Günümüzə bax e bizim! Oğlanlar qəhrəmanlıq edibmiş kimi qadınlarla-qızlarla yatağa girməyindən danışır, amma biz birini sevdiyimizdən etdiyimiz qələtə görə xəcalət çəkərək ölüb yerə girməliyik, danlanmalı, cəzalanmalıyıq. Bu, ədalətdirmi, səncə?
Eskiden insanlar ilişkilerinde mutsuz oldukları için eşini aldatıyordu ya da  boşanıyordu. Günümüz modern insanı ise daha mutlu olabileceğine inandığı için aldatıyor ya da boşanıyor. Herkes arzularının peşinden deli gibi koştuğu için sadakat ve aldatma meselesinde önemli bir gerçekle yüzleşmek zorunda kaldık. Bu gerçeğin adı dopamin ve yeninin gücü.
Şeyh Galip şöyle diyor:
Gıdâ-yı rûhu ver kim rehber-i mirâc-ı ulvîdir
Hemîşe fikr-i tamir-i beden pâ-der-gil olmakdır
Günümüz Türkçesiyle, “Ruhunu besle, yola o çıkacak; beden boş kapsül, bırakıp gideceksin / Bütün mesaini bedenine harcarsan ayağı çamura çakılıp yürüyemeyen eşek gibi olursun," diyor.
Sayfa 40 - Profil Kitap, 13. Baskı: Ekim 2024·Kitabı okudu
Günümüz dünyasında persona, insanın günlük hayatını sürdürebilmesi için zorunludur. İnsanlarla iyi geçinmemizi, hatta hoşlanmadığımız kişilerle birlikteyken gerçek duygularımızı belli etmememizi sağlar. İnsanın çıkarlarını korumasına ve biçimsel başarıya ulaşmasına yardımcı olur. İnsanlar, özellikle çalışma hayatında bu maskeyi neredeyse sürekli kullanırlar, akşam eve gidince çıkarırlar. Birçok insan ikili bir hayat sürdürür; bunlardan biri personanın egemenliğindedir, diğeri onun içgüdüsel dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda yaşanır. Bir insanın birden fazla maskesi olabilir. Çalışırken kullandığı maske, evdeki maskesinden farklıdır. Sosyal yaşantılarında üçüncü bir maske kullanabilir. Böylece, değişik durumlara kendini uyarlamaya çalışır. Aslında, bu maskelerin varlığı öteden beri bilinen bir olgudur. Ancak, bunların doğuştan var olan arketiplerin bir anlatım biçimi olduğunu tanımlayan kişi Jung olmuştur.
Personanın insana sağladığı yararların yanı sıra zararı da olabilir. İnsan sürdürdüğü kimliğe kendini çok kaptırır ve egosu yalnızca bu rolle özdeşleşirse, kişiliğin diğer bölümleri bir yana itilir. Böyle durumlarda kendine yabancılaşır ve aşırı gelişmiş personasıyla, kişiliğin az gelişmiş bölümleri arasındaki çatışmadan ötürü sürekli bir gerilim yaşar. Egonun persona ile özdeşleşmesi ne "şişme" denir ve insanın kendisini aşırı önemsemesi görüntüsüyle ortaya çıkar. Bununla yetinmeyip bu kimliği çevresine de yansıtarak onların da kendisi gibi olmasını talep edebilir, özellikle çalışma ya da aile ortamında otorite konumunda olduğu durumlarda.
Ego şişmesi insanın aşağılık duyguları yaşamasına neden olur.
Kendisini, geliştirdiği gerçek dışı amaçlara ulaşamamış hissettiğinden yetersizlik duygularına kapılır, dünyasına yabancılaşır ve yalnızlık çeker.
Sonuç olarak; hisse senetlerinin alınıp satılması teorik çerçevede caiz gözükmekle beraber belli gurupların baskılarıyla kolayca yön değiştirebildiği, suni müdahalelerin ve sunî fiyat oluşumlarının bazı yatırımcıları mağdur, bazılarının da haksız kazanç elde ettiği günümüz toplumunda borsanın bir tür kumar görünümünü aldığı bir gerçektir. Aynı zamanda hisse senetlerinin mahalli olan anonim şirketlerinin bugünkü yapısını da göz önünde bulunduracak olursakborsayı caiz görmek mümkün değildir.