8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:00
Oscar Wilde’ın kaleminden çıkan Ciddi Olmanın Önemi, ilk bakışta hafif ve zarif bir salon komedisi gibi görünse de satır aralarında dönemin bütün ahlâkî ikiyüzlülüğünü ustalıkla deşen keskin bir yapıt. Wilde, Viktorya dönemi İngiltere’sinin katı toplumsal kodlarını, “ciddiyet” maskesi altında gizlenen sahte kimlikleri ve görgü kurallarının absürtlüğe varan ağırlığını öyle bir incelikle parçalar ki okur bir yandan gülerken bir yandan rahatsız edici bir aynaya bakıyor duygusuna kapılır. Ciddiyetin kutsandığı bir dünyada, gerçekte en büyük oyunun “ciddi görünme oyunu” olduğunu fısıldar. Jack Worthing ve Algernon Moncrieff’in çift yaşamları, kimliklerin ne denli kolay inşa edilip terk edilebildiğini gösterirken Gwendolen ve Cecily arasındaki konuşmalar aşkın bile adlara, unvanlara ve toplumsal beklentilere nasıl sıkıştırıldığını ortaya koyar. Lady Bracknell ise dönemin sınıf anlayışının neredeyse karikatürleşmiş bir temsilidir. Ama tam da bu abartı, gerçeğin kendisine dönüşür. Wilde’ın biçemi bu yapıtın gerçek gücüdür: zekice kurulmuş konuşamalar, iğneleyici özdeyişler ve neredeyse her tümcede duyulan bir çelişki. “Ahlâk” diye sunulanın çoğu zaman yalnızca sosyal bir gösterim olduğunu sezdirir. Neden okunmalı? Çünkü bu betik yalnızca bir tiyatro yazısı değil. Kimlik, toplumsal rol ve “gerçeklik” kavramlarını sorgulatan bir düşünce alanı. Bugün bile uygar insanın sosyal medya maskeleriyle kurduğu ilişkileri düşündüğümüzde hâlâ şaşırtıcı derecede güncel. Benim açımdan en etkileyici yanı, tüm bu eleştirinin sert değil de zarif hatta eğlenceli bir dille yapılması. Wilde, insanı yargılamadan ama hiçbir şeyi de olduğu gibi bırakmadan yazıyor. Bu da içeriği hem keyifli hem de rahatsız edici biçimde dürüst kılıyor. Okurken hem estetik bir haz hem de ince bir çelişkili
Klasikler
Ciddi Olmanın ÖnemiOscar Wilde · Kapta Yayıncılık · 20201,660 okunma
5/10
·592 syf.··
2026 8. kitabı
·
138 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 16:02
İlk sayfalar merak uyandırdı ve güzeldi. Daha sonra bilmediğim zamanlardaki oyuncu ve hocaların detaylarının anlatımı ve bağlantıların karışıklığı okumayı zorlaştırdı. Konudan koparttı. Güncel tanık olduğum zamanlardaki anlatımlar da tekrar içine alamadı. Daha okunur bir akış yapılabilirmiş. Dolu bir kitap ama okuması zor.
Futbol Taktikleri TarihiJonathan Wilson · İthaki Yayınları · 2017120 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·208 syf.··
2026 21. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 12:28
TETİKLENEBİLİRSİNİZ! Kitap çok akıcı yazarın adeta kendi kendine konuşması şeklinde geçiyor ancak kitabı benim nezlimde okumayı zorlaştıran biçeminden çok içeriği. Ana karakterin (veya yazarın kendisinin?) çocukluğunda yaşadığı cinsel tciz travmasını hatırlamasını daha doğrusu beyninin o zamanı işlemeye çalışmasına eşlik ediyoruz. Psikolog değilim ama aldığım birkaç ders ve okumalarımla bence travmalı beyni anlatmak için çok ideal bir kitap olmuş. Hem tramvayı işleme süreci hem de günümüzde hayat akarken geçmişte işleyemediklerinin hem güncel ilişkilerine etkisi hem de bir sonuç olarak doğan depresyonu yazar çok iyi vermiş. Okumak benim için çok zor oldu kızın yaşadıklarına şahit oldukça onunla bir benim de midem bulandı. İğrenç insanlar ped*fil erkekler maalesef mankenlik sektörünü tekelleştirip kendilerine küçük kız pazarı yaratarak işlerine devam etmelerine şahit oluyoruz. Kitabın ne kadarı kurgu ne kadarı gerçek bilmiyorum ama yazar ünlü yönetmen Ingmar Bergmanın kızı olduğu için kurgu kısımları korkunç gerçeklerin arasında daha az yer kaplıyor gibi geliyor maalesef
Genç Kız, 1983Linn Ullmann · Yapı Kredi Yayınları · 202585 okunma
Devlet futbol oynamaz ama satranç oynar..
