7/10
·240 syf.·
2026 63. kitabı
Kitap her ne kadar ağır ilerlese de, düşüncelerinize etki etmesini biliyor. Okurken sıkıldım biraz ama yine olsa yine okurum. İnsanın hayatına yeni bir pencere açmak her zaman (acılı ) güzeldir.
Alıntı
Gösteri ToplumuGuy Debord · Ayrıntı Yayınları · 20211,191 okunma
Günümüzde kitaplar gerçekten de yanıyor mu?
7/10
·202 syf.··
2026 3. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 14:45
Fahrenheit 451 kitabı, yıllardır okumak istediğim ve bana çokça övülen bir eserdi. Eninde sonunda okuduktan sonra fikirlerim biraz karmaşık diyebilirim. Bu kitabı dönemsel olarak değerlendirmemek epeyce yanlış olur açıkçası. Okura sunduğu distopya aslında günümüze kadar güncelliğini koruyor ve hatta yazarın kendisinin bile tahmin edemeyeceği kadar günümüz dünyası ile paralellik taşıyor. Bu paralelliğin gerçekten tek farkı bilginin, haberin ve bilimum her ürünün kısaltılıp küçültülerek mini mini paketler haline getirilmesinin dünyadaki kitapların yakılmasıyla değil, insanların sosyal medya üzerinden bireyeselleştirilmesi ile uyutularak yapılması. Ki bazı açılardan bakınca gerçek dünyadaki durum sanki daha da korkunç. Bradbury, tüm bunları daha televizyonun yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı dönemde yazmış. Kitapta "aile" olarak bahsedilen ve insanların hiç görmediği, bağlantısının olmadığı, yalancı kişiliklere bağlanmasının; günümüzde sosyal medya fenomenleri ve influencerları aracılığıyla yaşanıyor olması da inanılmaz bir öngörü diyebilirim. Kitabın bence eksik noktası bitişinin bende sönük bir iz bırakması. Hatta roman içerisinde yaşanan olaylar genel olarak insanda merak uyandıran bir senaryo çizmiyor. Guy Montag'ın hikayesi, sadece yazarın kafasında kurduğu distopyayı sunmak için bir araç olarak kalmış. Ancak buna rağmen günümüz dünyası ile korkutucu düzeyde benzerliği ile benden 7/10 puanını alacak kadar da iyi bir kitap. Tek üzüntüm bana övüldüğü kadar akıcı ve güzel bir anlatının olmamasıydı açıkçası. Ray Bradbury Fahrenheit 451
Edebiyat
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·304 syf.··
2026 2. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:43
Her yıl bir kere de olsa okunması gereken bir kitap. Bu kitaptan öğrendiğim ve öğreneceğim çok şey var. Hayatta karşılaştığımız kötü olaylarda bize rehberlik edebilecek bir eser,çok sevdim.
VazgeçebilmekGuy Finley · Destek Yayınları · 20204,770 okunma
Puan vermedi·202 syf.··
2026 18. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:49
Roman, kitapların yasaklandığı ve itfaiyecilerin yangın söndürmek yerine kitapları yakmakla görevli olduğu bir gelecekte geçer. Hikâyenin başkahramanı Guy Montag, işini sorgulamayan bir itfaiyecidir. Ancak genç komşusu Clarisse McClellan ile tanıştıktan sonra yaşadığı dünyanın gerçeklerini sorgulamaya başlar. Toplum, düşünmek yerine eğlenceye ve ekranlara bağımlı hale gelmiştir. İnsanlar kitap okumaz, sorgulamaz ve geçmişle bağ kurmaz. Montag, kitapların neden yasaklandığını ve insanların neden düşünmekten uzaklaştırıldığını keşfettikçe büyük bir iç çatışma yaşar. Sonunda bilgiyi, özgürlüğü ve insanlığın kültürel mirasını korumak için mücadele etmeye karar verir.İyi okumalar.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
Puan vermedi
