9/10
·236 syf.··
2026 73. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:52
Kitap boyunca gölgede kalmış hayatların, duyulmayan seslerin ve bastırılmış duyguların izini sürüyoruz. Karakterlerin yaşadıkları olaylar, onları anlamaya ve hissetmeye başladıkça çok daha derin bir anlam kazanıyor. Özellikle duygusal sahnelerde yazarın kalemi oldukça güçlü; bazı bölümlerde karakterlerin çaresizliğini ve iç çatışmalarını hissedebiliyorsunuz. Romanın en sevdiğim yönlerinden biri, karakterlerin kusursuz olmamasıydı. Her biri gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz kadar doğal ve insani. Bu da hikâyeyi daha samimi ve etkileyici hale getiriyor. Olaylar ilerledikçe yalnızca karakterlerin değil, okuyucunun da bakış açısı değişiyor. İnsanların dışarıdan görünen yüzleriyle içlerinde taşıdıkları yüklerin ne kadar farklı olabileceğini düşündürüyor. Yusuf o eve geldiğinde hayatının bu kadar değişeceğini bilemezdi.. Kitap hem günümüz hem de geçmişte bahsederek ilerliyor. Hem Yusuf’un yaşadıklarını okuyoruz hem de Hikmetin küçükken yaşadıklarını okuyoruz. Hikmet küçükken babası ile sorunlar yaşıyor ve istemediği birisi ile evlendiriliyor. Birgün dayanamıyor ve eşini de alıp yaşadığı yeri terk ediyor ve yıllarca da dönmüyor. Yusuf yaşadığı yerde Hikmetin günlüğünü buluyor ve olayları çözmeye başlıyor. Kitabın sonunda Hikmet ve Yusuf’un yolları hem çok güzel hem de çok duygusal bir şekilde kesişiyor.. o kadar güzel ve duygusal bir kitaptı ki anlatamam ben çok sevdim Yusuf’un , Hikmet’in , Semanın ve Hayriye’nin hikayelerini iyi ki okumuşum sizde okumadıysanız gönülden tavsiye ediyorum..
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025115 okunma
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2017 34. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2017 00:00
Mussolini’nin 1926-1937 yılları arasında hapiste tuttuğu İtalyan Markisist, gazeteci, eylemci, siyaset felsefecisi Antonio Gramsci, “Hapishane Defterleri” adlı kitabında öğretmenler, papazlar ve idareciler gibi “geleneksel” entelektüellerden bir de iktidarla, belli başlı kuruluşlarla, denetim gücü elde etmek isteyen sınıflarla bağlantılı ve onlara çıkar sağlayan “organik” entelektüeller olarak entelektüelleri iki sınıfa ayırır. Gramsci organik entelektüele ilişkin olarak şöyle der: “Kapitalist girişimci kendisiyle birlikte sanayi teknisyenini, ekonomi politik uzmanını, yeni bir kültürün, yeni bir hukuk sisteminin oluşturucularını vb. yaratır.” Bir deterjan ya da havayolu şirketinin pazardan daha fazla pay kapmasını sağlamak için teknikler geliştiren günümüz reklamcısı ya da halkla ilikler uzmanı, demokratik toplumda olası müşterilerin rızasını kazanmaya, tüketicinin ya da seçmenin düşüncelerini yönlendirmeye çalışan biri, Gramsci’ye göre organik entelektüeldir. Memleketimizde Gramsci’nin tanımladığı bu tipler cirit atmaktadır. Bir zamanlar ait olduğu televizyon kanalının yayın politikası gereği iktidara karşı sıkı muhalefet pozlarına giren “jöleli arkadaş”ın sonradan “yıkama-yağlama” konusunda mahir bir noktaya evrilmesi Gramsci’nin tanımlamasını anımsatmaktadır. Julien Benda’nın “Aydınların İhaneti” kitabında entelektüelleri insanlığın vicdanı olan oldukça yetenekli, ahlaki donanımları gelişkin filozof krallardan oluşan bir avuç insan olarak tanımlaması ise kelimeye yüklenen müspet bir anlamı ön plana çıkarmaktadır. Benda’nın kitabı ilkelerini çiğneyen entelektüellere zehir zemberek bir saldırı olarak telakki edilse bile ideali tespit ve temyiz noktasında önemli bilgiler sunmaktadır. Benda’nın verdiği örneklerden entelektüelin dünyadan tamamen elini eteğini
EntelektüelEdward Said · Ayrıntı Yayınları · 20111,193 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Veda Edemeyenlerin Hikâyesi
9/10
·264 syf.··
2026 2. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:26
Roman, bir arkadaşının isteği üzerine Jeju Adası’na doğru yola çıkan anlatıcının hikâyesiyle başlar. Ancak bu yolculuk yalnızca fiziksel bir seyahat değildir; aynı zamanda Güney Kore tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan Jeju Katliamı’nın izlerine yapılan duygusal ve zihinsel bir yolculuktur. Han Kang, geçmişin gölgelerinin günümüz yaşamı üzerindeki etkisini ustalıkla işler. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri dili ve atmosferidir. Han Kang’ın cümleleri son derece sade görünse de derin bir şiirsellik taşır. Karla kaplı manzaralar, sessizlik ve doğa tasvirleri yalnızca dekor olarak kullanılmaz; karakterlerin iç dünyalarını yansıtan sembollere dönüşür. Bu nedenle roman, olay örgüsünden çok hisler ve çağrışımlar üzerinden ilerler. Eserde dostluk, yas ve hatırlama temaları ön plana çıkar. Yazar, geçmişte yaşanan büyük acıların unutulmasının mümkün olup olmadığını sorgularken, hafızanın hem bir yük hem de bir direniş biçimi olabileceğini gösterir. Karakterlerin yaşadığı içsel çatışmalar, tarihsel travmanın bireyler üzerindeki etkisini güçlü bir şekilde yansıtır. Bununla birlikte roman, hızlı tempolu ve olay merkezli eserleri seven okurlar için zorlayıcı olabilir. Hikâye yer yer belirsizlikler ve metaforlarla ilerlediğinden dikkatli bir okuma gerektirir. Ancak edebi derinlik arayan okurlar için son derece etkileyici bir deneyim sunar. Sonuç: Veda Etmiyorum, yalnızca bir roman değil; hafıza, kayıp ve insanlık üzerine yazılmış lirik bir ağıt niteliğinde. Han Kang’ın edebi gücünü ve Nobel Ödülü’nü neden hak ettiğini gösteren etkileyici eserlerden biri. Özellikle edebi kurgu ve psikolojik derinlik seven okurlara tavsiye edilir.
