Rus' knyazları arasında sürekli olarak devam eden savaşların yanı sıra, steplerden gelen göçebe kavimlerin tehditleri hep vardı. Bu anlamda, günümüz Ukrayna topraklarının güneyi ve doğusunun hiçbir zaman Kyiv Rus' Devleti'nin egemenliğine girmediğini belirtmek gerekir. Daha güney ve doğuda, bölgedeki Hazar egemenliğinin zayıflamasından sonra, değişik Türk boylarından oluşan göçebe kabile konfederasyonlarının hakimiyeti altında bulunan açık stepler yer almaktaydı. Kyiv Rus' Devleti'ni tehdit eden bu konfederasyonlar Peçenekler, Torklar (Oğuzlar) ve Kıpçaklardı. Kıpçaklar Kyiv Rus' Devleti ile ticari ve diğer ilişkilerini devam ettirdiler ve yaklaşık iki yüzyıl süren ilişkilerinde savaş gibi barış da olmuştur.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Alıntı
Kurumsallaşmış Hissizleşme
Asırlık halk deneyiminin de öğrettiği gibi: "Asla dilenci olmam, hapse düşmem demeyeceksin." Günümüz yargı süreçlerinde adli hatalar kolaylıkla yapılabilmektedir. Resmi görevleri ya da işleri itibarıyla başkalarının acılarıyla ilgilenmek zorunda olan hakimler, polisler ve doktorlar zaman içerisinde bu duruma alıştıkları ve bir o kadar hissizleştikleri için çok isteseler de muhataplarına resmiyet sınırlarının dışında davranamazlar. Bu bakımdan onların, arka avlularda koyunları ve danaları kesip de akan kanın farkına varmayan köylülerden hiç farkları yoktur. Suçsuz bir insanı bütün özel haklarından mahrum bırakarak kürek cezasına mahkum etmek için bireyle resmi ve acımasız ilişkisinde hakimin sadece bir şeye ihtiyacı vardır: O da zamandır. Karşılığı maaş olan birtakım resmi görevleri yerine getirecek kadar zaman; karar verildikten sonra her şey b iter. Ondan sonra demiryolundan iki yüz verst uzaklıktaki bu küçük ve çamurlu kasabada adalet ve korunma ara dur! Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
DANS-RAKS BİR SANAT MIDIR?
(...) Frenkçe’siyle dans, Türkçe’siyle raks… En ilkel medeniyetlerde raksın, bir “âyin”, yâni bir ibadet biçimi olarak icrâ edildiğini ve kutsal sayıldığını görüyoruz. Kötü ruhları koğmak için dans eden ilkel kabileler biliyoruz. Daha gelişkin medeniyetlerde, dansın, bir “eğlence ve şenlik” aracı olarak kullanılmaya başlanmasına şahid oluyoruz; halk dansları ortaya çıkıyor, düğün ve şölenlere giriyor veya üst sınıfları eğlendiren, sarhoşluk ve şehvetle atbaşı giden, “rakkase-dansöz” tipini doğuruyor… Ama onun bir “sanat” olarak algılanmasını, günümüz Batı medeniyetinden başka hiçbir yerde görmüyoruz. Herhâlde Batılılar’ın dansa yükledikleri “sanat” anlamı, onun bir ibadet biçimi olarak anlaşılmasından da, eğlence aracı olarak uygulanmasından da ileri gelmiyor; “rakkase” kültüründen ileri geliyor. İyi ama, rakkaseler mesleklerini iyi icrâ etmelerinden ötürü “sanatkâr” sayılacaksa, aşağı yukarı onlarla aynı mesleğin farklı bir kolunda olan fahişelere de aynı hüviyeti biçmek, onlara da “sanatkâr” demek gerekmeyecek mi? Bir çabada sanat keyfiyeti yoksa, o çabanın karmaşık ve âhenkli figürlerle ifadesinde niçin o keyfiyet olsun?..
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Nisan 1997), Eski Yunan Medeniyeti -II-, Dans ve Tiyatro. (NOT: 22 Kasım 1996 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde verilen “Yunanlılar” isimli konferans metnidir…)
Akademya Yazıları
"Kendini modern dünyanın kalıplarına göre inşa etmeye çalışan günümüz kadını, rüzgârda savrulan bir yaprak gibi köksüz kalmıştır. Ne geleneksel değerlerin koruyucu zırhına sahiptir artık ne de modernizmin vadettiği sahte cennetin huzuruna."
Sayfa 62 - Beka Yayınları·Kitabı okudu
Günümüz çocuklarında en sık görülen sorunlardan biri dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğudur. Her ne kadar bu kitabın konusu olmasa da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun dopaminerjik yolaklarda yaşanan sorunlardan kaynaklandığını belirtelim. Zaten bu nedenle tedavide dopamin salgılanması üzerinde etkili olan ilaçlar kullanılmaktadır.
Sayfa 100
Günümüz :)
Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor ; her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı , duygulu görünenlere bile güvenilmeyeceğini olan inancım güçleniyor.
Sayfa 141·Kitabı okudu