Çorap ören bir paladin düşünün :')
7/10
·360 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 02:32
Stephen, Çeliğin Azizi adı verilen tanrının paladinidir. Paladinler tanrılarına hizmet eden bir tür şövalyelerdir. Çeliğin Azizi yaklaşık 3 yıl önce aniden ve beklenmedik bir şekilde ölür. Tanrının paladinlerinin bir kısmı ya delirmiştir, ya kendini öldürmüştür ya da bir şekilde hayatta kalmayı başarmıştır. Hayatta kalmayı yedi paladin becerir ve bunlardan biri de Stephen'dir. Tanrısız kalan paladinlere Sıçan tarikatı kucak açar ve paladinler hayata tutunmak için bir amaç elde ederler. Tanrısının ölmesinin üstünden 3 yıl geçmesine rağmen Stephen, kendine bir amaç edinememiştir. Ruhundaki boşluğu dolduramadan hayatına boş bir kabuk olarak devam eder. Ta ki Grace ile karşılaşana kadar. Grace, Analık haydutlarından kaçarken kendini paladinin kolları arasında bulur ve ikili bu şekilde bir tanışma yaşarlar. Grace bir parfümcüdür ve Stephen'in kokusuna hayranlık duyar. İnsanın aklına erkek kokusu denilince odunsu ve baharatlı bir koku düşer. Ne var ki Stephan sadece zencefilli kurabiye gibi kokar. :D Bu ikili bir araya gelince siz düşünün gerisini. Gerçekten bu kadar güzel uyumlu, birbirini tamamlayan bir çift çok ender bulunuyor kitaplarda. Ben diyaloglarını okurken hep bir tebessüm eşlik etti bana. Stephen'in korkularını yıkması, Grace'in artık kaçarak bir yere varamayacağını anlaması ve en sonunda da birbirlerine teslim olmaları çok güzel işlenmişti. :') 7 puan vermemin sebebi ise aksiyonun yok denecek kadar az olmasıydı. İşin içinde tanrılar olunca ben beklentiyi biraz yükselttim sanırım. Ama ona rağmen kitap su gibi aktı. Rs döneminde olduğum şu günlerde bana ilaç gibi geldi. :') 2.kitap çıkmak üzereymiş, çıktığı gibi alıp okumayı planlıyorum. Çünkü bu ikilinin başına neler gelecek merak içindeyim. Kitapla kalın.
1000Kitap
Paladin'in AşkıT. Kingfisher · Eksik Parça Yayınları · 20267 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 18:55
Ne istiyorsun, hangi acıyı çekmek istiyorsun? Peki bütün acılar bize mi ait? Bazen bilerek veya bilmeyerek başkalarının acılarını da yüklenip sırtlanıyor muyuz? Peki ya travmalarımız? Çocukluktan bu yana sürükleyerek taşıdıklarımız… Hepsi bize mi ait? Bize ait değilse neden taşımakta ısrar ediyoruz? Peki anne babalarımız? Onlar sadece anne ve baba mı? Onların hayatları, ümitleri ve umutları ne? Ne zaman onları sadece insan olarak göreceğiz, görebilecek miyiz? Ya da başkalarının ne düşündüğünü neden bu kadar önemsiyoruz? Neden onların onayına bu kadar bağımlıyız? Başkaları olmadan, onların onayı olmadan yaşayamaz mıyız? Evet, bunlar gibi birçok sorunun cevapları mevcut. Elbette çoğu cevap tamamen tatmin edici olmasa da insana bir gayret veriyor. Kitap dört bölümden ve her bölümün içinde birçok başlıktan oluşuyor. Birçok travmaya, kendimize yüklediğimiz beklentilere ve seçtiğimiz ya da taşıdığımız acılara dokunuyor. Keyif verici ve tatmin edici yönü daha fazla aslında; bunu es geçmek istemiyorum. Bu yolculukta bana eşlik eden çok sevgili arkadaşıma da buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Sen olmasan bu kitaptan haberim dahi olmayacaktı.. Büyük bir keyifle ve hasta yatağımda okudum, siz sağlıklı günlerde okuyun :)
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202626 okunma
Reklam
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:49
Bu kitabı okurken içimde bir şeyin çıt diye kırılıverdiğini hissettim. Sanki bir kandırmacadan yaşamın gerçeklerine uyanıvermişim gibi geldi. Bir edebi eser okuyucuda sayısız farklılıkta duygu uyandırabilir. Bu hikayenin benim aynamdaki yansıması ise kahramanın yaşadığı kazadan sonra kaybettiği yüzü kadar ürperticiydi. Yazabilmek bir marifettir, hatta okuyabilmekte. İlki yetenek ister, ikincisi de sabır. Yani herkesin harcı değildir okumak da yazmak da. Bu sebeple her ikisini de yapabildiğim için kendimle övünür, bu kümeye ait insanlar olarak ayrıcalıklı olduğumuza inanırdım. Ama insan edebiyata öylesine düz yolda giderken rastlamazdı ki. Kırılan yerden yeşerirdi edebiyat. Acının, özlemin, yitik duyguların omuzlarında yükselirdi. Işık gibiydi evet, ama yalnızca zifiri karanlıkta anlamlıydı; dosttu, bu yüzden yalnızlıkta değerliydi. Okuyorsan çaresizdin, yazıyorsan yaralıydın. Boğulmuyorken çırpınmazdın, düşmüyorken tutunacak dal aramazdın. Dostoyevski Çar’ın idam mangasının önünde ölümle