Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Benim doğduğum gün
Günler uzamaya başlar
Öyle bir öleceğim ki
Geceler uzamaya başlayacak
Ve öyle bir öleceğim ki
Günlerle gecelerden başka
Hiçkimse öldüğümü anlamayacak
Aziz Nesin
anladık, uzakta bir parıltı var ve
lirler de kırık
hüzün ve ölüm eşittir hırs oluyor orada
metrelerce geceye sarkıtılıyoruz
eski birer iki ölü gibi
şakaklarda mor damarlar
yetmiyor zaman dağınık düşleri
köreltilmiş gözleri sahiplenmeye
ve devam ediyor hayat
en lazım yerinden hızla incelmeye
Küçük İskender
Soğuk bir yel esiyordu dört bir yanda
Geldiniz dünyaya bir gün minnacıktınız
Üşüyordunuz ve çırılçıplaktınız
Sonra bir kadın sardıydı sizi kundağa
Ne çağıran vardı sizi ne görmek isteyen
Kimsede çıkmamıştı arabayla aramaya sizi
Yoktu burada tek kişi sizi tanıyan
Sonra bir adam tuttu güzel bir havada elinizden
Hiç bir borcu yok size dünyanın
Gitmek isterseniz paçanızdan kimse tutmaz
Birçok insan sizi hiç umursamazken
Ne çok çocuk ağlayacak ardınızdan
Soğuk bir yelin estiği bu dünyadan
Göçüp gideceksiniz bir gün
Hepiniz kırık dökük
Anlarsınız ne kadar severmişsiniz dünyayı
İki avuç toprak üzerinize dökülürken
Bertolt Brecht
Bu alışmaya bağlıdır sadece,
Bir bebeği götürürsen anne göğsüne
İstekli değildir hemen emmeye,
Sonradan başlar istekle beslenmeye.
Böyledir bilgeliğin göğsünde de ,
Geçen her günle istektir çoğalan.