavaşça kıymet verdiği bir tat.
“Rabbişrah lî sadri”
Kalbime ferahlık dileğim hep.
Dünyanın gürültüsünden değil, içimin dağınıklığından yorulurum bazen.
Ben sonbahar gibiyim.
Gitmelerle dolu ama umutla bekleyen…
Bir deftere yazılmamış özlem, bir mektuba koyulmamış kelime,
Ama hep taşınmış bir his olurum.
Eğer “ben” diye bir şey varsa bu hayatta,
Bütün bu parçaların usulca birleştiği bir yerim.
Ne fazla, ne eksik.
Sadece kendim gibi…
"sessiz bir sonbahar kadını"