yüz yüze gelmeseydi, ne Raskolnikov’dan haberimiz olacaktı, ne de Ölüler evinden. Kafka babası tarafından değer görseydi, ölümünden sonra dahi olsa kırılgan duygularına tanıklık edemeyecektik. Savaşlar, sürgünler, politik kavgalar olmasa duyar mıydık Sandor Marai’lerin Milan Kundera’ların adlarını. Romanın daha ilk bir kaç sayfası beni can evimden vururken bunları düşündüm.Ve kendime şu soruyu sordum; “ Hayatın debdebesinden, acılarımızdan kacarken, ama okuyarak ama yazarak, edebiyata sığınan bizler hakikaten ayrıcalıklı kesim miydik?” Sorunun cevabını vermeden önce kitabı inceleyelim. Yazarın kendi hayat hikayesinden esinlenerek yazdığı bir roman Almodovar Teoremi. Kahramanımız Antoni Matematik bölümünden başarı ile mezun olduktan sonra kız arkadaşı ile birlikte mezuniyet
Almodovar TeoremiAntoni Casas Ros · Sel Yayıncılık · 2013946 okunma
Agggtm
9/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Okuduğum ilk çinayet romanıydıı ve baya beğendim ben diğer 2 kitabı da sonraki günlerde okuyacağım eğer böyle anlaması zor olmayan bir kitap arıyorsanız ve benim gibi yeni başlamışsanız muhtemelen seversinizzz iyi okumalar şimdidenn
İyi Bir Kızın Cinayet RehberiHolly Jackson · Epsilon Yayınevi · 20223,684 okunma
Puan vermedi·456 syf.··
2026 6. kitabı
Merhabalar Dr. Bruce D. Perry bir çocuk psikiyatristi ve Maia Szalavıtz ise bir gazeteci. Kitabın konusu çocukluğunda travma geçirmiş kişiler odaklı. Genelde ihmal ve istismar yaşayan çocuklarla çalışmış olan çocuk psikiyatristi Dr. Perry. Yaşanılan travmanın beyni nasıl etkilediğini, bu travmayı atlatıp hayatına devam etmeleri nasıl olur? Travması olan biriyle etkileşim, iletişim nasıl olmalı gibi konuları işliyor. Alanımla ilgili olduğu için okumayı tercih ettim ve ilgimi de çekti. Bence bu kitabı hukuk, eğitim, sağlık sektöründe çalışan kişilerin okuması gerek! Hatta anne baba adayı olan, olmayı düşünen kişiler de okumalı diye düşünüyorum. İlerleyen günlerde daha verimli bi şekilde kitabı tekrardan okumayı planlıyorum. Son bölümleri oldukça karışık geldi. Her bölümle ilgili sorular var sorulardan hemen sonra cevapları veren diğer bölüm vardı. Ben kitabın konu başlıklarını incelemeden okuduğum için unuttuğum kısımlarla sonraki bölümlerde karşılaşmış oldum. Bazı bölümlerde anlatılan travmaları Epstein davasındaki olay ve durumlara benzettim maalesef. Amerika'nın çocuk koruma hizmetlerini anlatıyor biraz ki Amerika'dan nefret ederken daha çok nefret etmeme sebep olan bi kitap!! Travma sahibi olan kişiler ihmal veya istismara uğrayan kişiler okumayı düşünürlerse daha ağırdan okumalılar bence. Keyifli okumalar!!
İnceleme
Köpek Gibi Büyütülmüş ÇocukMaia Szalavitz · Koridor Yayıncılık · 202510,5bin okunma
10/10
·248 syf.··
2026 12. kitabı
Kitabın başlıca konusu: Bir baba ve 3 kızı var bu 3 kızında kendi çocukları var, baba yazları kızlarının yazı geçirmeleri için bir ada satın alıyor ve o adaya da 4 tane ev yapıyor birisi kendisi ve eşi için diğer 3 ev ise kızları için. Zamanla bu kızların çocukları oluyor ve bu çocukların adada geçirdiği güzel yaz vakitlerini okuyoruz bunun dışında ana karakterimizinde aşık oldugu Gat adında bir çocuk daha var o ise hint asıllı, üç kız kardeşten birisinin sevgilisinin yeğeni oluyor o da her yaz adaya geliyor. Yaşları 15e gelince başkarakterimiz Cadence Ada’da bir kaza geçiriyor ve gozlerini denizde açıyor sonra hastaneye yatırılıyor(bir kaç vakit sonra çıkıyor tedavi evde devam ediyor) hafıza kaybı yaşıyor, 1-2 senelik bir tedavi süreci ardından tekrardan normal hayatına geri dönmeye çalışıyor denebilir çünkü hafızası hâlâ yerinde değil bu kazanın neden yaşandığını hatırlayamıyor. Bu kısımalardan sonra Cadence 2 yıllık bir ara ardından Ada’ya tekrar yaz vakitlerinde tıpkı eski günlerde olduğu gibi geri dönüyor ve bu kazanın perde arkasında neler yaşandıgını aydınlatma çalışmalarını başlatıyor. Adım adım hafızası yerine gelen Cadence trajik gerçekle karşılaşıyor ana temalarıyla kitabın konusu budur. Konuyu geçersek benım yorumum kitaba bayıldım yazım tarzı çok hoşuma gitti elimden bırakamadım asla ve çok beğendiğim kitaplar arasına girdi sonu çok trajikti, sanki o adada ben de onlarla yaşıyormuşum da bu gerçekle bende yeni yüzleşmişim gibi hissettim. Hiç beklenmedik bir sonla kapanış yaptı kitap. Kesinlikle öneririm, tavsiye ederim.
YalancılarE. Lockhart · Pegasus Yayınları · 20172,259 okunma
Reklam
Reklam