Güncel Tanım: VAROŞİZM
İnsan ilişkilerinde tuhaf bir soğuma var. “Kullan-At” tarzı ilişkiler sığlığın bayrağını burçlara dikiyor..
Sayfa 34 - Kapı Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Güncel kavganın özeti: Sevdiğini ölçülü sev; birgün düşmanın olur
Dünün yalanları ile birbirinin gözünü çıkaranlar, bugünün yalanları ile birbirinin ruhlarını kezzap döker hale geldiler.
Sayfa 15 - Söz : Hz. Ali·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kitap İran'a girerken gümrükte ilk izlenim. Çantamdaki kitaplara takıldılar. Bunlar ne? Abrahamian, A History of Modern Iran. Geert Mak adlı Hollandalının In Europe isimli gezi/tarih kitabı (nefis bir eser, okuyun derim). J. M. Synge, The Aran Islands, İrlanda romantik milliyetçiliğinin klasiği. Bir de Sedat Laçiner'in İçimizdeki İsrail adlı hezeyannamesi. Bu kitaplarla İran'a giremezmişim. O zaman girmem dedim. Epey tartıştık. Sonunda saldılar. Memleketi biraz tanıyınca anlıyorsun. Alışık değiller. Piyasada kitap diye bir şey yok. Urumiye 400.000 kişilik şehir, Kermanşah 700.000, Hamedan 300.000 ama bir sürü üniversitesi var. Allah için bir tane ki-tapçı dükkânı yok. Ders kitapları okulda fotokopi olarak verilirmiş, din kitapları da camide. Başkaca kitap yok. Tahran'ı bilmem ama taşrada görülmüş şey değil. Doğubeyazıt çarşısında 100 metre dâhilinde üç tane kitapçı/kırtasiyeci. Üçünde de güncel çoksatanlar, bir sürü Kürt propagandası, aşk romanları. Fakat sonuçta seviyesi yerlerde sürünse de kamu fikriyatını ilgilendiren bir sürü kitap var ve anlaşılan satıyor da. Soner Yalçın'ın boktan kitabının bile bir memleket için ne büyük lüks olduğunu idrak ediyorsun.
Sayfa 421 - Liber Plus Yayınları / İran notları / 5 Haziran 2012
Düşünce
O, "milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak gibi, sıklıkla bağlamından soyutlanarak kullanılan ifadesinde dile getirdiği "muğlâk" kavramsallaştırmalar dışında "bilinmeyen bir gelecek"e yönelmemiş; tekil olduğunu varsaydığı modernliğin "güncel" de var olan en anlamlı ve yararlı bulduğu biçimlerini toplumuna kazandırmaya, böylece onu, "görülmemiş bir yapıya dönüştürmeye değil, "medeni" olduğunu düşündüğü örneklere benzetmeye çalışmıştır. Bu açıdan yaklaşıldığında, kendisinin gerçek anlamda bir "gelecekçi" olduğunu söyleyebilmek zordur. Dolayısıyla, Kemalist modernlik projesinin, gelecekçi (futurist) bir çerçeve yerine tekil medeniyetin aktarımı hedefli bir "içselleştirilmiş Oryantalizm (internal Orientalism)" bağlamında değerlendirilmesi anlamlıdır.
Sayfa 665-666·Kitabı okuyor
Devrim kadının mutfaktan çıkıp ülke yönetmesidir. | Lenin
Marksist feminist Juliet Mitchell (1975) 1970’lerde işçi sınıfı kadınlarının iki koldan bir mücadele yürütmesi gerektiğini savunmuştur. Birincisi adına kapitalist sömürüye karşı sınıf mücadelesinde kadınlar ve erkekler yan yana çalışmalıdır.İkincisi adına ise evdeki emeklerinin sömürülmesine karşı kadınların kendi siyasi hareketleri içinde etkin olmaları gerekir. Evde verilen emek kadınların satabileceği emek gücünü azaltır ve ucuzlatır. Bu tür bir emek kapitalizm için iki şekilde yararlıdır. Birincisi, eşdeğer mal ya da hizmetlerle değiştirilebilecek bir şey üretmediği için piyasa değeri olmamasına karşın güncel ve gelecek kuşak erkeklerin kapitalist ekonomide çalışabilmeleri için gerekli koşulları sağlar. İkinci olaraksa Mitchell, kadınların öncelikli olarak tüketici rolünün doğal kabul edildiğini, bunun da kapitalist sistemi gizlediğini ve meşrulaştırdığını belirtmiştir.
Sayfa 17 - 7. Bölüm, Liberus Yayınları·Kitabı okuyor
Sosyoloji
Biz giyince moda olmuyor yani .d
Önemli olan giyilen güncel giysiler değil, giyenin giyimi modaya dönüştürme gücü olan toplumdaki konumudur.
Alıntı