Hilal Kübra

“Anladım ki kaybolmuş mutluluğun peşinden koşmak faydasız, saçma bir şey.”
Sayfa 171
Zira bana kalırsa, insan için yaş diye bir şey yoktur. Yaş, hayatımızı meydana getiren münasebetlerden, hislerden, hatıralardan ibaret mücerret bir laftır. Yaş meselesini ortaya atan biraz cemiyet, biraz da vücuttur. Bir düşünün, cemiyet insanın yaşına başına karışmasa, herkes hayatını böyle mi yaşar? Yahut aynalar, eş dost, basküller bize değiştiğimizi hatırlatmasa, ne diye giden gençliğimizin arkasından ağlayalım?
Sayfa 159·Kitabı okudu
“Ah, kalbim soğuktan, yalnızlıktan, etrafımda kimselerin olmamasından nasıl da acıyor!”
Sayfa 75·Kitabı okudu
İdare ettiği insanları değil de saltanatını düşünen taçlı başların akıl ermez gizli işleri vardır... Etrafını saran ve ondan menfaat koparan dalkavukların çevirdiği işler çok daha karanlık ve adicedir... Kirli emellerine adaleti bile alet ederler. "Kraldan çok kralcı" tabiri bunlar için söylenmiştir.
Sayfa 122·Kitabı okudu
“Mihail öldü, ben şimdi ruhunu kaybetmiş bir gölge gibi dolaşıyorum.”
Sayfa 227