9/10
·376 syf.··
2025 108. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 08:02
Günaydın! Ben yine #ismailgüzelsoy dan yine çok güzel bir roman okudum ve hemen sizlerle paylaşmak istedim. Umarım kitap için sarf edeceğim sözcüklerim siz de bu kitaba karşı bir merak uyandırır. Kitabı anlatır diyemem. Çünkü bu kitabı anlatmaya yetecek kelimelerim yok benim. Ne yazsam eksik kalır kitap. Onun için sizin de okumanız lazım. Kitabı daha önce okumuş Okan dostlarım bana yazabilirsiniz. Birbirimizi ancak o zaman anlayabiliriz. Ankatıcısın bir karga olduğunu söylesem kitabın. Üstelik karga vücudunda hayat bulmuş, neredeyse insan zekasına ve kelime dağarcığına sahip, duygusal zekası ve bilişsel becerileri olan bir karga tarafından. Peki kitabın iki ayrı sonu olduğunu okuduğumda iki sona da inanıp inanmakta tereddüt yaşıyor olduğumu söylesem sizlere. Bir de üstüne üstlük yazarının "bu kitabı ben yazmadım" iddiası ile karşılaşmak kitabın sonunda. Gecenin bir yarısı bitirdiğim kitap, ben de varoluşsl sorgulamalar ile isyan arasında gidip gejrn dalgalanmalara sebep oldu. Allah 'ran uyku varsığındığımuz, kaçtığımız, iyileştiğimize kendimizi inandırdığımız. KitKapta karga Beleş 'in anlatıcısı olduğu bir kayıt cihazının deşifresini okuyoruz öncelikle. Kayıt cihazının adı Yaren ve cihazda Perizad'ın da bir günlükvari iç döküşleri de var. Makus bir sonla bitiyor hikaye. Sonrasında ise yazarın uzunca bir açıklaması ile karşılaşıyoruz ve bu kısım benim gibi okuru allak bullak ediyor. Bu yetmiyormuş gibi yazar bir de demiş ki: "Ben okur olsam, kendini yazan bir hikaye okudum, diye karkardım bu sofradan." Kitapta o kadar çok karakter var ki; her biri ayrı bir özenle anlatılmış. Kurgu içinde geçmişle gün arasında gidiş gelişler ile tanıtılmış okura. Asıl karakterlerimiz Perizat ile Kosta olmakla birlikte pek çok insanın yaşamına konuk oluyoruz. Farklılıkları ya da
Rölanti Çıkmazıİsmail Güzelsoy · Everest Yayınları · 2024198 okunma
Kendini Bulma Sürecindeki Bir Genç Kızın 12 Saatlik Portresi
Puan vermedi·64 syf.·
2025 192. kitabı
Merhaba sevgili okurlar. Bu kez Japon Edebiyatından melankolik bir novellayı inceliyoruz. Osamu Dazai'nin bu günlükvari eseri, genç bir kızın kendi ağzından daha çok monolog şeklinde geçen, çocukluk ve yetişkinlik arasındaki ergenlik sürecindeki duygu, düşünce ve gelgitlerinin anlatıldığı bir günlük hatta daha doğrusu 12 saatlik bir süreci işliyor. Edindiğim bilgiye göre Osamu Dazai bu eseri gerçekten de bir okurunun ona gönderdiği günlükleri derleyerek oluşturmuş. Belki de bir genç kızın buhranını bu denli bir empatiyle işleyebilmesinin ardındaki sebep de bu günlükleri yazan okurdur. (Kalanı eser miktarda spoiler içerebilir.) Kitapta isimsiz bir genç kızın uyandığı an başlayan süreç yine aynı gün kız yatağa girip de uykuya dalana kadar devam ediyor. Ana karakterimizin biraz melankolik çalkantılı ve değişken bir ruh haline sahip olması bahsi geçen ergenlik sürecini bir o kadar da iyi yansıtır hale getiriyor. Karakterimiz babasını kaybetmiş, ablası evlenip uzaklara taşınmış ve sadece annesiyle bir başına kalmış. Çoğu genç kız gibi annesiyle yaşadığı buhranlar, ona duyduğu sevginin öfkeyle yoğrulması ve hissettiği şeyleri nasıl yansıtacağını bilemeyip annesinin hala onu çocuk gibi görmesine her ne kadar sinirleniyor olsa da çocuksu halinin onu mutlu ettiğini fark edince zaman zaman rol da olsa annesi için çocuksu bir karaktere bürünmesi belki de bu kitapta beni en etkileyen kısımlardı. Genç kızımız kendisini suçlamaya o kadar alışmış ki ergenliğin de verdiği duygusal etkiyle birlikte kendisini çok kötü biri olduğuna inandırmış bir şekilde. Aslında onun kendini inandırdıklarının aksine hala karakterini bulamamış kendini arayış sürecinde kafası karışık bir kız çocuğu görüyoruz oysa. Kitapta bu arayış öğretmeni ve ablasına karşı beslediği hayranlık ve onlar gibi olma
Edebiyat
Öğrenci KızOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202213,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·43 syf.··
2024 87. kitabı
Bu kitabı da ne zaman okudum denemek için şuraya günlükvari bi not alıyım;) Yedek sınav gözetmenliği verildi bu gün (3 buçuk saatlik boşluk). Okul kütüphanesini karıştırınca bunu buldum. Sıcaktan ve ortamdan dolayı mı pek yoğunlaşamadım sanırım okurken zevk alamadım. Satranç oyununa benzettim anlatılanları . Nasıl her hamlen bir sonraki adımını belirliyorsa , her taş her piyon birer taktikle işliyorsa oyunda ve rakibi mat etmeyi amaçlıyorsan bu kitaptada hayat dersleri savaş taktikleri üzerinden veriliyor ya da belki salt savaş taktikleri anlatılıyordu ama ben kendim nasihatler çıkardım. “açken tok gözük, tokken aç.. yorgunken güç gösterisi yap, gücün yerinde iken mazlumu oyna. çünkü bir mücadele ancak şaşırtmalarla kolayca kazanılabilir" v.b. alıntılarda bir şeyler bulmaya çalıştım. ben gibiler, rekabetin olduğu her yer bir nevi savaş ortamı hayatımız ve yaşadıklarınız ilişkilerimiz hep bir mücadele ve taktik üzerine kurulu diyip verim alabilir kitaptan.. yine de keşke bitmeseydi müthişti diyemem. Ortalama düzeyde bir şeydi.