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,228 okunma
8/10
·80 syf.··
2026 44. kitabı
Robert A. Johnson tarafından Jungcu analitik psikoloji çerçevesinde yazılmış, erkeklik deneyimini arketipler ve mitolojik anlatılar üzerinden çözümlemeye çalışan bir eser. Kitabın en güçlü yönü, erkek kimliğini sadece toplumsal roller üzerinden değil, daha derin bir “psişik yapı” olarak ele alması. Johnson, özellikle kahraman, savaşçı, baba ve gölge gibi arketipler üzerinden erkekliğin farklı yönlerini açıklarken, okuyucuya kendi iç dünyasını sorgulatıyor. Bu yaklaşım, kitabı yalnızca bir psikoloji metni olmaktan çıkarıp, aynı zamanda sembolik bir okuma deneyimine dönüştürüyor. Özellikle erkekliğin bastırılan duygusal yönleri, kırılganlık ve güç arasındaki gerilim gibi temalar oldukça etkileyici bir şekilde işleniyor. Kitap, erkekliğe dair daha yüzeysel ve klişe anlatıların ötesine geçmeye çalışıyor ve bu yönüyle düşündürücü bir derinlik sunuyor. Buna rağmen 8/10 puanla uyumlu şekilde bazı sınırlılıklar da mevcut. Johnson’ın yaklaşımı büyük ölçüde Jungcu çerçeveye sıkıştığı için, modern psikolojinin farklı ekollerinden (bilişsel, gelişimsel, sosyokültürel yaklaşımlar gibi) yeterince beslenmiyor. Ayrıca bazı genellemeler günümüz erkeklik tartışmaları açısından fazla soyut veya dar kalabiliyor. Genel olarak, erkek kimliğini daha içsel ve sembolik bir düzlemde düşünmek isteyenler için güçlü bir okuma sunuyor; ancak akademik çeşitlilik ve güncel bilimsel yaklaşım açısından sınırlı bir perspektif içeriyor.
Psikoloji
Erkek Psikolojisini AnlamakRobert A. Johnson · Okuyan Us Yayınları · 202289 okunma
8/10
·80 syf.··
2026 39. kitabı
Carl Gustav Jung psikolojisi geleneğinden beslenen, kadın psikolojisini arketipler üzerinden anlamaya çalışan bir metin. Robert A. Johnson bu kitapta özellikle mitoloji, semboller ve bilinçdışı kavramları üzerinden “kadınlık” deneyimini açıklamaya yöneliyor. Kitabın en güçlü yönü, psikolojik kavramları akademik bir soğukluktan çıkarıp hikâyeleştirmesi. Johnson, Jungcu yaklaşım doğrultusunda kadın kimliğini sadece toplumsal rollerle değil, daha derin bir sembolik düzlemde ele alıyor. Bu sayede kitap, salt teorik bir metin olmaktan çıkıp düşünmeye zorlayan bir yorum alanı açıyor. Özellikle “içsel imgeler” ve “arketipler” üzerinden yapılan açıklamalar, okura farklı bir bakış açısı kazandırıyor. 8/10’a rağmen kitap bazı açılardan sınırlı kalıyor. Yaklaşımın büyük ölçüde Jungcu çerçeveye bağlı olması, modern psikolojideki farklı kuramsal perspektifleri dışarıda bırakıyor. Ayrıca bazı bölümler günümüz toplumsal cinsiyet tartışmaları açısından fazla genelleyici veya soyut bulunabilir. Bu da kitabı güçlü ama tek yönlü bir yorum haline getiriyor. Genel olarak, psikolojiye özellikle semboller ve arketipler üzerinden ilgi duyan okuyucular için zengin bir düşünme alanı sunuyor. Ancak daha ampirik, güncel ya da çok yönlü bir psikoloji yaklaşımı bekleyenler için sınırlı kalabilir.
Psikoloji
Kadın Psikolojisini AnlamakRobert A. Johnson · Okuyan Us Yayınları · 202296 okunma
Altına Sahip Olma Sanatı
10/10
·152 syf.··
2026 2. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 17:30
Kitabın çok güzel bir derinliği var. Babil'de yaşayan bir kaç zengin başarılı insandan bahsediyor. Altın yani para yönetimi hakkında tavsiyeler veriyor ve bunlar günümüz içinde geçerli. Demek ki paranın kuralları neredeyse hiç değişmemiş. Şehrin tarihine de değinmeden bitmiyor tabii ki kitap... Finansal bilgiyi artırmak için temel bir kitap diye tahmin ediyorum.Çok güzeldi tavsiye ediyorum.
Babil’in En Zengin AdamıGeorge S. Clason · Butik Yayınları · 20185,8bin okunma