Ben bu dünyada tümüyle eşsiz biriyim, hayatımın sonuna kendine bakması gereken biriyim ve bu sebeple ileriye doğru atacağı her adımda ona yardım etmeliyim, şefkatle ve sabırla; bazı günler dinlenmesine izin vermeli, bazı günlerde onu cesaretlendirmeliyim; bu tuhaf varlığın, yani kendimin derinliklerine indikçe mutluluğa giden bir o kadar yol bulacağıma inanıyorum.
Ali Haydar Paşa, Lübnan'da yaşadığı günlerde Irak veya Suriye tahtlarından birini elde edebilmek için Müttefikler ile tekrar temasa geçti ama bütün girişimlerinde yine hayal kırıklıkları yaşadı!
Müttefikler harp sırasında devletini, yani Osmanlı İmparatorlu ğu'na sadık kalmış bir Mekke Şerifi'ni Ortadoğu'da istemiyorlardı ve bölgeyi kendilerine bağlı olan Şerif Hüseyin ile oğullan arasında, yani sözlerinden çıkmayacak kişiler arasında taksim etmişlerdi.
Ankara'nın gözünde ise, Şerif ailesi hain ve İngiliz uşağı idi.
Şerif Hüseyin'in isyanının sebep olduğu acılar hafızalarda hala tap taze yaşadığı için aileden kimseye güvenilmiyor, kendisine karşı isyan eden Şerif Hüseyin ile sadık kalan Şerif Ali Haydar Paşa'nın arasında bir ayırım yapılmıyor ve ìi Haydar Paşa'nın taht sahibi olması da önlenmeye çalışılıyordu. Genç Cumhuriyet, benzer önleme çabalarını Birinci Dünya Savaşı'nda Şerif Ali Haydar Paşa gibi Türkiye'ye sadık kalan Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa için de gös teriyor, Abbas Paşa haýında bir taht söylentisi çıktığı anda, ger çekleşmesini önlemek maksadıyla hemen temaslara girişiliyordu.
Ulusçuluk ulusal günlerde tören izlemek, her türlü ulusal karşılaşmada heyecanlanmak, kaybedince de derin bir hüzne bürünmek değil; Türk Milletinin haklarını yabancılara yedirmemektir.