Savaş SanatıSun Tzu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202649,6bin okunma
10/10
·336 syf.··
2024 21. kitabı
Kadının Sesi Yok! Bir kitap adıyla ne kadar müsemma olabilirse o kadar olmuş. Öncelikle çevirmenini takdir edemeden geçemeyeceğim zira orijinal adı olan "A Woman İs No Man" den daha isabetli bir seçim olduğunu düşünmekteyim. Gelgelelim içeriğe. Kitap üç farklı anlatıcının üç farklı zaman diliminde yaşadıklarından oluşuyor. İsra, Deya ve Feride. Üç bahtsız Filistinli kadın... Kadın olmanın, Orta Doğulu olmanın tüm zorluklarını iliklerinize kadar hissettiğiniz bir roman. İsra Filistin'de mülteci kamplarında yaşayan bir ailenin 17 yaşındaki kızı. Okumak istediği halde ailesinin izin vermeyerek Amerika'da yaşayan 30'lu yaşlarındaki Filistin'li bir adamla görücü usulü evlendiriliyor. Büyük umutlarla gittiği "özgürlükler ülkesi" Amerika'da mutluluk bulacağını sanan kızımız peşpeşe çocuk doğurmaya zorlanıyor. Deya, İsra'nın çocuklarının ilki. Feride ise İsra'nın kayınvalidesi. Kitap boyu bü üç kadının yaşadıklarını anlatıcıların sürekli değiştirilmesiyle günlükvari bir anlatımla okuyoruz. Onlarla beraber kapana kısılıyor, düzene lanet okuyor ve jenerasyonlar değişse de kadınların kaderinin değişmemesine hayret ediyoruz. Roman boyunca kadınlarımızın ses çıkarmalarını ve zincirlerini kırmalarını bekliyoruz. Çok fazla spoiler vermemeye dikkat ederek, son zamanlarda okuduğum en etkileyici kitap diyebilirim. Yazarımız Etaf Rum kendisi de genç yaşta zorla evlendirilen Filistin'li bir kadın olduğu için romanı okurken acaba kendi hikayesini mi anlatıyor hissine kapılmadım değil. İlk kitabı olmasına rağmen kalemine hayran kaldığımı belirtmeliyim. Bir kadın olarak roman boyunca sinirlerimi korumakta inanılmaz zorlandığımı da söylemeden geçemeyeceğim. Sanki İsra'ya atılan tokadı yüzümde hissettim, Deya'nın üniversiteye gidebilmek için verdiği savaşı sanki ben verdim. Tüm bunlara
İnceleme
Kadının Sesi YokEtaf Rum · İthaki Yayınları · 2021292 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2023 75. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2023 00:00
Kocam Değil Ama Hocam Olur Kendisi Eğlenceli bir serüvene hazır mıyız? Sizi üniversite zamanlarına götürecek ve aynı zamanda sizi hem üzecek hem sevindirecek bir esere giriş yapıyoruz. Peki eserimiz ne anlatıyor ?? Pelin bizim üniversite de okuyan karakterimiz kızımız gözü pek bir şekilde Ali hocasının dikkatini çeker . Sonrasında olaylar gelişir tabi Pelin kendini Alinin yörüngesinde bulur ama bazı sıkıntılar vardır kendince mesela aralarında 12 yaş farkı olması gibi . Pelin için önemlidir bu lakin yine de şans vermek isterler buna ikisi de ve sonra neler mi olur ? Pelin in hayat hikayesi korkuları bir yana dursun Ali’nin kendince verdiği değerleri ile aslında iki farklı altyapı da olan bu karakterler arası uyum ve çaba bizi esere bağlı kalıyor .. Eserimiz yalın bir anlatım ile aslında günlükvari bir şekilde anlatılmış ve yaşanmış gerçeklik hikayesi ile de aslında içimizden biri edası verilmiş . Tatlı günlük bir şekilde okunabilecek bir eser . Bu tarzları sevenlere önerimdir.
Kocam Değil Ama Hocam Olur KendisiKübra Selin Akay · Ceres Yayınları · 202315 okunma
10/10
·209 syf.··
Beğendi
·
2023 305. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2023 18:07
Etkileyici derecede kapsamlı bir çizgi roman.. berlin’in en çekici yanlarından biri lutes‘un bir anlatım aracı olarak çizgi romana duydu aşk hikayesi yazı ve resmin yenilikçi birliktelikleriyle dolu bölüm üzerindeki gökyüzünü hatırlatır şekilde kuşbakışı şehir manzaralarıyla günlükvari iç monologlar arasında gidip geliyor. tarihsel çizgi romanın en uzun soluklu ve öncelikli örneği Lutes’un doğal temiz ve Avrupa tarzı cizimleri Herge’nin Tenten’ini andırıyor bu kitap en iyi romanların barındırdığı yoğunluğa sahip.
Hayata Dair
Berlin - Taş ŞehirJason Lutes · Marmara Çizgi · 201144 okunma