*Metin spoiler içerir. Metin hakkında ne diyebilirim? Bir eleştiri metni olduğunu söylemek mümkün. Neyi eleştiriyor peki? Toplumu eleştiriyor. Bunu muazzam bir şekilde yapıyor. Bazı kurgularda mesajı alırsınız ama eleştiri çok saydamdır, belli olmaz. Bir bardak süt gibi. Süt oldukça barizdir, onu görürsünüz; içini doldurduğu bardaksa daha müphemdir, sınırlarını fark eder, onun şeklini kaba taslak algılarsınız ama içinde taşıdığı süt ya da üstünde durduğu masa gibi değildir. İşte metin tam da bu bardağın saydamlığına benzer bir eleştiri yapıyor, metnin sonlarında bu oldukça açık hâle geliyor, hatta eleştiri sanki sadece o son kısımlarda gerçekleşiyor gibi geliyor başta. Fakat düşününce, dikkat edince bütün metnin aynı şeye parmak bastığını fark ediyorsunuz. Metin ''dönüşüm'' teması üzerine kurulu. Katil, mahpusa, mahpus kurda dönüyor. Rahip sapığa, masum 'cilveli'ye dönüyor. Din karşıtı rahibe, çocuk kurda dönüyor. Bu dönüşüm tekrar tekrar, bazen yıllar içinde, bazen aniden gerçekleşiyor. Metin hem bireylerin hem de kalabalıkların dönüşümüne değiniyor. Bu dönüşüm bir çeşit zıtlık içeriyor: dönüşen sıklıkla mevcut karakterinin, niteliğinin tamamen zıttına doğru bir dönüşüm geçiriyor. Oldukça masum, yumuşak huylu bir çocuk olan Bernard kan içmek için insan öldüren bir kurda dönüşüyor mesela. Annesi saf bir köylü kızından oğlundan hamile kalmaya varan bir seks bağımlısına dönüşüyor. Dini alaya alan Galliez rahip olacak kadar dindarlaşıyor. Halk bir devrime bir aristokrasiye sempati duyuyor... Başkarakter arkaplandaki Paris'in bir temsilcisi. Yazar da herkesin kurtadam olduğunu söylerken buna bir miktar değiniyor zaten. Bernard'ın hikâyesi Paris'te başlıyor. Başlarda şehir nispeten durgun. Aslında ocağın altı açık, tenceredeki su yavaş yavaş ısınıyor ama kaynamasına
Paris’te Bir KurtadamGuy Endore · İthaki Yayınları · 202144 okunma
5/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:30
I never thought that one day I would read and finish this book, but here I am — I read it, I finished it, and just as I expected, it turned out exactly that way. The Love Hypothesis is a book full of clichés but with the “I’m going to break the clichés” kind of attitude. I’m not even sure where to start. I don’t know if I actually liked the book, but I enjoyed reading it. It flowed really well, so I can’t complain about that part. However, Olive constantly talking about how big Adam was started to annoy me. I wanted to tell her, “Yes, we get it, he’s a big guy. You don’t have to remind us every ten seconds!” After that, their dialogues… I don’t know, they felt really ridiculous to me. It was less of a romantic comedy and more of a romantic nonsense kind of story. But it was the type of book that didn’t require much thought, was easy to read, and flowed nicely. I already know that once I finished it, I wouldn’t think about it again. The movie adaptation is coming. I’m not sure if I’ll watch it, but maybe I will just to clear my mind and have something easy to watch. Bir gün bu kitabı okuyup ve bitireceğimi hiç düşünmezdim ama işte buradayım, okudum ve bitirdim ve tahmin ettiğim gibi oldu. Klişelerle dolu ama ben klişeleri yıkmaya karar verdim havası ile love hypothesis kitabı. Nereden başlasam emin değilim. Kitabı beğendim mi, ondan bile emin değilim ama okurken keyif aldım, yani akıp gitti okurken. O kısımda bir sorun yoktu ama olive'in sürekli adam ne kadar büyük demesi sinir bozucuydu. Kendisine gidip evet anladık, o büyük biri. Bunu her on saniyede bize hatırlatmana gerek yok! Sonrasında aralarındaki diyaloglar, bilmiyorum çok saçma geldi. Romantik komediden çok, romantik saçmalıklar üzerine bir kurguydu ama kafayı yormayan, akan ve bittiğinde bir daha
The Love HypothesisAli Hazelwood · Berkley Books · 20214,954 okunma