Gülümsemek kötü bir şey değil .Ama gerçekten ,içten gelerek gülümsemek...Bir meydan okumadır hayata. Ölüme ve haksızlıkları... Bak dünya, her şeyimi almadın benden demek. Gülümseyebildiğin için mutlu olmalısın.
Sayfa 18
Duyguların zayıflık olarak görüldüğü bir dünyada zordur gülümsemek ,daha da zordur bu neden için meydan okumak ve isyan etmek.
Sayfa 9
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Gülümsemek, ağlamak ya da gülümseyerek ağlamak. Zaman zaman içine düşüp tarif edemediğim o bilindik ruh hali...
Sayfa 58·Kitabı okudu
Saat dokuza çeyrek var. Artık müdürle kapıda karşılaşma­ları olanaksız. İmza defteri de çoktan kaldırılmış olacak o dai­reye gittiğinde. Haşmet Hanım'ın karşısına dikilmesi gereke­cek. Çizgi gibi incecik kaşları -kaşlarının yolunan yerleri hep kasap dükkanlarındaki iyi temizlenmemiş paket tavukları anımsatıyordu Recai Bey'e- ve ne kadar çok ruj sürse de büyü­temediği incecik dudaklarıyla, karaya çalan sarı suratı, diple­rinden akları fırlamış kıvır kıvır boyalı sarı saçlarıyla Haşmet Hanım, onu karşısında görmekten mutluluk duyacaktır. "Ah ah ah.. Yine feneri nerde söndürdünüz Recai Bey?" Suçlu suçlu gülümsemek zorunda. Bir gün, o ansızın patla­yan karayel gibi öfkesi yükselip, suratının orta yerine tokadını indirinceye kadar. Er geç olacak bu.
"Tek başına olmak zor değil mi peki?" -Tek başıma değilim ki. Bunu biraz yolda anladım galiba. Mesela şu anda siz varsınız. Hayatı hayatı demeyeyim de hayat büyük bir kelime, anları diyeyim, evet, anları paylaşacak birini bulmak zor değilmiş. Biraz gulümsemek yetiyormuş. Gulümsemene karşılık veren, sana yarenlik edecek güzel insanlar çıkıyormuş illaki yoluna."
Sayfa 72
Alıntı