İnsan salt hayvani bir süreçle dünyaya getirilir ve kendi akılsız ve aydınlanmamış ebeveynlerinden ya da kendi şahsi çıkarları uğruna bu ebeveynler adına hareket edenlerden -ister sevilsin, ister şımartılsın ya da eziyet edilsin- hayvan muamelesi görür. Gerçek sevgiden, onu doğru düzgün yetiştirme yeteneğinden ve iradesinden yoksun olan bu insanlar, başlıca duygusal ve sinirsel melekeleri ufalanıp yok edilinceye dek onu bir hayvan gibi doyurur ve ona hayvanmış gibi davranırlar. Ardından, en büyük tahrip edici olarak kilise (ve dinler) bu yeni insanın ruhunun mahvedilmesi görevini üstlenir, okullar ise hükümetlerin görevlendirmesi ve emriyle dünyanın tüm devletlerinde bu yeni insana yönelik bir zihin cinayeti işlerler.
Birini popülist yapan şey, yalnızca kendilerinin halkı temsil ettiğini savunması ve onunla aynı fikirde olmayan herkesin ya bir şeyleri yanlış bildiklerini ya da gerçekten dış güçlerin kontrolü altında olduklarını söylemesidir.