8/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 08:58
Platon’un Devlet eseri, sadece antik bir felsefe metni değil, günümüz dünyasını anlamak için de muazzam bir kılavuz. Kitap adalet ve ideal toplum arayışıyla başlasa da, özellikle son bölümlerde yönetim biçimlerinin yozlaşmasını anlattığı kısımlar beni derinden sarstı. Platon’un oligarşi, demokrasi ve tiranlık analizlerini okurken, bugün Türkiye'de bizzat deneyimlediğimiz pek çok toplumsal ve siyasi kırılmanın yüzyıllar öncesinden öngörüldüğünü fark ettim. Platon, yozlaşmanın temel nedenini liyakat sisteminin çöküşüne bağlar. Yönetenlerin ortak çıkarı bırakıp kendi zenginliklerini ve güçlerini koruma hırsına kapılmalarını anlatırken, günümüz Türkiye’sindeki ekonomik adaletsizlikleri, kurumsal yozlaşmayı ve kutuplaşmayı görmemek imkansız. Bugün medyanın gücüyle yaratılan algı operasyonları ve kutuplaştırma siyaseti, Platon’un uyardığı bu tehlikenin tam bir karşılığıdır. Sonuç olarak Devlet, bana sadece felsefi bir teori sunmadı; adalet, liyakat ve hukukun üstünlüğü kaybolduğunda bir toplumun nasıl hızla sürüklenebileceğini gösteren güncel bir Türkiye aynası oldu.
Felsefe-Düşünce
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,9bin okunma
Söndürülemeyen aşk
Puan vermedi·107 syf.·
2026 50. kitabı
Bazı kitaplar hikâye anlatır, bazıları ise zihnin içine uzun bir monolog bırakır. Ateşler ikinci gruba ait. Bu kitabı okurken bir olay örgüsünün peşinden gitmiyorsunuz; aşkın, tutkunun, kıskançlığın, terk edilmenin ve insanın kendi içinde büyüttüğü yıkımın peşinden sürükleniyorsunuz. Mitolojik karakterler yalnızca birer araç. Asıl anlatılan, yüzyıllar geçse de değişmeyen insan ruhu. Kitabın en güçlü yanı dili. Cümleler yer yer şiire yaklaşacak kadar yoğun, ama bunu gösteriş için yapmıyor. Özellikle aşkın insanı özgürleştirmekten çok nasıl esir aldığını anlatırken kullandığı imgeler gerçekten etkileyici. Mitolojik öyküleri bugünün duygularıyla yeniden kurması da kitaba ayrı bir derinlik katıyor. Okurken bir anda Akhilleus'u ya da Phaedra'yı değil, kendinizi okumaya başladığınızı hissediyorsunuz. Beni en çok etkileyen taraflarından biri de aşkı romantikleştirmek yerine, insanı yavaş yavaş tüketen bir saplantı olarak ele alması oldu. Sevginin içinde kibri, arzuyu, sahip olma isteğini ve yalnızlığı aynı anda gösterebilmesi, kitabın yıllar geçmesine rağmen hâlâ güncel kalmasını sağlıyor. Buna rağmen kitap kusursuz değil. En büyük sorunu, dilinin zaman zaman kendi ağırlığının altında ezilmesi. Bazı bölümlerde anlamdan çok üslup öne çıkıyor ve aynı duygunun farklı benzetmelerle tekrar tekrar işlendiği hissi oluşuyor. Bu da okuma temposunu düşürüyor. Bir noktadan sonra kitap sizi ilerletmek yerine aynı düşüncenin çevresinde dolaştırmaya başlıyor. Mitolojiye uzak okurlar için de yer yer mesafe oluşturan bir eser. Karakterleri tanımak şart olmasa da, göndermelerin tamamını yakalayamamak bazı bölümlerin etkisini azaltabiliyor. Ayrıca olaylardan çok iç konuşmaların ağırlıkta olması, hareketli bir anlatı bekleyenleri hayal kırıklığına uğratabilir. Sonuç olarak Ateşler, herkese
1000Kitap
AteşlerMarguerite Yourcenar · Metis Yayınları · 1974294 okunma
7/10
·%49 (250/504 syf.)··
Beğendi
Daha dün başlayıp bugün yarılarına kadar okumuş olarak konusu sardı diyenlerdenim.Ahmet Ümit zaten en sevdiğim yazarlardan biridir polisiye roman konusunda. Çoğu kitabını 2,3 günde bitiririm.Guncel konuları da romanlarına sığdıran ender yazarlardandır.Ben de merakla bekliyorum katil kim çıkacak diye.Kalemine sağlık der tavsiye ederim
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,2bin okunma